Hülya Emin
Haftanın Yorumu
15-05-2017
Berat Kandili
Bizler için ayrı bir anlam ve önem ifade eden üç ayların yarısına geldiğimiz şu günlerde, Ramazan’ın mübarek iklimine adım adım yaklaşmaktayız. 10 Mayıs Çarşamba’yı Perşembe’ye bağlayan gece, Ramazan ayının habercisi mübarek Berat Kandili’dir.

Kur’an-ı Kerim’de kendisini, Rahman ve Rahim sıfatlarıyla tanıtan Yüce Rabbimiz’in affı ve bağışı çok boldur. Kullarından O’na yönelip af ve mağfiret dileyenlerin dualarını kabul eder. Öyle ise, bu gibi mübarek geceleri fırsat bilip tevbe ve istiğfar etmeliyiz.

Berat ve Kadir geceleri gibi mübarek gün ve geceler, müslümanların Allah’a yöneldikleri, çeşitli ibadetlerle meşgul oldukları, hayır ve hasenat yaptıkları; dua, tevbe ve istiğfar ile günahlarının bağışlanmasını Yüce Allah’tan istedikleri bereketli ve feyizli zamanlardır.

Hz. Aişe validemizin rivayetine göre, Peygamber Efendimiz, Berat gecesini ibadetle geçirmiş ve kıldığı namazın secdesinde şöyle dua etmiştir: “Allah’ım! Azabından affına, gazabından rızana sığınıyorum. Ya Rabbi! Senden yine Sana sığınıyorum. Sen yücelerden yücesin, Seni layık olduğun şekilde medh-ü sena edemiyorum. Sana layık bir şükürle şükredemiyorum. Sen ancak kendini övdüğün gibisin”. (İbni Mace, C. 1, s. 444)

Hepimiz biliyoruz ki, fertler arasında insani değerlerin önemsenmemesi, yıpratılması veya yok edilmesi toplumsal çürümenin habercisidir. İslam, insanın beden sağlığına önem verdiği kadar ruh sağlığına da önem vermektedir.

Dinimiz, insanda mevcut olan pozitif değerleri öne çıkararak onu geliştirmek, negatif değerlerin etkisini azaltarak özün bozulmasını önlemek; insanın kendisi, çevresi ve yaratıcısı ile ilişkilerini düzenlemek için gönderilmiş bir dindir.

Berat gecesini idrak eden herkes, Yüce Allah’ın Kur’an-ı Kerim’deki; “De ki, ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O çok bağışlayan, çok esirgeyendir.” (Zümer-53) müjdesinin farkına vararak kendi özüne dönmeli, ümitlerini canlandırmalı, bağışlama ve bağışlanma duygularını güçlendirmelidir.

Hz. Peygamber, bireysel hayatımıza; “Kendi nefsin için istediğini başkası içinde iste; kendi nefsin için istemediğini başkası için de isteme! ”, “Kim dünyada bir mümin kardeşinin ihtiyacını giderirse Allah da onun ihtiyacını giderir” ve “Kim bir müslüman kardeşinin ayıbını örterse Allah da onun ayıbını örter” ilkelerini getirerek, sağlıklı bir toplumu oluşumunda olgun kişiliklerin önemli olduğuna dikkatlerimizi çekmektedir.

Yüce Allah’ın ilahi emirleri ve sevgili peygamberimizin tavsiyeleri ışığında; ruhumuzun gelişmesi ve olgunlaşması için düşünce ve davranış biçimlerimizi gözden geçirmeli, yeni düşünce ve fikirlere açık olmalı, birbirimizi anlamalı; ilişkilerimizde doğruluk, adalet ve samimiyeti esas alarak zaman zaman ortaya çıkan anlaşmazlıkları çatışmaya ve inatlaşmaya dönüştürmeden çözmeli, bilerek ya da bilmeyerek yapılan bireysel hataları hoş karşılamalı ve affetmeliyiz.

Bu mübarek gün ve geceler vesilesiyle, içimizdeki manevi duyguların sesine kulak vererek günahlarımıza tevbe etmeyi, kendimiz, ailemiz, memleketimiz, bütün müslümanlar ve insanlık için Allah’a dua ve niyazda bulunmayı ihmal etmeyelim. Ramazan’ın habercisi olan bu günler, çağın getirdiği sıkıntılarla bunalan ruhlara, manevi hayatın ihmaliyle daralan kalplere ümitsiz, karamsar ve zamanları gafletle geçen kimselere bir diriliş ve ümit olması dileğiyle bütün kardeşlerimin Berat Kandili’ni tebrik ediyor, insanlığın barış, huzur ve saadetine, tüm müminlerin de affına vesile olmasını Cenâb-ı Allah’tan niyaz ediyorum. Rabbim bizleri on bir ayın sultanı Ramazanla ebedi nimetlerine nail olan bahtiyar kullarından eylesin.
Haber Arama  

© 2015 Site Sahibi Gündem Gazetesidir.
info@gundemgazetesi.com