DEB azınlığın hakları için topladığı imzaları teslim etti
12-12-2018
Dostluk Eşitlik Barış Partisi (DEB), Batı Trakya Türk azınlığının hakları için imza topladı.
Fotoğraflar

DEB Partisi’nin 2015'te başlattığı kampanya kapsamında toplanan 30 bin 600 imza, Avrupa Birliği (AB) kurumlarına iletilmek üzere Avrupa Parlamentosunda (AP) grubu bulunan ve DEB Partisi’nin de üyesi olduğu Avrupa Hür İttifakı Partisinin (EFA) Başkan Vekili Marta Bainka'ya teslim edildi.

DEB Partisi Genel Başkanı Mustafa Aliçavuş, 11 Aralık salı günü DEB Partisi Genel Merkezi’nde düzenlenen teslim töreninde yaptığı konuşmada, Türk azınlığın hakları için yaklaşık 3 yıl önce başlatılan imza kampanyasında hedefe ulaşıldığını belirterek, kampanyaya katılan Batı Trakyalı soydaşlara teşekkür etti.

Türk azınlığın baskılara rağmen davasına sahip çıktığına ve Lozan Antlaşması'ndan kaynaklanan yasal haklarının iadesi için mücadele ettiğine dikkati çeken Aliçavuş, şunları söyledi: "Azınlık toplumu, Yunan devletinin baskıcı politikalardan korkmasına rağmen 30 bin 600 imza topladı. Toplanan bu imzalar, bugün aramızda bulunan EFA Başkan Vekili Marta tarafından EFA'ya ve daha sonra da Avrupa Parlamentosuna ulaştırılacak. Bu imzaları aynı zamanda Atina'daki hükümete ve muhalefet partilerine de göndereceğiz. Biz sorunların çözümlenmesini istiyoruz. Biz bu topraklarda Lozan Antlaşması'ndan doğan haklarımızla insanca yaşamak ve eşit vatandaşlar olarak bu ülkeye hizmet etmek istiyoruz."

Türk azınlığın sorunlarının Avrupa kurumlarına iletilmesinde EFA'nın büyük destek ve yardımları bulunduğunun altını çizen Aliçavuş, DEB'in, AP'ye, EFA aracılığıyla Yunanistan tarafından uygulanmayan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) Türk azınlık ve azınlığın eğitim problemine ilişkin soru önergelerini gönderdiğini bildirdi.
EFA Başkan Vekili Marta Bainka da DEB'in topladığı imza sayısından etkilendiğini belirterek, "İmza kampanyasının sonucu halkın partiye desteğini gösteriyor. Sonucun başarılı olacağına inanıyorum." dedi.

Bundan sonra ne şekilde hareket edileceğinin ve imzaların hangi kurumlara iletileceğinin EFA yönetimince belirleneceğini kaydeden Bainka, "Buradaki amacımız Lozan Antlaşması ve diğer anlaşmalarda belirlenenlerin yerine getirilmesi yönünde olmalı." diye konuştu.

Bainka, Yunanistan’ın AİHM kararlarına uymamasına ilişkin sorular üzerine ise Avrupa'da bunun başka örneğinin bulunmadığına vurgu yaparak, azınlık sorunlarının uluslararası platformlarda konuşulmasında birlikte hareket etmenin önemine dikkati çekti.

Konuşmasının devamında gazetecilerin sorularını cevaplayan Bainka, “Burada amacımız, Lozan Antlaşması’nın şartlarının yerine getirilmesi olmalıdır. Bunda da başarılı olmayı ümit ediyoruz.” diye konuştu.

DEB PARTİSİ İMZA KAMPANYASI ÇERÇEVESİNDE İMZALANAN METİN ŞÖYLE:

24 Temmuz 1923’te imzalanan Uluslararası Lozan Antlaşması ile Batı Trakya Müslüman-Türk Azınlığı ibadet ve eğitim hakları başta olmak üzere insan hak ve hürriyetleri garanti altına alınarak Yunanistan Devleti’ne emanet edilmiştir. Geçen 92 yıllık süre içerisinde Yunanistan antlaşmaya sadık kalmamıştır. Ekonomik, eğitim, inanç, kimlik, sosyal ve siyasi alanlarda Batı Trakya Müslüman-Türk Azınlığı’na sürekli baskılar uygulamış ve azınlığın mevcut haklarını gasp etmiştir.

