29-03-2017
Çocuğun davranışlarıyla vermek istediği mesajlar
Çocuklar biz büyüklerin anlayamayacağı kadar ilginç ve karmaşık hareketler sergilerler. Onların sabahtan akşama kadar yaptıkları hareketleri amaçsız zannederiz, ama onların her hareketi bir anlam taşır. Çocuk oyuncak arabasıyla oynayarak onu her seferinde itip düşürerek bir iş başarmayı öğrenir. Parçalanan oyuncağını tamir etmeye çalışarak, merak hissini tatmin eder. Elinden alınan bebeğini vermeyerek malını ve hakkını korumaya çalışır. Masanın üzerindeki eşyaları yere atarken, hem bunların çıkardığı sesi duyma hissi gelişmekte, hem de eşyaların düşerken çıkardığı sesi tanımaktadır. Kısacası, çocuğun her hareketi bir amaca yönelik yapılmaktadır.

Çocukların arasında, bu davranışları gösteremeyen, sürekli annesinin üzerine abanan, ondan kopmak istemeyen çocuklar vardır. Bu çocuklara da hemen “şımarık” damgası vurulur. Çocuğun sürekli annesinin ilgisini istemesine, başka şeylerle ilgilenmemesine kızarız. Hatta anne de ona yüz vermek istemez, onu iterek gidip oyun oynamasını söyler. Ağladığında da kucağına almak istemez. Ancak çocuğun bu davranışının nedeni şımarıklık değil, ilgi eksikliğidir. Çocuk yeterli ilgi ve şefkati bulamadığı için bu şekilde davranır ve huzursuzluk gösterir. Çünkü o, kendisi için en önemli şey olan anne sevgisini aramaktadır. Bu gibi durumlarda da çocuğun geri itilmesi, kucağa alınmaması çok yanlıştır. Anne onu kucağına alarak sevgisini göstermelidir.

Eğer bir çocuk, günlük oyunlarından, faaliyetlerinden zevk alıyorsa, özgüveni gelişmişse ve kendi kendine yetmeyi öğrenebilen bir birey olarak yetişmekteyse, başkalarının malına, haklarına saygı gösterebiliyorsa, gelişimi normal bir çocuktur. Fakat günlük yaşamından memnun değilse, durmadan ağlayıp huzursuzluk yaşıyorsa, kendine güveni gelişmemişse, kendi kendine yetmiyorsa, başka çocukların haklarına saldırıyorsa yada bir kenara çekilip, oyun oynamıyor, koşmuyor, zıplamıyorsa, ruhsal bir takım sıkıntılarının olduğu düşünülebilir.

Bazen çalışkan, sessiz, uslu çocuklar arasında da sorunlu çocuklar bulunabilir. Sadece sınıfta başarılı, öğretmenin takdirini kazanan, fakat teneffüslerde tek başına bir kenarda sessiz, sakin duran çocuk da, problemli bir çocuktur. Çünkü oyunlara katılmayıp, bir kenara çekilen ve hayaller kuran çocuğun sorunları var demektir. Dolayısıyla bu davranışları gösteren çocuğa da aile ve öğretmen gerekli ilgiyi göstererek yardımcı olmaya çalışmalıdır. Çünkü içe dönük çocuk, üzüntüleri ve dertleri olan çocuktur. Bunları da keşfederek ortaya çıkarmak aile ve öğretmenlerin görevidir. Çünkü çocuk üzüntüleriyle kendi kendine başetmeye çalıştığı için düşünceli ve durgundur.

Çocukların ruhsal açıdan sağlıklı bir gelişim gösterebilmeleri ve erişkin yaşlarda ruhsal rahatsızlıklar yaşamamaları için çocuğun takip edilmesi ve verdiği mesajların alınması son derece önemlidir. Çünkü onun yardım isteme mesajları sözel değil, hareketlerle verilmektedir. Aile ve öğretmenlerin de görevi bunları anlayabilmek ve çocuğa yardım edebilmektir.

Çocuklarınıza daha sıcak yaklaşabileceğiniz bir hafta olmasını dilerim.
Haber Arama  

© 2015 Site Sahibi Gündem Gazetesidir.
info@gundemgazetesi.com