09-04-2019
Geçen yıllara yazık...
Doğu Bloku’nun çöküşüyle başladı herşey. Bir domino etkisiyle başlayan çözülme, Tito Yugoslavyası’nı da etkisi altına aldı ve bir zamanların Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti bölünerek küçük yeni devletler ortaya çıktı.

Bu devletlerden biri de “Makedonya Cumhuriyeti”ydi. Ancak isminde yer alan “Makedonya” kelimesi, Yunanistan’la uzun yıllar sürecek tartışmanın da başlangıcı oldu. Yunanistan’ın itirazları nedeniyle Birleşmiş Milletler 1993 yılında adı geçen devleti “Eski Yugoslavya Makedonya Cumhuriyeti” adıyla, yani kısaca FYROM olarak tanıdı.

O döneme tanık olanlarınız, başta Selanik olmak üzere ülkenin dört bir yanında gerçekleşen dev mitingleri, “Makedonya Yunandır” sloganlarını, resmi ağızlardan yapılan hararetli açıklamaları hatırlayacaktır.

İki ülke arasındaki isim sorunundan kaynaklanan bu gerginlik tam tamına 28 yıl sürdü. Hem de doludizgin.

Ve olmaz denilen, gerçekleşeceği hayal bile edilmeyen anlaşma sonunda imzalandı. Gerek Batılı ülkelerin sorunun çözümüne yönelik baskısı, gerekse iki ülkede çözümü getirebilecek liderlerin bulunması, tarihi Prespes Anlaşması’yla sonuçlandı.

Bu atılan ilk somut adımdı. Makedonya’nın adının “Kuzey Makedonya Cumhuriyeti” olarak değiştirilmesini öngören anlaşma, iki ülke başbakanlarının da katıldığı törenle, iki ülke sınırındaki Prespes Gölleri kıyısında geçen yıl Haziran ayında imzalandı. Tabii ki tepkiler eşliğinde.
Her iki taraftan da yükselen seslere rağmen, gelişmeler çorap söküğü gibi geldi.

Makedonya Meclisi isim sorununun çözümüne yönelik anlaşmayı onayladı. Hükümet ile muhalefet partileri arasında uzun süre uzlaşma sağlanamayan görüşmelerin ardından Makedonya Meclisi nihayet 30 Eylül’de istişare referandumu düzenlenmesine karar verdi.

Referandum öncesinde Batılı ülke ve kurumlardan üst düzey isimlerin Makedonya’yı ziyaret etmesi dikkat çekiciydi. Ziyaretlerdeki açık mesaj, “referandumda anlaşmayı destekleyici bir sonuç çıkmasının Makedonya’ya NATO ve AB üyeliği kapısını açacağı” yönündeydi.

Katılım, referandumun başarılı sayılabilmesi için yetersiz olsa da referandumda “evet” oyları açık ara önde çıktı.

Makedonya’da bunlar yaşanırken, Atina cephesinde de SİRİZA – ANEL evliliği boşanmayla sonuçlandı. Ayrılığın ardından Çipras gücünü tazelemek için meclisten güvenoyu istedi ve mecliste kendi partisi dışında bazı milletvekillerinin de desteğini alarak görevde kalmayı başardı.
Akabinde, Prespes Anlaşması Yunan Meclisi’nden de geçti. İki ülke arasında varılan “isim sorunu”nun çözümüne yönelik anlaşma, 300 sandalyeli Yunan Meclisi’nde 153 milletvekilinin “evet” oyuyla kabul edildi.

Ancak bu arada Atina’da ve ülke genelinde sesler yükselmeye devam etti. Fakat meydanlardaki, “Makedonya Yunan’dır, Makedonya’dan elinizi çekin” sloganları, sonucu değiştirmeye yetmedi.
Oylama sonrası Başbakan Çipras’ın mesajı gayet netti: “Bugün doğan Kuzey Makedonya, dost bir ülke olacaktır.”

28 yıllık anlaşmazlığın ardından başlayan yeni dönemi, Çipras geçtiğimiz günlerde Kuzey Makedonya’ya yaptığı ilk resmi ziyaretle taçlandırdı. Beraberinde 10 bakan ve çoğu tanınmış 140 iş insanı ile birlikte Üsküp’ü ziyaret eden Çipras, enerji, tarım ve çimento sektöründe 500 milyon euroyu aşkın yatırım yapacaklarını açıkladı.

Üstelik bu tarihi ziyaret sırasında, bir zamanların kanlı bıçaklı bu iki ülkesi savunma işbirliği alanında da anlaşma imzaladı. Kuzey Makedonya’nın hava sahasının denetimini bundan böyle Yunanistan üstlenecek.

Evet, yanlış duymadınız!

Aşırılıkların, düşmanlıkların, kin ve nefretin kimseye bir faydası yok. Bunca yıllık gerginliğe değdi mi diye düşünmeden edemiyor insan.

Son söz mü? Geçen yıllara yazık…
Haber Arama  

© 2015 Site Sahibi Gündem Gazetesidir.
info@gundemgazetesi.com