15-06-2015
Eğitim: S.O.S
Bir eğitim – öğretim yılının daha sonuna geldik. Sorunlarıyla, eksiklik ve yetersizlikleriyle azınlık okullarında bir yıl daha geride kaldı.

Azınlık eğitimi denince akla gelen çözümsüzlükler, son yapılan seçimlerle ilk kez iktidara gelen solla da varlığını korumaya devam etti. Ve görünen o ki devam da edecek.

Eğitim, bir toplumun şekillenmesi, gelişmesi, ilerlemesi için en önemli zenginliktir. Ekonomik refahtan çok, eğitim düzeyinde sağlanan kazanımlar bir toplumun seviyesini belirler, onu yüceltir. İyi eğitilmiş toplumlar başta kendileri olmaz üzere, çevrelerine ışık ve umut kaynağı olur. Eğitim, çağdaş olabilmenin en önemli unsurudur. Cahillik ise “karanlıktan” başka bir şey değildir.

Batı Trakya Türk çocukları ne yazık ki yıllardan bu yana karanlığın içinde bırakılıyor. Azınlık üzerine kurulan siyasi politikaların önemli bir kısmı eğitimi, yani çocuklarımızı, onların geleceğini hedef alıyor. Amaç, susan, konuşmayan, özgüveni olmayan bireyler yetiştirmek ve bunları kontrol altında tutabilmek. Ancak bu düşünce yapısının çağdaş dünyada artık yeri yok. Kontrolcü, baskıcı politikalar sadece hedef aldıkları kesimleri değil, toplumun bütününü zehirliyor, herkese olumsuz bir şekilde yansıyor.

Fakat ülkemiz yöneticileri, çağdışı kalan bu zihniyeti terk etmemekte ne yazık ki ısrar ediyorlar. Azınlık eğitimi politikaları azınlığın iradesi dışında gelişiyor. Eğitim alanında yaşanan bu karanlık tabloya da doğal olarak azınlık her fırsatta itiraz ediyor.

Yükselen bu sesleri duymayan, bildiğini okuyan düzene karşı, SİRİZA hükümeti ve onun savunuları azınlık insanı için bir umut olmuştu.

Ancak bu umut kapısından da umutsuzluk çıktı. En azından farklı bir şekilde düşünmemizi gerektiren bir umut ışığı doğmadı.

Eğitim Bakanlığı’nın demirbaş bürokratlarına dokunamayan, azınlık eğitiminde ANEL rüzgarlarının esmesine izin veren, muhalefet olduğu dönemde karşı olduğu yasaları hayata geçirmeye çalışan bir sistemle karşı karşıya kalınca umutlu konuşmak pek de mümkün olmuyor.

Aralık ayında tüm itirazlara rağmen meclisten geçen, SİRİZA’nın red oyu kullandığı yasa değişikliğinin uygulamaya konması için atılan adımlara İskeçe İli SÖPA Mezunu Azınlık Okulları Öğretmenler Derneği’nden yükselen itiraz seslerini, tüm azınlık kuruluşlarının ve tabii ki azınlığı temsil eden iktidar partisi azınlık milletvekillerinin duyması gerekiyor.

Özellikle milletvekillerimizin sessizliklerini bozmaları, bu konuda kendilerine temsil yetkisi veren toplumlarına tatmin edici cevaplar vermeleri gerekiyor.

Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik zorluklar malum… SİRİZA hükümeti, tüm ülkenin geleceğini etkileyecek pazarlıkların peşinde. Kreditörlerle uzun zamandan bu yana devam eden müzakere ve pazarlıkların yorucu ve yıpratıcı olduğunun farkındayız. Ancak, ülkenin gündemini işgal eden ekonomik sorunlardan bağımsız olarak, biz azınlığı ilgilendiren konuların, ekonomik krizden etkilenmeden yürürlüğe girdiğini, işlediğini de görmekteyiz.

Milletvekillerimiz, ülkenin içinde bulunduğu duruma saygılı olarak, azınlık konuları için uygun konjonktürü bekliyor düşüncesindeyim. Partilerinin bu zor durumuna karşı anlayışlı bir şekilde hareket ediyor ve azınlık sorunları için uygun zamanı kolluyorlar fikrindeyim. Ancak temsil ettikleri toplumu ilgilendiren konular ekonomik krizin önüne geçebiliyorsa, onların da hızla atağa geçmeleri gerektiği kanısındayım.

Eğitimde kaydebilen her saniye, telafisi olmayan eksikliklere neden oluyor. Geleceğimizi doğrudan etkileyen bu konuda gerek milletvekillerimizin, gerekse azınlık kurumlarının daha etkin metodlarla çözüm arayışına girmelerinin ve bu işin peşini bırakmamalarının elzem olduğu düşüncesindeyim. Nacizane fikrim bu.
Haber Arama  

© 2015 Site Sahibi Gündem Gazetesidir.
info@gundemgazetesi.com