Yeni eğitim yılı sancılı başladı
16-09-2019
Yeni eğitim yılı Batı Trakya’da sorunlarla başlıyor.

Devletin, azınlık eğitimiyle ilgili taleplere yıllardır olumlu cevap vermemesi, bu alanda yaşanan sorunların yığılmasına neden oldu. Biriken sorunlar, azınlık eğitiminin her geçen yıl biraz daha kan kaybetmesini beraberinde getirdi.

BEŞ OKUL DAHA KAPATILDI

Eğitim Bakanlığı’nın kararıyla kapatılan azınlık okullarına bu yıl beş okulun daha eklenmesi Batı Trakya Türk Azınlığı arasında tepkilere neden oldu. Son 10 yılda kapatılan azınlık okulu sayısı 65’i buldu.

SINIF SAYISI AZALTILDI, ÖĞRETMEN SAYISI DÜŞÜRÜLDÜ

Bu arada, kapatılan azınlık okullarının yanı sıra bu yıl bazı azınlık okullarında sınıf sayısı da azaltıldı. Eğitim Bakanlığı’nın kararıyla toplam 10 adet sınıf kapatıldı.

Okul sayısının ve sınıf sayısının azaltılması, azınlık okullarındaki öğretmen sayısının da azalmasına neden oldu. Henüz kesinlik kazanmamakla birlikte, bu yıl görevlendirilecek sözleşmeli öğretmen sayısının azalacağı bildirildi.

SEMİNER TALEPLERİNE YILLARDIR CEVAP VERİLMİYOR

Öte yandan, azınlık okullarında görev yapan Türk öğretmen derneklerinin seminer taleplerine yıllardır yanıt verilmemesi de eğitim alanında tepki yaratan konulardan bir diğerini oluşturuyor.
Azınlık eğitiminin çözüm bekleyen bir diğer önemli konu başlığı da azınlık okullarında Türkçe öğretmeni olarak görev yapacak eğitimcilerin yetiştirileceği fakülte. 40 yılı aşkın süre faaliyet gösteren Selanik Özel Pedagoji Akademisi’nin kapatılmasından sonra Selanik Aristotelio Üniversitesi’nde açılan “Azınlık Eğitimi Bölümü”nün Türkçe eğitim verecek öğretmen ihtiyacına cevap verecek seviyeye getirilmesini bekleyen azınlığın bu talebine olumlu yanıt verilmemesi ve bu konuda azınlık ile bakanlık arasında tatmin edici bir diyaloğun olmaması da dikkat çekici.

TALEPLERE YANIT YOK

Azınlık eğitiminin özellikle Türkçe ayağıyla ilgili taleplere Eğitim Bakanlığı ve devlet tarafından olumlu cevap verilmemesi, azınlık eğitiminin sorunlar yumağı haline gelmesine neden oldu. Bu durum, velilerin azınlık okullarını tercih etme oranının azalmasını ve azınlık eğitiminin sürekli kan kaybetmesini beraberinde getirdi.

AZINLIK EĞİTİM KURUMU TEMSİLCİLERİ NE DİYOR?

Yeni eğitiminin başlamasıyla azınlık eğitim kurumlarının başkanları mevcut durumu ve son gelişmeleri GÜNDEM’e değerlendirdi. Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği Başkanı Aydın Ahmet, Rodop – Evros İlleri SÖPA Mezunu Öğretmenler Derneği Başkanı Salih Ahmet ve İskeçe İli SÖPA Mezunu Azınlık Okulları Öğretmenler Derneği Başkanı Nurettin Kıyıcı konuyla ilgili olarak gazetemizin sorularını yanıtladı.

AYDIN AHMET:
“AZINLIĞIMIZIN EĞİTİM SORUNLARI GÜN GEÇTİKÇE ARTIYOR”


Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği Başkanı Aydın Ahmet, eğitim alanındaki sorunların gün geçtikte arttığını vurguladı.

