14-03-2015
Çocuklarda öğrenme şekilleri
Bu yazımda anne babalara çocuklarına ders çalıştırırken yardımcı olabilecek öğrenme şekillerinden bahsetmek istedim.
Hepimizin bildiği gibi, her çocuk farklı bir kişiliktir. Dolayısıyla da her çocuğun öğrenme biçimi de farklıdır. Çünkü bütün insanların, algılama, düşünme ve öğrenme yöntemlerinde farklılıklar vardır. Kimi çocuk görerek, kimi çocuk duyarak, kimi çocuk da dokunarak daha iyi öğrenmektedir. Bunun için de görüntülerle daha iyi öğrenen beyinlere “görsel” seslerle daha iyi öğrenen beyinlere “işitsel” dokunma yoluyla daha iyi öğrenen beyinlere de “dokunsal” beyin diyoruz. Öğretmenin de, çocukların hangi tür öğrenmeye yatkın olduğunu bilmesi, ders anlatırken de bunu dikkate alması gerekir. Aynı şey, çocuğa ders çalıştıran kişiler için de geçerlidir.
Görsel beyinler: İnsanların % 83’ü görerek öğrenir. Dolayısıyla da görerek öğrenmenin en etkili öğrenme biçimi olduğunu söyleyebiliriz. Görsel beyinler, olay ve varlıkların görüntüsüne önem verirler. Ses, koku, tat onlar için daha az önemlidir. Olayları anlatırken, gördüklerini ön plana çıkarırlar. Mesela birini tarif ederken “uzun boylu, mavi gözlü, siyah ceketli” gibi gözle görülen yönlerini anlatırlar. Hızlı konuşarak hayallerindeki görüntüyü kaçırmadan anlatmaya çalışırlar. Şemalar, tablolar, grafikler, haritalar ve resimlerle çalışmayı severler. Kitap okurken, önemli cümlelerin altını renkli kalemlerle çizerler. Sık sık hayallere daldıkları için dalgın ve dikkatsizdirler. Görsel beyinlerin kolay öğrenebilmesi için, not tutmak, renkli kalemler kullanmak, şekiller çizmek, görsel malzeme kullanmak, onların öğrenmesine yardımcı olacaktır.
İşitsel Beyinler : Bunlar okuyarak değil, dinleyerek daha iyi öğrenirler. Yazıyı okumak zorunda kaldıklarında, yüksek sesle okurlar. Kendilerine bir şey anlatıldığında, kendileri de tekrar ederek öğrenmeye çalışırlar. Sesli düşünürler. Konuşmaktan zevk alırlar. Şiir gibi konuşurlar, konuşmalarının kesilmesinden hoşlanmazlar. İnsanları tarif ederken, “kalın sesli, iyi konuşan, ince sesli, yavaş konuşan” diye sesine göre tarif ederler. Konuşmaları dikkatle dinlerler ve anlatılanları yıllar sonra bile kolayca hatırlayabilirler. Gürültüden çabuk etkilendikleri için gürültülü ortamlarda ders çalışamazlar. Kedilerine soru sorulduğunda, sesli düşünerek ve konuşarak hatırlamaya çalışırlar. Bu çocuklar dersi, en iyi şekilde sınıfta öğretmeni dinleyerek ögrenirler.
Duygusal ve Dokunsal Beyinler: Bu çocuklar da dokunarak daha iyi öğrenirler. İnsanlarla iletişim kurarken dokunma duyularını kullanırlar, konuşmaktan hoşlanmazlar. Eşyaları dokunarak tanımaya çalışırlar. Okumaya başlamadan önce, kitaba dokunarak onu tanımaya çalışırlar. Kitap okurken de parmaklarıyla satırları takip ederler. Sınıfta da evde, oturdukları masanın yüksekligi, sandalyenin sertliği, kitabın ağırlığı, onlar için önemlidir. Sesli ve hareketli ortamlarda ders çalışmayı severler. Ders çalışırken ellerini bir yerlere sürerler, ayaklarını sallarlar, kalemi parmakların arasında çevirirler. Bu çocuklar, not tutarak daha iyi öğrenirler. Ayrıca da her şeye dokunarak ve deneyerek öğrenirler.
Bu genel özelliklerin yanısıra, bazen çocuklarda, hem görsel, hem işitsel, hem de dokunsal özellikler birarada bulunabilir. Ancak yine de bunlardan biri daha ağır basabilir. Anne baba ve öğretmenlerin, çocukların bu özelliklerini bilmesi, buna göre de ders anlatmaları gerekir. Ayrıca öğretmenlerin çocukların özelliklerine göre, öğretim metodları kullanarak, öğrenmelerine kolaylık sağlayarak yardımcı olmaları gerekir.
Haber Arama  

© 2015 Site Sahibi Gündem Gazetesidir.
info@gundemgazetesi.com