14-12-2016
Mevlid Kandili
Âlemlere rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.)’in dünyaya teşriflerinin bir yıldönümüne daha ulaşmanın sevinç ve mutluluğunu yaşamaktayız.

O'nun doğduğu gece, insanlığın kurtuluşu için çok hayırlı ve mübarek bir başlangıçtır. O gecenin sabahı gerçekten de feyizli bir sabahtı. İnsanlık için yepyeni bir gün doğmuş, aydınlık bir devir açılmıştı. Bir fazilet güneşi ve hidâyet meşalesi olan sevgili peygamberimizin gönderilişi, Yüce Allahın bütün insanlara en büyük nimetlerinden birisidir. Bu hususta Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulmuştur:

“Andolsun ki içlerinden, kendilerine Allah'ın âyetlerini okuyan, (kötülüklerden ve inkârdan) kendilerini temizleyen, kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle Allah, müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Halbuki daha önce onlar apaçık bir sapıklık içinde idiler.” (Âl-i İmrân, 164)

Şüphesiz O'nun doğumu, beşeriyetin saadeti açısından, insanlık tarihinin en önemli olayıdır. İnsanlığın içine düştüğü sapıklık ve cehalet karanlığından aydınlığa çıkarmakla ve onlara hidayet ve gerçek saadet yolunu gösteren son ilahî kitap Kur'an-ı Kerim'i tebliğ etmekle görevli, bütün alemlere rahmet olan son peygamber Hz. Muhammed (s.a.s.)'in doğumundan daha önemli bir olay düşünülebilir mi? Bugün insanlık ona ne kadar muhtaç?

Peygamberimiz (s.a.s.)’in doğumu, Rabiülevvel ayının 12. Pazartesi gecesi, Miladi takvime göre 20 Nisan 571 tarihine denk gelen gece idi. Bu yıl Peygamberimizin doğum gecesi olan Mevlid Kandili; kameri takvime göre Rabiülevvel ayının 12’si 11 Aralık 2016 Pazar’ı Pazartesi’ye bağlayan gecedir.

Peygamber Efendimiz, risaletinden sonraki hayatı ile insanlar için her bakımdan örnek olduğu gibi, peygamberlik öncesi yaşayışında da, kendisini tanıyan herkesin güven, saygı ve takdirini kazanmıştı. Bu yüzden Mekkeliler O'na, daha çocukluk döneminden itibaren "Muhammedü'l-emin" (yani güven duyulan, kendisine güvenilen Muhammed) diyorlar; hiç kimseye güvenip teslim edemedikleri en kıymetli şeylerini O'na emanet ediyorlardı.

Sevgili Peygamberimiz, güler yüzlü, nazik tabiatlı, ince ve hassas ruhlu idi. Katı yürekli, sert ve kırıcı değildi. Kendisinden sert ve kaba hiçbir söz duyulmazdı. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de Al-i İmran Sûresi'nin 159. ayetinde:

“Allah'ın rahmeti eseri olarak sen onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı kalpli olsaydın, şüphesiz etrafından dağılıp giderlerdi.” buyurulmuştur.

Peygamberimizin özü sözüne uygundu. Hiç kimse ile alay etmez ve kimsenin dedikodusunu yapmazdı. Kimseye küsmez, küskünleri barıştırır, suçluları affederdi. Büyüklere hürmet, küçüklere şefkat gösterir; yetimlere, dul kadınlara ve ihtiyacı olanlara çok acır, onlara elinden gelen yardımı yapardı. Kadınların haklarına çok dikkat eder, komşu hukukuna riâyet eder, hayvanların hakları hususunda da büyük titizlik gösterirdi.

Böylesine yüce ve üstün ahlâklı bir peygamberin ümmetiyiz. Kur'an-ı Kerim'de: “Allah'ın rasûlünde, sizin için en güzel örnek vardır.” (Ahzap, 21.) “Peygamber size neyi getirmiş ve size neyi emretmişse onu alın (yapın); neyi yasaklamış ise ondan sakının.” (Haşr, 7) buyurulmaktadır.

O halde Sevgili Peygamberimiz'i iyi tanıyalım. O'nun hayatını, örnek yaşayışını, üstün ahlâkını, güzel öğütlerini anlatan kitapları alıp okuyalım. Çocuklarımıza küçük yaştan itibaren Peygamberimizi öğretelim. Onların temiz kalplerine Allah ve Peygamber sevgisi yerleştirelim. Mevlid Kandilini ihya ederken bütün hayatımızda, her işimizde, O'nu kendimize örnek edinelim ve O'nun gösterdiği nurlu yoldan ayrılmayalım. Kutlu doğumun aydınlığında Peygamberimizin hayatını örnek alarak sevgi dolu, kardeşçe, barış ve huzur içinde bir hayat yaşamak temennisiyle Mevlid Kandiliniz Mübarek olsun.
Haber Arama  

© 2015 Site Sahibi Gündem Gazetesidir.
info@gundemgazetesi.com