23-05-2016
Dişi köpeklerde kısırlaştırma...
Köpek sahiplenmek ve onun tüm gereksinimleriyle ilgilenmek büyük bir sorumluluktur, hatta bazen hayatın doğal akışı içerisinde büyük fedakarlıklar gerektireceğinden ağır bir görevde olabilir. Bu nedenle çoğu hayvan sahipleri köpeğindeki muhtemel bir gebelik sonucunda doğacak yavru ya da yavruların sorumluluklarını almak istemediklerinden bu yönde tedbirler alınması için arayış içerisine girerler.Bu nedenle kısırlaştırma, köpek populasyonunun kontrolünde en etkili ve masrafı az olan bir yöntem olarak kabul edilmektedir.

Kısırlaştırılan köpeklerin üreyemeyeceği ve dolayısıyla doğacak olan yavrulara bakım, beslenme, yer bulma gibi sorunlarla karşılaşılmayacağı gerçeğinden yolaçıkan birçok hayvansever köpeklerin koruma altına alınmadıkları sürece bunların kısırlaştırılması gerektiği konusundaki yasaları destekledikleri halde buna karşılık bazı hayvanseverlerde kısırlaştırılan köpeklerin üreme kapasitelerinin ve doğal çiftleşme arzularının tamamıyla ortadan kalktığı gerekçesiyle bu uygulamayı hayvan haklarına tecavüz olarak algılamaktadırlar.

Köpekler duygusal yönden insanlardan tamamıyla farklıdırlar. Çünkü doğum yapmış köpekler yavrularına uzun yıllar bakmak, eğitim vermek zorunda değildirler ve onlardan doğacak yavrulara hasret duymazlar. Sadece doğanın vermiş olduğu yetenekle türlerini devam ettirmek amacıyla ürerler.Kısırlaştırıldıktan sonra köpeklerin ağır duygusal bir çöküntü yaşadıkları konusunda da henüz bir kanıt yoktur.

Sahipsiz köpeklerin çoğalması tüm dünya ülkelerinde karşılaşılan bir problemdir. Bunların denetim altına alınması ve kısırlaştırılmasının gerekli olduğu düşüncesinin birçok haklı yönleri vardır. Özellikle bu köpekler sahiplendirilirken kısırlaştırılmış olmaları çoğu hayvansever tarafından tercih edilmektedir.

Kısırlaştırma (=ovario-histerektomi), genel anestezi altına alınmış bir dişi köpeğin karın boşluğuna girilerek genital organlarından uterus ve ovaryumların cerrahi bir yöntemle alınması şeklinde yapılan bir operasyondur.

Bu operasyon dişi köpeklerde belirli avantaj ve dezavantajları da beraberinde getirmektedir.

Kısırlaştırmanın Avantajları:

Östrüse bağlı problemleri önler: Hayvan sahipleri tarafından hoş karşılanmayan siklus kanaması, sık idrar yapma nedeniyle köpeğin evi kirletmesi, masturbasyon yapması, bu dönemde iştahsız ve daha sinirli olmaları, evden kaçma çabaları, kızgınlıktaki dişi köpeği yürütürken erkek köpeklerin arzu edilmeyen aşırı ilgisini ortadan kaldırır, aynı zamanda bu esnada oluşabilecek trafik kazalarını azaltır.

Planlanmamış gebelikleri önler: Kısırlaştırma sayesinde başıboş köpek populasyonundaki artış, doğacak yavruların bakım, beslenme, onlara yer bulma ve bu işler için yapılan harcamaları ortadan kaldırır. Ayrıca gebelik ve doğum esnasında ortaya çıkabilecek komplikasyonları önler.

Pyometra ve diğer bazı jinekolojik hastalıkları önler: Kısırlaştırılmayan dişi köpekler hayatlarında bazı sağlık riskleri taşırlar. Örneğin ovaryum kist ve tümörleri, prolapsus vagina ve uteri, veneral tümör, kronik endometritis keza pyometra v.s gibi jinekolojik sorunlardır. Köpekler ilerleyen yaşlarında pyometraya daha çok duyarlı hale gelirler. Bu durum öncelikle hormonal bozukluklar daha sonra enfeksiyöz etkenlerle ilişkili olduğundan antibiyotik ve benzeri ilaçlar problemi çözmeye yetmemektedir. Genellikle hayat kurtarıcı yegane müdahale operasyondur.

Bununla birlikte hayali (yalancı) gebelik, meme tümörlerinin oluşumu, hormonal nedenlere bağlı davranış bozuklukları kısırlştırmayla önlenir.

Kısırlaştırmanın Dezavantajları:

Seksüel siklusun geriye dönüşümsüz olarak yitirilmesi: Kısırlaştırma sırasında uterus ve ovaryumlar total olarak alındığı için dişi fertilitesini yitirmektedir. Bu nedenle kısırlaştırma yöntemi hayvan sahiplerine,”geriye dönüşümü olmayan, kalıcı bir yöntem” olarak tanıtılmalıdır.

Kilo artışı: Kısırlaştırmadan kaçınmanın en yaygın nedeni operasyon sonrası köpeğin kilo alacağı kaygısıdır. Kısırlaştırıldıktan sonra köpeğin yedirilen yemeklerden daha fazla faydalanacağı gerçeği doğrudur. Ancak genç ve yaşlı köpeklerin kısırlaştırılmasından sonra meydana gelen kilo artışının farklı olduğu ve yaşlı köpeklerin bu operasyondan sonra genç köpeklere göre daha fazla kilo aldıkları bildirilmektedir.

İdrarı tutamama (=üriner incontinens): Kısırlaştırma sonrası köpekte enfeksiyöz ve nörolojik bir sorun olmadığı halde uykuda veya uykunun dışında iken idrarını kaçırma sorununa sıkça rastlanılmaktadır. Bunun nedeni ovario-histerektomi sonrası gelişen üretral sfinkterik yetmezliktir.

Deri ve kıllarda değişiklik: Köpeklerde doğal olarak ilkbahar ve sonbahar aylarında olmak üzere yılda iki kez kıl ve tüyler kendiliğinden dökülür. Kısırlaştırılan köpeklerden özellikle uzun tüylü ırklarda (örneğin; cocker, collie v.s) östrojenik hormon yetersizliğine bağlı olarak deride kuruma, pullanma ve kahverengi lekeler şekillenebilir. Aynı zamanda boyun, kulaklar, perineum, kuyruk ve ekstremite bölgelerindeki kıllarda incelme, kolay kırılma, renklerinde açılma, kıl dökülmesi ve tüylerin uzamasında yavaşlama gibi belirtiler görülebilir. Böyle olguların sağaltımında kısa süre etkili ve düşük dozlarda östrojen preparatları kullanılır. Vit.A, Vit.B kompleks, çinko, kükürt uygulamaları da faydalıdır.

Sonuç olarak kısırlaştırma, köpeklerin aşırı populasyon artışının kontrol altına alınmasına yardımcı olur, sokak köpeklerinin sahiplendirilme şansını artırır.







Haber Arama  

© 2015 Site Sahibi Gündem Gazetesidir.
info@gundemgazetesi.com