Öğretmen dernekleri SİRİZA milletvekillerine cevap verdi
04-07-2017
İskeçe ile Rodop – Evros illeri SÖPA Mezunu Öğretmen Dernekleri, SİRİZA milletvekillerine tepki gösterdi.

“Rodop ve İskeçe İlleri Siriza milletvekillerinin, hem zamanlama hem de muhteviyatı bakımından, isabetsiz basın açıklamalarını hayret ve üzüntüyle okumuş bulunmaktayız. Sözkonusu açıklamanın, idari amirlerin aleyhimizde yazdıkları ve Eğitim Bakanına gönderdikleri altı sayfalık metinle derneklerimizi suçlu duruma düşüren açıklamalarının hemen ardından kaleme alınması ve o metinle benzerlik taşıması düşündürücüdür.”

İskeçe ile Rodop – Evros illeri SÖPA Mezunu Öğretmen Dernekleri, SİRİZA milletvekillerine tepki gösterdi. İki dernek başkanının imzasıyla yayınlanan açıklamada geçtiğimiz günlerde İskeçe Muzaffer Salihoğlu Azınlık Ortaokulu ve Lisesi ile öğretmen derneklerini hedef alan İskeçe ve Gümülcine Siriza milletvekillerinin açıklamalarına cevap verdiler.
İskeçe ili SÖPA Mezunu Öğretmenler Derneği Başkanı Nurettin Kıyıcı ve Rodop – Evros illeri SÖPA Mezunu Öğretmen Derneği Başkanı Salih Ahmet imzasıyla yayınlanan yazılı açıklama şöyle:

"Geçtiğimiz günlerde yerel basında yayınlanan ve Muzaffer Salihoğlu Lisesi yönetimiyle İskeçe ve Rodop-Evros İlleri S.Ö.P.A. Mezunu Öğretmen Derneklerini hedef alan Siriza Milletvekillerinin talihsiz basın açıklamalarına cevap:

Rodop ve İskeçe İlleri Siriza milletvekillerinin, hem zamanlama hem de muhteviyatı bakımından, isabetsiz basın açıklamalarını hayret ve üzüntüyle okumuş bulunmaktayız. Sözkonusu açıklamanın, idari amirlerin aleyhimizde yazdıkları ve Eğitim Bakanına gönderdikleri altı sayfalık metinle derneklerimizi suçlu duruma düşüren açıklamalarının hemen ardından kaleme alınması ve o metinle benzerlik taşıması düşündürücüdür.

Azınlığın oylarıyla seçilip iş başına gelen vekillerin, azınlık öğretmenini hedef alan suçlayıcı ve küçük düşürücü bir metni nasıl imzaladıklarını hala anlamış değiliz. Açıklamalarında, öğretmenin asıl görevinin ne olduğunu da hatırlatmayı ihmal etmeyen vekillere birkaç hatırlatmada bulunmak istiyoruz:

Biz dernek yöneticileri olarak hepimiz birer öğretmeniz. Bunu inkar etmiyoruz. Çocuklarımızı en iyi şekilde eğitmekle mükellefiz. Bu bilinçle kimsenin hatırlatmasına gerek duymaksızın görevimizi layıkıyla yapmaya çalışıyoruz. Bunun yanında, biz aynı zamanda sendikal kuruluş ve sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri olarak, yasalar çerçevesinde talep ve tenkit etme hakkına sahibiz. Azınlık eğitimini daha iyi bir yere getirmek için mücadele yolunda bazı isteklerimizin olması, yanlış uygulamaları eleştirmemiz veya reddetmemiz gayet normal sayılmalı ve hoşgörüyle karşılanmalı, istek ve eleştirilerimiz ülkeyi yönetenler tarafından politik olarak algılanmamalıdır.

Kurulduklarından bu yana derneklerimiz ama doğru, ama yanlış birçok talepte bulundular, birçok kararı eleştirdiler, birçok hükümetle ters düştüler. Ama tarihimizde hiçbir zaman hiç bir azınlık milletvekili derneklerimize herhangi bir talepten ötürü bu denli bir saldırıda bulunmadı.Kendi öğretmenine bunu reva görmedi. Talebimiz çok haklı ve çok yerindeydi. Önümüzdeki sezonda, yani 2017-2018 Eğitim Öğretim yılında hiçbir azınlık okulunun kapanmamasını istedik. Neden kapatılmaması gerektiğini de açıkça belirttik. Böyle bir talep karşısında bir azınlık milletvekilinden beklenen, hemen bakanla görüşüp çözüm yolları aramak ve kapanma kararları çıkmadan bunu önlemek olurdu. Fakat maalesef! Tam aksine vekillerimiz bunu yapmak yerine, tepki yolunu seçtiler. İşte bizim de anlamakta güçlük çektiğimiz nokta burasıdır.

Okullarımızın kapanmaması yönündeki talebimizi fırsat bilip hükümete iletmek varken acaba neden bu yol seçildi? Acaba vekillerimiz bu işin neresindeler? Kimden yanalar? Yoksa okullarımızın plansız bir şekilde kapanıp harcanmasına gönülleri dünden razı mı? Değilse bu telaş niye? Bu öfke kime? Yoksa amaç azınlık sivil toplum kuruluşlarını tamamen susturmak mı? Bir şey istemeyen, hiçbir eleştiride bulunmayan, haksızlıklara karşı susan bir topluluk yaratmak mı hedeflenen? Doğrusu merak ediyoruz.

Azınlık tarihinde ilk defa, eşi görülmemiş şekilde, basın yoluyla aba altından cop gösterircesine, kendimizden bildiğimiz vekiller tarafından maruz kaldığımız bu nahoş davranışı kınıyor, haksız suçlamaları reddediyor ve kendilerini bir kez daha azınlık eğitimine sahip çıkmaya; azınlık eğitiminin kalitesini yükseltmekten başka bir düşüncesi olmayan dernek yöneticilerinin sesine kulak vermeye davet ediyoruz."

Kaynak: GÜNDEM
Ekleyen: OA
Sayı: 1018
Haber Arama  

© 2015 Site Sahibi Gündem Gazetesidir.
info@gundemgazetesi.com