Gazetemize konuşan BTTÖB Başkanı Aydın Ahmet şunları ifade etti: “Batı Trakya Türk Azınlığı’nın çocukları, velileri ve öğretmenleri her yeni eğitim ve öğretim yılına senelerdir üzüntülü ve buruk başlıyorlar. Tüm azınlık insanı acaba her yıl daha kaç okulumuz devlet eliyle kapatılacak, kaç okulun daha kapısına zincir vurulacak endişesini taşıyor. Devlet yine 2019-2020 eğitim ve öğretim yılı için Batı Trakya Türk Azınlığı’na ait beş okulu azınlığa hiç danışmadan, azınlık yetkilileri ile hiç istişare etmeden kapatıyor. Eğitim Bakanlığı’nın aldığı karar gereği Rodop ilinden Bulduklu, Melikli, Büyük Doğanca, ve Dündarlı köylerindeki azınlık ilkokulları ve İskeçe ilinden Zeynelli azınlık ilkokulu kapatılacaktır. Bunun yanı sıra 10’un üzerinde derslik azaltılıyor. Böylece Batı Trakya Türk Azınlığı’na ait okul sayısı toplamda 128’den 123’e düştü.”

25 YILDA 108 OKUL KAPATILDI

Aydın Ahmet sözlerine şöyle devam etti: “1994-95 eğitim ve öğretim yılında Batı Trakya Türk Azınlığı’na ait okul sayısı 231’di. Bu durumda 25 yıl içerisinde kaybettiğimiz okul sayısı 108 olmuştur. Azınlık okullarının statüsüne bakmadan, çocuk azlığı bahane gösterilerek okulların kapatılması Lozan Antlaşması’na aykırıdır.

Yıllardır azınlığın tüm kurum ve kuruluşları bu hususta okul kapatmalarına karşı tepkilerini ve endişelerini yüksek sesle haykırdılar ve haykırmaya devam ediyorlar. Ancak devlet yetkilileri azınlığı hiçbir zaman muhatap almadılar ve hiçbir zaman azınlıkla istişare etmediler. Kısacası azınlıkla ilgili kararlar bugüne kadar azınlığa sorulmadan alındı. Bugüne kadar yapılan ne okul kapatmaları, ne de birleştirmeleri eğitime hiçbir olumlu katkı sunmamıştır. Sadece ve sadece okul sayılarını azaltmayı hedefleyen bu uygulamadan ivedilikle dönülmelidir. Azınlık okulları bu ülkenin kültürel bir zenginliğidir. Bu okullar bugüne kadar ülkesine bağlı, yasalara saygılı bireyler yetiştirmiştir. Bu sebeple devletin bu okulların eğitim kalitesini yükseltmek, çağdaş eğitimin gereklerini bu okullarda yerine getirmek için azınlık kurumları ile diyalog kurması elzemdir. Tüm azınlık mensuplarını ve bu feryadı duyan herkesi bir kez daha bir bir yitirilen azınlık okulları ile ilgili hususta düşünmeye ve tepki vermeye davet ediyoruz. Geleceğimiz olan azınlık okullarını tamamıyla yitirdiğimiz zaman ne azınlık eğitiminin sorunları, ne azınlık eğitimi, ne de ortada bir azınlık kalacaktır.”

“VARDİYALI EĞİTİME ÇARE BULUNMALIDIR”

İskeçe Azınlık Ortaokulu ve Lisesi’nde hayata geçirilecek vardiyalı eğitime de değinen BTTÖB Başkanı Aydın Ahmet, “Bütün bu sorunlar yetmezmiş gibi İskeçe Azınlık Lisesi’nin okul binasının yetersizliği yeni bir eğitim sorununu daha ortaya çıkardı. Yıllardır fiziki koşullarının yetersizliğini yüksek sesle seslendirmemize rağmen bu sorun bir türlü çözüme kavuşturulamadı. Bu yıl artan öğrenci sayısı ile birlikte ikili eğitim, yani vardiyalı eğitim gündeme geldi. Çocuklarımızın bir kısmı sabah okula giderken bir kısmı öğleden sonra okula gidecek. Bu sorunun da ivedilikle çözümü gerekiyor.
Azınlığımızın geleceği için umudu koruyarak, okullarımız adına mücadele her azınlık bireyinin görevi olmalı diye düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.


