29-10-2018
Çocuklarımıza empatiyi öğretelim
Empati, kendimizi karşımızdakinin yerine koyarak, onun duygularını anlamaya çalışmaktır. Bu, insan ilişkilerinin iyi olabilmesi ve kişilerin birbirlerine anlayışla yaklaşabilmesi için son derece önemlidir. Bebekler üzerinde yapılan incelemeye göre, bebeklik ve çocukluk döneminde empati duygusunun yüksek olduğu, ancak yaşın büyümesiyle gelişemediği görülmüştür. Bunun gelişebilmesi için de aileye önemli görevler düşmektedir.

Kişinin yaşadığı toplum içinde empatinin gelişmiş olması çok önemlidir. Zira, fertler arasındaki kıskançlıklar, çekememezlikler, karşısındakini kolay yargılayabilme, gibi olumsuzluklar, toplumun gelişmesine engel teşkil etmektedir. Dolayısıyla da bu durum, çocuklar için kötü örnek olmaktadır. Ancak bunu düzeltme görevi de anne babalara düşmektedir. Çocuklara iyi örnek olabilmek adına, genç anne babaların, toplum içinde yerleşmiş olumsuz davranışları ortadan kaldırmak için çaba sarfetmeleri çok önemlidir.

Çocuklarda empatiyi geliştirebilmek için çok küçük yaşlardan başlanmalıdır. Çocuk bir arkadaşının canını yaktığında, kendisinin de canı yanarak, bunun yanlış bir davranış olduğunu öğrenebilmelidir. Canını yaktığı arkadaşının ne kadar üzülmüş olabileceği anne baba tarafından kendisine hissedebileceği şekilde anlatılmalıdır. (Bu, onu çok sevdiği bir şeyden mahrum ederek cezalandırmayla olabilir.) Çünkü toplum içinde, ancak karşımızdaki kişiyi anlayabilme özelliğini kazandığımız zaman, yani empati kurmayı öğrenebildiğimiz zaman, toplumsallaşmış ve sosyal duyarlılık kazanmış oluruz.

Empati kurabilen kişi, aynı zamanda, karşısındakinin sorunlarına da yardımcı olabilen kişidir. Bu yüzden de empati özelliği gelişmiş olan kişiler, yardımsever ve toplum içinde sevilen kişilerdir.

Empati ile ilgili yapılan bazı araştırmalarda, müzikle uğraşan ve evcil hayvan besleyen çocuklarda, bu özelliğe daha fazla rastlanmıştır. Ayrıca, anne baba tutumları da, çocuklarda empatinin gelişmesinde önemli rol oynamaktadır. Mesela aile tarafından merakları giderilen çocuklar, daha empatik bir tutum kazanmaktadırlar.

Empatinin gelişebilmesi için aileye düşen görev, çocuğa her zaman iyi örnek olabilmektir. Bunun için de, gerek evde, gerekse diğer sosyal yaşam alanlarında, davranışlarımıza dikkat ederek, karşımızdaki kişileri anlamaya çalışarak, önyargısız onlara yaklaşabilmeliyiz. Küçük yaşlardan itibaren çocuklarımıza doğayı, hayvanları, en önemlisi de insanları sevmeyi ve paylaşmayı öğretmeliyiz. Çünkü çocuk, onları severek ve paylaşarak kendini sevmeyi de öğrenir. Böylece de özgüveni gelişir ve mutlu olur. Kendisiyle barışık yaşamayı öğrenir. Kendisiyle barışık olan kişi de sorunsuz ve mutlu kişidir. Bunun tersi olduğu zaman ise, kişi mutsuz ve huzursuz olarak ruhsal sıkıntılar yaşayabilir. Sıkıntıları olan kişi de huzurlu insanlardan rahatsız olur, onları kıskanır.

Özellikle bizim gibi toplumlarda, kişilerin birbirlerini sevmesi, anlayışla yaklaşabilmesi, birlik ve beraberlik içinde yaşanabilmesi için, ‘empati’ ye çok fazla ihtiyaç vardır. Bunun için de hepimiz, birbirimize karşı saygılı olup, anlayışla yaklaşarak çocuklarımıza da iyi örnek olarak, huzurlu ve mutlu bir toplum oluşturmayı hedef almalıyız.
Haber Arama  

© 2015 Site Sahibi Gündem Gazetesidir.
info@gundemgazetesi.com