Cevat Abdurrahman
Veteriner Bakışı
Yazarın Diğer Yazıları

29-04-2015
Hayvanlarda bitki zehirlenmeleri

14-04-2015
Mucize bir içecek: KEFİR

07-04-2015
YOĞURT ve FAYDALARI

31-03-2015
KÖY YUMURTASI VE YARARLARI

15-05-2017
Kedilerin tarihi
Kedilerin tarihine baktığımızda 20 milyon yıllık bir geçmişe sahip olduklarını görmekteyiz. İlk kedilerin oligocene döneminde Afrika’da ortaya çıktığı varsayılmakta. Evcil kedilerin ne zaman ve nasıl ortaya çıktığı tam olarak bilinmemekle birlikte en eski kayıtlar 5 bin yıl öncesinde Mısır’a dayandığını gösteriyor. Buradan yola çıkarak köpeğin evcilleştirilmesinin tarihi 20 bin yıl öncesine dayanıyor olsa da kedilerin çok daha sonra evcilleştirilebildiğini söyleyebiliriz.

Kedinin insanoğlu ile ilk etkileşimi 5 bin yıl öncesinde Nil vadisinde başlar. O dönemde tarımla uğraşan çiftçilerin ürünlerini sakladıkları depolardaki fare ve haşere istilasında kedilerin fareleri yakalamalarını fark etmesiyle Mısır’da kediler değer kazanmaya başlar. Kısa zaman içinde de Firavun’un insanlara yararı nedeniyle kedilerin öldürülmesini yasaklaması ve onları üstün yaratıklar olarak ilan etmesi bu dönemde olur.

Mısırlılar’ın Yunanlılar gibi doğa güçleriyle özdeşleşen tanrı ve tanrıçalar sisteminden geldiklerini bilmekteyiz. Tanrıları arkalarına alan kralların, kral olmanın dışında önce yarı-tanrı, daha sonra da tanrı kral -firavun- olma özelliği bulunmaktaydı.

Kedilerin tarihe ya da mitolojiye konu olmalarıysa az önce bahsetmiş olduğumuz sadece fare ya da haşere yakalamalarından dolayı değildir. Firavunun tüm kedilerin sahibi olması ve kendisinin yarı Tanrı oluşu kedilere de aynı özelliği kazandırmıştır.

Bütün kediler firavunun olduğu için kediyi incitmek ya da öldürmek o dönemde çok büyük suç sayılır, zarar verenlere idam cezası verilirdi.

Bir evde yangın çıksa önce kedi kurtarılırdı; çünkü inanışa göre insanlar sadece insandı, ama kediler firavunlar gibi yarı-tanrıydılar.

Öykü ve efsanelere konu olan kediler Nil Vadisi’nde neşe ve müziğin, güzel şarkıların, kıvrak dansların temsilcisi “Kedi Kafalı Tanrıça Bastet” ile özdeşleştirilir. İnanışa göre kedi miyavladıkça evin içi tanrıçanın insanlara hediyesi sayılan neşe ile dolarmış.

Mısır mitolojisinde Bastet, tanrıların tanrısı Ra ve İsis’in kızıdır. Efsaneye göre Bastet bir gün babasına kızar ve Nubia Çölü’nde inzivaya çekilir. Burada bir aslana dönüşür. Bir süre sonra Ra kızını affeder ve geri dönmesini ister. Bu haberin üzerine aslan görünümlü Bastet, Assuan yakınlarında Nil’in sularında yıkanır ve yeniden kediye dönüşür. Kayıkla Bubastis’e giderek burada yaşamaya devam eder. Babasına kırgınlığı süren Bastet neşe dağıtan, uysal, sevimli yaratık kedinin simgelendiği bir Tanrıça olur. Bastet'in tanrısal özellikleri bununla bitmemiş. Başta cinsellik ve doğurganlık tanrıçasıyken, daha sonra ölüleri koruma, yağmur yağdırma, hastalara ve çocuklara şifa verme, müzik ve dans, ay, analık ve aşk tanrıçası haline de gelmiş.

Kedinin tanrıçalaşmasının nedeni avlanma yeteneğine duyulan saygı, güzelliğine duyulan sevgi ve gizemli kişiliğine duyulan korku ile karışık bir hayranlıktır.

Arkeolojik kazılarda birçok kedi mumyasına rastlanması, kediyi kutsallaştıran Mısırlılar’ın, öteki dünyada da beraber olabilmek amacıyla kedilerini de mumyaladıkları sonucuna varılmıştır. Ayrıca yine yapılan kazılarda, kedilerin hayranlık uyandıracak güzellikteki heykelleri bulunmuştur. Bu heykellerin dışında Vatikan'ın eski Yunan ve Roma salonlarında bronz ve mermer, Napoli müzesinde de mozaik kedi heykelleri sergilenmektedir.
Haber Arama  

© 2015 Site Sahibi Gündem Gazetesidir.
info@gundemgazetesi.com