SALİH AHMET: “AZINLIK EĞİTİMİNİN KENDİ STATÜSÜ VAR”

Rodop – Evros İlleri SÖPA Mezunu Öğretmenler Derneği Başkanı Salih Ahmet, azınlık eğitiminin yok olmaması için harekete geçme zamanının çoktan geldiğini söyledi.

Salih Ahmet, azınlık okullarının her yıl düzenli olarak kapatılmaya devam etmesinin, gerek azınlık eğitim camiasını, gerekse azınlığın tümünü derinden yaraladığını ve tepkiye neden olduğunu vurguladı. Azınlık eğitiminin özel bir statüsü olduğunu hatırlayan dernek başkanı, “Bunun dikkate alınması gerekir. Yani azınlık okulları kapatılırken, diğer okullara uygulanan prosedürün uygulanmaması gerekir. Azınlık eğitiminin bir hak olduğu ve kendi özel statüsünün olduğu apaçık ortadadır. ‘Karar verdim, kapatıyorum’ diyerek kapatılmaması gerekir. En azından okul encümeninin rızasıyla yapılması lazım. Fakat ne yazık ki bu hassasiyete dikkat edilmiyor.” dedi.

Okulların kapatılmasında, çocuklarını köyden alarak komşu köylerdeki devlet okullarına veya şehir merkezlerindeki azınlık ve devlet okullarına gönderen velilerin de payının olduğunu ifade eden Salih Ahmet, “Son dönemde bir moda daha başladı. Bazı veliler çocuklarını beşinci veya altında sınıftan alıp devlet okuluna gönderiyor. Bu da okullarımızın kapatma sürecini hızlandırıyor. Tabii azınlık okulların bu şekilde kolay kapatılmaması lazım. Zira azınlık eğitimi ve azınlık okulunun özel statüsü var. Bunu görmezden gelmek yanlıştır. Ve tabii ki hukuka da uygun değildir.” diye konuştu.

“BEŞ OKULUN YANI SIRA 10 SINIF DA KAPATILMIŞ OLDU”

Ahmet şöyle devam etti: “Bu yıl dördü Rodop ilinde olmak üzere, toplamda beş azınlık ilkokulunun kapısına kilit vuruldu. Kilit vuruldu diyorum, çünkü daha önce alınan kararlarda bu okulların geçici olarak faaliyetinin durdurulduğu kaydediliyordu. Bu yıl bu ibare de kaldırıldı ve okullar kapatılmış oldu. Sadece beş okul değil. Aynı zamanda 10 sınıf da kapatılmış oldu. Peki bu nasıl oldu? Okulların kapatılma kararı alınırken, farklı okullarımızın derslik sayısında, yani sınıf sayısında azaltılmaya gidildi. Örneğin 6 dersliği olan bir okul, 4 derslikli yapıldı. 4 derslikli bir sınıf 3 derslikli oldu. Dolayısıyla 10 sınıf kapatılmış oldu. Kapatılan sınıfları, iki derslikli okul olarak düşünecek olsak, beş okulun daha kapatılmış olduğu anlamına gelir. Kapatılan okullar, azaltılan derslikler beraberinde okullarımızda çalışan personelin de azalması anlamına geliyor. Özetleyecek olursak, azınlık eğitimi kan kaybediyor.”

Sözleşmeli öğretmenlerin 10 Eylül itibarıyla tayinlerinin yapılmadığına da dikkat çeken Salih Ahmet, “Okullarımızın açılmasına bir gün kala tayinler hala gelmedi. Bu durumda öğretmenler ilk zil çaldığında okulda olamayacak. Öte yandan hatırlatmak isterim ki; azınlık okullarında görev yapan öğretmenlerin dernekleri olarak yıllardır seminer talebinde bulunuyoruz. 20 yıl önce bu talebimiz vardı, bugün de var. Beklenen seminerleri görmeden emekli olan meslektaşlarımız var. Bu konuda istediğimiz ve beklediğimiz gelişmeler olmazsa, öğretmen dernekleri olarak bizler inisiyatif almak durumundayız. İstediğimiz şekilde seminerlerin olmaması durumunda, inisiyatif alacağız. Aslında sadece Türkçe öğretmenlerinin değil, Yunanca öğretmenlerinin de seminerlerden geçmesi lazım. Eğitim alanında hiçbir şey yapmazsak, harekete geçmezsek azınlık eğitimi korkarım daha da kötüye gidecek.” diye konuştu.