Batı Trakya Müslüman-Türk Azınlığı ivedilikle şu konularda Yunanistan Devleti tarafından adım atılmasını talep etmektedir:

Ekonomi: Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik krizin en fazla etkilediği azınlığın üniversite mezunu gençlerinin kamu alanında istihdam edilmesini ve çiftçilerimizin AB fonlarından gerektiği gibi istifade etmelerinin sağlanmasını, çiftçilerimizin kesilen primlerinin tekrardan verilmesini, Yunanistan’ın en geri kalmış bölgesi olan bölgemizde çoğunluk ve azınlık arasındaki gelişmişlik ve kalkınmışlık farkının düzeltilmesini talep ediyorum.

Siyasi temsiliyet: Siyasi temsiliyette, azınlığın seçme ve seçilme hakkının önünde büyük bir engel olarak duran antidemokratik %3’lük ülke barajının bağımsız adaylar için kaldırılmasını talep ediyorum.

Eğitim: Azınlık eğitiminin, Lozan Antlaşması’nın eğitim alanında tanıdığı haklara ve azınlık insanının istekleri doğrultusunda ele alınmasını, ihtiyaç duyulan azınlık ortaokul ve liselerinin hayata geçirilmesini ve çift dilli Türkçe-Yunanca eğitim verecek anaokullarının açılmasını, ilkokullarımızın özerkliğinin göz önünde bulundurulmasını ve çocuk azlığı bahane edilerek okullarımızın kapatılmasının durdurulmasını talep ediyorum.

Müftülük: İnanç hürriyetimizin temelini oluşturan müftülük meselesinin bir an evvel azınlığın isteği doğrultusunda, Lozan Antlaşması’na göre düzenlenmesini ve kamuoyunda “240 İmam Yasası” olarak bilinen 3536/2007 sayılı yasanın, 2013’te getirilen yeni düzenlemeleri ile birlikte iptal edilmesini talep ediyorum.

Vakıflar: Ecdat yadigârı ve azınlığın öz malı olan vakıfların idaresinin, azınlığın seçeceği yöneticilere iade edilmesini talep ediyorum.

Kimlik inkârı: Kimliğimizin inkârına bağlı olarak bu çağa yakışmayacak şekilde kapatılan tarihi, sosyal ve kültürel derneklerimizin açılmasını, isimlerinin iadesini ve yeni açılacak derneklerde kimliğimi özgürce ifade etme hürriyetimi, kamu alanlarında kendi ana dilimle kendimi ifade etme özgürlüğümü, 3370/1955 sayı ve tarihli Yunan Vatandaşlık Kanunun ırkçı 19. Maddesi uyarınca vatandaşlığını haksızca kaybeden 60.000 (altmış bin) Batı Trakya Müslüman –Türk Azınlığı mensubunun yasa iptal edildiğine göre, tekrardan vatandaşlığa kabulünü talep ediyorum.

Kamu Alanında Türkçe: Azınlığın yaşadığı bölgede Yunancaya hakim olmayan azınlık mensuplarının kendi ana dilinde kendilerini ifade etme özgürlüğünün tanınmasını talep ediyorum.

İstimlâk Edilen Yaka Tarlaları: Üniversite yapımı gerekçe gösterilerek, ihtiyaçtan çok fazlası istimlâk edilen yaka tarlalarının kullanılmayan bölümünün tekrardan halka iadesini, istimlâk edilen ve üzerine üniversite kurulan bölümün ise, değer karşılığının halkımıza ödenmesini talep ediyorum.

Tazminat: 29 Ocak 1990 yılında saldırıya uğrayan Gümülcine esnafına, kırılan dükkân camları, talan edilen ve zarara uğrayan malları için devlet tarafından tazminat ödenmesini talep ediyorum.

Yukarıda sıraladığımız azınlık sorunlarının çözülmesi durumunda Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı huzurlu bir toplum olarak, bundan önce olduğu gibi, tüm bilgi, birikim ve üretkenliğini ülkesinin refahı için harcayacaktır.

Bir azınlık mensubu olarak, yukarıda yazılı haklarımı istediğimi beyan eder ve aşağıda yazılı açık kimliğim ve imzamla bu isteğimi tasdik ederim.

Kaynak: Gündem
Ekleyen: HH
Sayı: 1058
Haber Arama  

© 2015 Site Sahibi Gündem Gazetesidir.
info@gundemgazetesi.com