02-01-2017
Kuş gribi
Kuş gribi, evcil ve yabani kanatlılar ile memeli hayvanların çoğunda solunum ve sindirim sistemine ait belirtiler gösteren, ölümle sonuçlanan çok bulaşıcı bir hastalıktır.
Hasta tavuklarda yüksek bulaşıcılığı olan bu hastalık ilk kez 1878 yılında İtalya’da tespit edilmiş ve "tavuk vebası" olarak adlandırılmıştır.
Hastalık etkeninin bir virus olduğu 1901 yılında ortaya konulmuş olmasına karşın, etkenin memeli influenza A virusları ile ilişkili olduğu ancak 1955 yılında gösterilebilmiştir. Hindilerde ise ilk izolasyon 1963 yılında Kuzey Amerika’da yapılmıştır.
Başta da belirtiğim gibi, evcil ve yabani kanatlı hayvanların çoğunda solunum ve sindirim sistemine ait belirtilerle birlikte yüksek oranda bulaşma ve ölümle seyreden, insanlardaki grip benzeri bir hastalıktır.

BULAŞMA
Hasta hayvanların akıntıları ve özellikle dışkı ile direk temas,
Bulaşık yem, su, malzeme ve kıyafetlerle temas
Klinik olarak hastalık belirtilerini göstermeyen su ve deniz kuşlarıyla temas
Kırık ve çatlak bulaşık yumurtalar civcivleri kuluçka makinesinde iken enfekte edebilir.
Göçmen kuşlar vasıtası ile ülkeden ülkeye taşınır.
Riskli dönemlerde sulak alanlara girip çıkan araç ve insanlar ile yerleşim yerlerine taşınır.
Riskli dönemlerde avcılık faaliyetleri ile yerleşim yerlerine taşınır.
Hastalık çıkmış olan yerleşim yerlerinden kontrolsüz araç ve insan hareketleri ile diğer yerleşim yerlerine taşınır.
Riskli dönemlerde avcılık faaliyetleri ile yerleşim yerlerine taşınır.

KLİNİK BELİRTİLER
Klinik semptomlar çeşitlidir, virus suşlarının virulensi, etkilenen tür, yaş, çevre ve aynı anda seyreden bakteriyel hastalıklar semptomların üzerine etkilidir.
Vücut ısısı yükselir, tüyler kabarır, iştahsızlık, depresyon, şiddetli ishal görülür.
Yumurta veriminde durma noktasına varacak şekilde şiddetle azalma, yumurta kabuğunun yeterince gelişmemesine bağlı olarak şekilsiz yumurta,
Hasta hayvanların göz kapakları kapanabilir, konjuktiva şişmiş ve kırmızı renktedir.
Sakal ibik ve gözlerin çevresinde karakteristik olarak ödem ve siyanoz şekillenir. Ödem boyun ve göğüs bölgesine de yayılabilir. Ödem boğulma ile sonuçlanan solunum güçlüğüne neden olur. Özellikle hindi palazlarında solunum yollarının tıkanması ilgi çekicidir.
Burun deliklerinden grimsi kanlı bir eksudat gelir.
Ayaklarda morarma görülür.
Kitle halinde ani ölümler.
Hastalanan hayvanlar çoğunlukla iki gün içerisinde ölürler. Akut dönemi atlatan hayvanlarda eksitasyon, konvulsiyonlar veya dönme hareketleri ve ataksi dahil olmak üzere sinirsel belirtiler, inkoordinasyon, yürüyememe ve ayakta duramama gibi klinik bulgular gözlenir. Yumurta verimindeki ani düşüşün yanı sıra yumurta kabuğunda renk açılması, kalitesinde bozukluk şekillenmesi ve incelme dikkat çekici şekilde artar.
Hastalık bugüne kadar yalnızca, hasta kanatlılarla doğrudan ve yoğun ilişkide olan insanlara bulaşmıştır. Uzakdoğu’nun bu hastalıktan bu kadar geniş biçimde etkilenmesinin temel nedeni kümes hayvanlarının canlı olarak satılmasıdır. Bu bölgede hâlâ her gün binlerce kanatlı hayvan pazarlarda canlı olarak satılmakta ve insanlar bunları satın alıp evlerine götürmekte, bir süre besleyip daha sonra kesip yemektedirler. İyi pişmemiş et veya yumurta mikroorganizmalar açısından her zaman bir risk unsurudur. Buna karşılık iyi pişmiş tavuk eti veya yumurtadan insana virüs bulaşması mümkün değildir. Çünkü merkez iç sıcaklığın 70 °C nin derecenin üzerindeki her pişirme virüsü etkisiz hale getirmektedir. Gerek üretim, gerekse tüketim aşamasında hijyenik kurallara azami bir şekilde uymak, hastalığın çıkması ve yayılma olasılığını önemli ölçüde düşürmektedir.
Haber Arama  

© 2015 Site Sahibi Gündem Gazetesidir.
info@gundemgazetesi.com