Dernek başkanı Salih Ahmet, İskeçe Azınlık Ortaokul ve Lisesi’ndeki vardiyalı eğitim sistemini doğru bulmadıklarını ifade ederek, yasal olarak da doğru olmayan vardiyalı eğitimine mutlaka çare bulunması gerektiğini vurguladı.

NURETTİN KIYICI:
“AZINLIK EĞİTİMİNE VE OKULUNA SAYGI TALEPLERİMİZE CEVAP BEKLİYORUZ”


İskeçe İli SÖPA Mezunu Azınlık Okulları Öğretmenler Derneği Başkanı Nurettin Kıyıcı da GÜNDEM’in sorularını yanıtladı.
,
Yeni eğitim yılının sorunlarla başladığına dikkat çeken Kıyıcı, “Azınlık eğitimi ve azınlık okuluna da, statüsüne de, eğitim sistemine de, velilerin ve öğretmenlerin de taleplerine ve beklentilerine saygı ve hassasiyet gösterilmesini bekliyoruz. Ancak azınlık okulu bazen özel bir okul, yani azınlık okulu olarak muamele görüyor, bazen de devlet okulu olarak muamele görüyor. Bu yıl ne yazık ki beş okulumuzu da kaybettik. Ne yazık ki kapatılan okulların yanı sıra faal olan okullarda da kapatılan sınıflar var. Toplam 10 adet sınıf kapatıldı. Kapatılan sınıfların dokuzu da İskeçe ilinde. Dolayısıyla personel de azaltıldı. Sözleşmeli olarak kaç öğretmenin görevlendirileceğini şu anda bilmiyoruz. Sözleşmeli öğretmenlerin de henüz okullarımıza gelmemesi düşündürücü.” dedi.

“TEPKİ VERMEK AMACIYLA AÇIKLAMA YAYIMLAMANIN ÖTESİNE GEÇMEK ZORUNDAYIZ”

Dernek başkanı Nurettin Kıyıcı şöyle devam etti: “Azınlık eğitimi çok ciddi bir sorun. Azınlığın geleceğiyle alakalı bir sorun. Daha önce de söyledim. Bu sorun sadece iki öğretmen derneğinin sorunu değil. Sadece bu iki derneğin çözebileceği bir sorun da değil. Topyekûn toplumun sorunu. Halkımız ve toplumumuz bütün kesimleriyle mücadele ederek bir çare bulabilir. Bütün azınlık harekete geçmezse sorunların çözümünü sağlayabilmek kolay değil. Beş okulumuz kapandı. Bizler ne yaptık? Birer açıklamanın ötesine geçemedik. Açıklamanın ötesine geçmemiz lazım. Demokratik hakkımızı kullanmamız lazım. Eylemlere geçmezsek bu böyle gidecek. Bu durumda da 10 yıl sonra İskeçe’de 10 – 15 okul, Gümülcine’de 20 okul falan kalacak. Olay ne yazık ki oraya doğru giriyor. Bakın her sene beşer, altışar okul kapanıyor. Şimdi yeni bir moda da başladı. Okulların yanı sıra, sınıflar da azalıyor ve okullar yavaş yavaş eriyor. Peki bu durum nereye kadar devam edecek? Bir noktada dur demek şart. Daha önce de söyledim. Bu mesele sadece iki SÖPA derneğinin meselesi değil. Tüm toplumun meselesi. Biz demokratik hakkımızı kullanarak, mücadeleye hazırız. Azınlık eğitimi için, en ön safta varız. Zaten geç kaldık. Ancak zararın neresinden dönersek kardır.”

Kaynak: Gündem
Ekleyen: OA
Sayı: 1075
Haber Arama  

© 2015 Site Sahibi Gündem Gazetesidir.
info@gundemgazetesi.com