07-12-2015
Ellere var da bize yok mu?
Ankara’daki temasları kapsamında HDP’yi de ziyaret eden Başbakan Aleksis Çipras, HDP’yi yakından takip ettiklerini ve HDP’nin verdiği mücadeleyi büyük bir hayranlıkla izlediklerini söylemiş. Söylemesine söylemiş de, neden Bay Çipras hiçbir illegal örgütle iş tutmamış DEB Partisi’nin ve Batı Trakya Türk azınlığının verdiği haklı ve demokratik mücadeleyi hiç görmemiş, hiç duymamış, bu sebeple hayranlık duyacak bir mücadele için çok uzaklara bakmış.

O kadar uzağa bakmaya gerek yoktu. Yanı başında oturan azınlık milletvekillerine sorsaydı, eminim onlar haklı bir azınlık mücadelesinin demokratik yollarla Batı Trakya’da nasıl verildiğini kendisine anlatırlardı. Mesela azınlığın kimliğinin nasıl inkâr edildiğini, bu sebeple azınlığın demokratik ve hukuk yolu ile bu hakkını nasıl AİHM’de geri aldığını, buna rağmen devletin hukuku tanımadığını ve azınlığın bu hakkını teslim etmediğini, ben eminim kesin anlatırlardı. Hatta bir adım daha ileriye giderek, Batı Trakya Türk azınlığından partilerinin yüksek bir oy aldığını, demokrat, eşitlikçi, hümanist birazcık da içi gıdıklayan ama ayağı yere basmayan ekonomik vaatlere bakarak, kendilerine oy veren azınlığı nasıl hükümetin küçük ortağı ANEL’e teslim ettiklerini, bu sebeple azınlığın çok kırıldığını, bu hususta hala bir açıklama beklediğini anlatırlardı diye düşünüyorum.
Hep merak etmişimdir, bir sabah kahvesini yudumlarken Bay Çipras, solculuğa ve insan hakları kavramlarına olan saygısını var sayarak, hümanist bir yaklaşımla vicdan muhakemesi yaparak, biz bu azınlığa göz göre göre haksızlık yapıyoruz kardeşim, dememiş midir? Dememesi için önüne konan dosyalarda azınlığın hayatından çok mutlu olduğu yazılı olmalı. Peki insan işin aslını merak ederek, hiç mi kuralların dışına çıkamaz. Ya kardeşim bana böyle anlatılıyor ama bu insanların da sesi duyuluyor, ben bir de bu işe kendi gözlerimle baksam, kendi kulaklarımla işitsem demez mi insan? Bu sorgulama ilme de, pozitivist yaklaşıma da uygundur hani. Belki de daha büyük hayranlık duyacağı bir mücadele ile karşılaşıverir insan.

Eline taş almamış, hiçbir cam kırmamış, cana kıymayı aklından bile geçirmemiş, tüm ıstırabını sinesinde yaşayıp, gönlüne gömmüş, haklı olduğunu bildiği davasında demokrasiyi, siyaseti, hukuku ve yasaları kullanmış, sabır ve sebat içinde mücadele eden insanları tanımak eminim kendisini de mutlu edecektir.

Mesela Gümülcine’ye geldiğinde DEB Partisi’ni ziyaret edebilir. Birinci ağızdan hem Batı Trakya Türk azınlığının nasıl haksızlıklar altında inim inim inlediğini dinlemiş olur, hem de Batı Trakya Türk insanının samimi, içten misafirperverliğini tanımış olur. DEB Partisi yetkilileri kendisine neden ve hangi hakları için mücadele ettiklerini bir bir anlatırlar. Mesela derler ki bizi emanet alırken vaat ettiğiniz eğitim ve inanç hürriyetlerimize neden müdahale ediyorsunuz? Kimliğimizi neden tanımamak için bu kadar direniyorsunuz? 92 yıldır bilfiil vatandaşı bulunduğumuz bu ülkede neden bizler zabit ve polis olamıyoruz? Hatta neden uçak ve tren kullanmamıza izin verilmiyor? Hatta neden benim insanım bir bankayı, bir hastaneyi yönetemiyor? Hepsinden öte neden benim insanım otoban gişelerinde dahi istihdam edilmiyor? Yunan milli takımlarında neden bir sporcumuz yok? Azınlık hakları bağlamında neden iki dilli Yunanca-Türkçe eğitim verecek anaokulları açmamıza mani oluyorsunuz? Neden benim çocuklarıma İskeçe’de ve Gümülcine’de sadece bir ortaokul ile bir lise reva görülüyor? Azınlık okullarında dilediğim gibi eğitim almış öğretmenlerimin çalışması neden engelleniyor? Azınlık okullarının eğitim kalitesinin yükselmesi neden istenmiyor? Özgürce neden müftülerimi seçemiyorum? Vakıf mallarının idaresini azınlığa ne zaman iade edeceksiniz? Temsil hakkımızı baltalayan ve Dünya’nın hiçbir ülkesinde benzeri bulunmayan bu bağımsız adaylara uygulanan %3’lük antidemokratik ülke barajını ne zaman kaldıracaksınız? Bunu hakikaten bugün sahip olduğunuz siyasi değerlerinizle nasıl bağdaştırıyorsunuz?

Bunları daha çok uzatmak mümkündür. Lakin ben Başbakan Çipras’ın bölgemize gelince bunları dinleyeceğine olan inancımı koruyorum. Hatta dinledikten sonra verilen mücadeleye daha büyük bir hayranlık duyacağına da inanıyorum. Yoksa ele başka eve başka politika olmaz! Olursa biz de “ele vor da, bize yoh mi?” d er, dalgamıza bakarız. Kalın sağlıcakla…
Haber Arama  

© 2015 Site Sahibi Gündem Gazetesidir.
info@gundemgazetesi.com