26-10-2015
Üvey evlat muamelesi…
Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği Yönetim Kurulu toplumsal bir dayanışma adına düzenleyeceği kermes için İskeçe Belediyesi’nden İskeçe meydanının Valilik binası yönündeki kısmını bir günlüğüne derneğe tahsis edilmesini, bir dilekçe ile talep ediyor. Bu talebi İskeçe Belediyesi’nin Yaşam Kalitesi Komisyonu sağlam bir gerekçe yerine sudan sebeplerle ve bahanelerle red ediyor. Toplantıda kermes ve amacı konuşulacağına, daha ziyade Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği’nin tüzüğü ve yetki sınırları tartışılıyor. İskeçe meydanının kullanılmasında, en az bu talebi reddedenler kadar hakkı bulunan azınlık halkının dışlanması ve yok sayılmasını anlamakta büyük güçlük çekiyoruz.
İster istemez insanın aklına şöyle bir soru geliyor. Acaba aynı yeri çoğunluktan bir dernek talep etmiş olsaydı, komisyonun tavrı acaba ne olurdu?

Bu dışlanma ve üvey evlat muamelesi ne zaman son bulacak? Bu davranışa çoğunluk aydınları sessiz mi kalacak? Bu mesele azınlığın olduğu kadar çoğunluğun da meselesidir. Vicdanlarında bu davranışın muhakemesini yapıp, seslerini aydın olmanın sorumluluğu ile hiç mi yükseltmeyecekler?
Bu insanlara yapılan bu haksız davranışlar son bulsun diye bir adım atmayacaklar mı? Sosyal dayanışmaya katkı sunan böylesi masum ve faydalı bir etkinliği Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği arzu ettiği meydanda düzenlemiş olsa idi, belediye ve belediyenin karar alıcıları ne gibi bir zarar görürlerdi acaba? Çoğunluk, azınlık mensupları bu meydanda nasıl böyle bir kermes düzenler diye isyan mı ederdi? Bilemiyoruz, çok kültürlülüğün bir zenginlik olarak algılanmadığı ve içselleştirilmediği yerlerde, hoşgörü kültürü filizlenip maalesef gelişemiyor.

Basından öğrendiğim kadarıyla Bölge Genel Sekreterliği tarafından AB’nin ESPA programları çerçevesinde 21 adet cankurtaran aracı teslim alınmış ve ihtiyaç duyulan bölgelere gönderilmiş. Cankurtaran aracının verileceği ilçeler arasında Şapçı’nın da adının geçmesine rağmen, Şapçı sağlık ocağına bir tane dahi cankurtaran aracının tahsis edilmemesini çok manidar buldum. Şapçı bölgesinde ikamet eden bir vatandaş olarak, bu bölgedeki insanların da bu ülkeye karşı vatandaşlık görevlerini yerine getirdiklerine göre, bu insanların ihtiyaç duyduğu cankurtaran aracından mahrum bırakılmalarının altında yatan nedeni merak etmekte ve bir açıklama beklemekteyim. Şapçı sağlık ocağına ve Şapçı bölgesi halkına yapılan bu üvey evlat muamelesini kim izah edecek?

Yine basından öğrendiğim kadarıyla Rodop-Meriç İlleri SÖPA Mezunu Öğretmenler Derneği, Eğitim Bakanı Nikos Filis, Bakan Vekili Athanasia Anagnostopulu, Bakanlık Genel Sekreteri Dimitris Hasapis, Eğitim Bakanlığı Din İşleri Genel Sekreteri Yorgos Kalacis, Doğu Makedonya - Trakya Eyalet Eğitim Müdürü Panayotis Keramaris, Rodop Milletvekilleri İlhan Ahmet, Mustafa Mustafa ve Ayhan Karayusuf’a bir yazı gönderiyor ve özetle şunu söylüyor:

Öğretmensiz olan okullarımıza ne zaman öğretmen atayacaksınız?
Okullarımıza bir türlü gönderemediğiniz Türkçe ders kitaplarının akıbeti ne oldu? Bu kitapların dağıtılmasını kim engelliyor ve meslektaşlarımızı fotokopilerle çalışmaya kim mahkûm ediyor? Bilindiği üzere İskeçe, Rodop ve Meriç illerinde 85 öğretmen kadrosu boş durumda. Bu vaziyet azınlık eğitiminin vahametini bütün çıplaklığı ile ortaya koyuyor. Burası Uganda mı? Bir AB ülkesinde azınlık çocuklarının Türkçe öğretmenlerinden ve Türkçe kitaplarından mahrum bırakılmasını kim, hangi sözcüklerle anlatabilir? Bu üvey evlat muamelesi ne zaman son bulacak?
Olmaz beyler artık insanın aklı ve sabrı ile bu kadar da oynanmaz. Devir iletişim devri. Azınlık yapılan bu haksızlıkları saniyede öğreniyor.

Bunca haksızlardan sonra isyan eden azınlığı bir nebze olsun anlamak için çoğunluktan aydınlar çıkmayacak mı? Durun kardeşim bu yaptığımız uygulamalarda haksızız diyerek özeleştiri yapma cesaretini gösterecek tek bir aydın dahi sesini yükseltmeyecek mi? Bunca feryat figanı duyamayacak kadar sağırlaştı mı bu ülkenin entelektüel vicdanı? Bu masum insanlar hangi gün bu ülkenin asayişini ve işleyişini bozmuşlar? Çıkarılan bu feryadın altında durmadan başkalarını mı arayacaksınız? Hiç aklınızdan bu insanları muhatap almak, gelin bakalım güzel kardeşim siz ne istiyorsunuz diye sormak geçmeyecek mi? Nasıl bir kara vicdan bu?

Kalın sağlıcakla…
Haber Arama  

© 2015 Site Sahibi Gündem Gazetesidir.
info@gundemgazetesi.com