29-10-2018
Clostridium enfeksiyonları...
Bu haftaki konumuzu, mevsimi olması ve de sıcaklıkların yavaş yavaş düşüşe geçmesi sebebiyle küçük ve büyük baş hayvanlarda büyük tehlike oluşturan, onların yaşamlarını tehdit eden, özellikle halkımız arasında “Kara Şap” diye isimlendirilen CLOSTRİDİUM ENFEKSİYONLARI’na ayırdık. Enfeksiyonu oluşturan etkenler nelerdir? Hayvanlar nasıl etkilenir? Hastalık belirtileri nelerdir? Hastalıktan korunma yolları nelerdir? Kısaca değinelim:

Hayvanlarda hastalık oluşturan bu mikroorganizmalar sporlu bakteriler olup toprakta ve hayvan gübrelerinde uzun süre canlı kalırlar. CI.Perfringens tip A, B, C, D, E ise normal olarak hayvanların bağırsaklarında bulunurlar. Sporlar uygun ortam bulduklarında vegetatif hale geçerek çıkardıkları ekzotoksinlerle (alfa, beta, gama, delta, epsilon vb.) hastalık oluştururlar. Anaerob olan bu mikroorganizmalar, yara enfeksiyonları şeklinde klinik belirtilerle veya beslenme değişikliklerinde hiçbir semptom göstermeden hastalık oluştururlar. Ölüm oranı yüksektir ve enterotoksemilerde hiçbir belirti gözlemeden hayvan ölü bulunur. Sizlere bu enfeksiyonların, bölgemiz için tehdit olan bir kaçından bahsetmek istiyorum.

YANIKARA
(Gazlı Gangren-Gangrenea Emphysematosa)
Etkeni=(Cl. Chauvoei)
Ender olarak koyunlarda da görülmesine rağmen sığırlara özgü bir hastalıktır. Özellikle 9 aylıktan 2 yaşına kadar olan genç,kondüsyonu iyi dana, düve ve tosunlarda görülür. Koyunlarda yara enfeksiyonlarından sonra görülmesi ile birlikte, sığırlarda bulaşık su ve yemlerle alınır. Sindirim kanalından mukozaya geçen etkeni makrofajlar fagosite ederek kan yolu ile çeşitli dokulara taşırlar.

SEMPTOMLAR
Etken en çok sevdiği kas dokusuna (arka bacaklar, bel ve sırtbölgesi, kostalar üzeri, ön göğüs ve scapula bölgelerinde) yerleşir. Kas dokusuna yerleşen etken toksin salgılayarak bağ dokusu ile kas dokusunda ödem ve kanamalarla başlayan yaygın bir yangıya sebep olur. Etkenin kendisi ise kas dokusundaki glikojeni ayrıştırarak gaz ve organik asitleri ortaya çıkarır. Toksin ve diğer metobolitler kan yolu ile vücuda yayılıp çeşitli doku ve organlarda sekonder bozukluklar da yapar. Semptomlar enfeksiyondan 1-5 gün sonra başlar. Genel semptomların yanısıra kas gruplarında ağrı ve şişlik ayaklarda topallama dikkati çeker. Şişliklerin üzerine basıldığında çıtırtı (krepitasyon) sesi duyulur. Deride renk değişikliği ve nekrozlar gözlenir. Hayvan 24-48 saat içinde ölür. Kadavra ileri derecede şişiktir. Ağız kurumuştur. Anüs ve vulvadan kanlı seröz eksudat sızar.

BRADZOT
Etkeni (Cl. Septicum)
Koyunlara özgü olup toklu ve genç hayvanlarda görülür. Kış aylarında soğuk, karlı, donmuş yem ve bulaşık sularla etken alınır. Hastalık abomasum yangısı ile başlar ve toksinler vücuda yayılarak, özellikle sinirlerde tahribat yaparak hayvanın kısa sürede ölmesine neden olur. Hastalık ani başlar ve kısa sürer. Kadavranın karın bölgesinde gaz toplanır ve şişer.

KUZU DİZANTERİSİ
Etkeni (Cl.Perfingens tip B.)
Kuzularda hemen doğumdan sonra başlar 3 haftalık yaşa kadar görülür. Şiddetli ishal ile seyreder. Etken beta ve epsilon toksinleri salgılar. Beta toksini enterit yapar. Epsilon toksini ise bağırsaklarda proteolitik sindirim enzimleri ile (tripsin, kemotripsin) aktif zehir haline gelebilir. Hastalık perakut seyreder. Sağlam görülen kuzular birden düşer, sancılı bir yatma gösterirler. Konvülziyonlar vardır, ishal bazen kanlı olabilir ve kuzu kısa bir süre sonra ölür. Yaşları büyük olan kuzularda süre biraz daha uzun olur.

ENTEROTOKSEMİ
(Pulpy Kidney-Çelerme-Ot Hastalığı)
Etkeni (Cl.Perfingens tip D.) En çok koyunlarda olmak üzere keçi ve buzağılarda da görülür. Özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında yem değişikliği yapıldığı dönemlerde ani ölümlerle ortaya çıkar. En önemli özelliği hiçbir belirti göstermeden ölümlerin olmasıdır. Akşam dama, ağıla kapatılan sağlıklı hayvanlar sabaha ölü olarak bulunurlar. Hastalık ishalle başlar. Toksinlerin artması sonucu (epsilon toksin) kana geçen toksinler merkezi sinir sistemine giderek önce stimulasyon, takiben depresyon meydan getirir. Damar endotellerinin tahrip olması sonucu hayvanda şok meydana gelir ve ani ölümler gözlenir. Hastalık çok hızlı seyrettiği için sağıtım olanağı yoktur.
Yukarıda görüldüğü üzere bu enfeksiyonlarda ölüm, bakterilerin inanılmaz kısa bir sürede çoğalırlarken salgıladıkları toksinler sebebiyle olmaktadır. Normal şartlarda hayvanların bağırsağında bulunan ve şartlar oluştuğunda birden tehlikeli hale gelen bu bakterilerden korunmanın en iyi yolu, belli aralıklarla düzenli olarak hayvanlarımızı aşılı tutmamızdır.







Haber Arama  

© 2015 Site Sahibi Gündem Gazetesidir.
info@gundemgazetesi.com