20-05-2016
Sokak hayvanlarına karşı sorumluluklarımız…
Bu haftaki konumuzu sokak hayvanlarına ve üzerimize yüklediği sorumluluklara ayırdım.

Değerli okurlar,

Sevmek ve sevilmek dünyanın en güzel duygularındandır. Hele hele sevmesini bilmek ise daha güzeldir. Hayvanları sevmek özellikle de sokak hayvanlarını sevmek elbetteki duyguların en güzeli olsa gerek. Unutmayalım insan çevresindekileri sevebildiği ölçüde insandır. Ancak her sevgide olduğu gibi bu sevgi de, sorumluluk gerektirir.

Sokak hayvanı olgusu doğa olayı değildir. Sokak hayvanları sokaklarımızda, çöplüklerimizde yaşayan, bizimle birlikte yaşayan kedidir, köpektir. Binlerce yıl önce evcilleştirdiğimiz bir kültür varlığıdır bu hayvanlar. Hizmetinden yararlandığımız daha sonra sanayi, teknoloji ve buna bağlı olarak metropollerin gelişmesi ve büyümesi ile sokaklara terk ettiğimiz sahipsiz hayvanlardır. Dolayısıyla “Sokak Hayvanı” sorunu yoktur ama “ Sokak Hayvanlarının Sorunları” vardır. Bu sorunun yaratıcısı insan olduğu gibi de çözümleyicisi de yine insanın kendi olmalıdır. Peki nedir üzerimize düşen sorumluluklar kısaca değinelim...

Öncelikle sahiplendiğimiz hayvanı terk etmeyerek... Unutmayalım sahiplendiğimiz kedi ve köpeğimiz bizi de sahiplenmiştir. Kendi doğasının bir parçası olarak kabul etmiştir. Terk edildiği andan itibaren köpekler, uzun süre sahibinin geri döneceği beklentisi ile barınak kafeslerinin arkasında duruyor. Ümidini kestiği zaman, istenmemenin getirdiği o duygu ile yemek yemiyor, su içmiyor ve intihar ediyor... Bu durum terkedilmiş, sokaklara bırakılmış hayvanların, barınaklarda sergilediği ve hayvanseverler tarafından tespit edilmiş, istenmemenin üzücü bir sonucudur. Hal böyleyken malesef her gün sokaklara hayvanlar bırakılıyor, terkediliyorlar... “Sokak Hayvanlarının Sorunları” uygar insanın karşısına bir anda çıkıveriyor. O halde uygar birer insan olarak bizlere düşen;

Sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların (hasta, sakat, yavru, hamile) hiçbir maddi kazanç ve menfaat amacı gütmeksizin;

Beslenme/su ve sağlık ihtiyaçlarının karşılanması,

Belediye ile işbirliği yapılarak rehabilite (kısırlaştırma/aşılama) edilmeleri ve böylece bölgede nüfus kontrolünün sağlanması,

Nüfus kontrolünün sağlanmasında, bölgede yaşayan hayvanların, kendi mekanlarına sahip çıkma içgüdüsünün değerlendirilmesi

Bölgede yaşama hakkı olan hayvanlara sağlıklı bir ortam yaratılarak insan-doğa ilişkisinin iyileştirilmesi.

Unutmayalım ki; Sokak hayvanlarının en büyük sorunu olan “açlık ve susuzluk” sorunudur. Özellikle bu sıcak günlerde bu canlıların açlık ve en önemlisi suzuzluklarına çareler aramak en başta insani görevlerimizden biri olmalıdır. Sivil toplum örgütleriyle birlikte bu canlılara sahip çıkmak, yıllar önce evcilleştirdiğimiz ve her alanda onlardan faydalandığımız bu can dostlarımıza bir vefa borcumuzdur...

Hepinize sağlıklı günler diliyorum...
Haber Arama  

© 2015 Site Sahibi Gündem Gazetesidir.
info@gundemgazetesi.com