16-03-2015
Kekemelik ve nedenleri
Konuşma bozuklukları arasında kekemelik ilk sıralarda yer almaktadır. Çocuklarda genellikle 2-4 yaşlar arasında görülmektedir. İlk çocukta başlayan kekemelik, yaş büyüdükçe artarak ergenlik döneminde kuvvetlenip 18-20 yaşlarından sonra da hafiflemeye başlar.
Okul öncesi dönemde pek çok çocukta kekeleme görülebilir. Çünkü 2-6 yaş arasındaki dönem, çocuğun düşünme hızının konuşma hızından daha fazla olduğu dönemdir. Konuşmalarında, “eee..., şey...,” gibi sesler sıklıkla görülebilir. Bu dönemde de gelişimin normal bir süreci olarak, geçici bir kekemelik durumu ortaya çıkabilir. Sıklıkla görülen bu durum konuşma bozukluğu olarak kabul edilmez.
Kekemelik, kızlara oranla erkek çocuklarda daha sık görülmektedir. Ayrıca kekemeliğin derecesi de, kızlara göre erkeklerde daha fazladır.
Yapılan araştırmalarda, hiç bir kekeleyen çocuğun her zaman ve devamlı kekelediği görülmemiştir. Kekeleyen kişinin, kekelemeden rahat ve düzgün konuştuğu anlar vardır. Koroda veya tek başına şarkı söylerken, kendi kendine konuşurken, spor yaparken, gece karanlığında, kekelemeden konuşabilirler.
Kekemelik sürekli değildir. Bazen günlerce hatta haftalarca kişi kekelemeden konuşabilir. Kekemeliğin şiddeti zaman zaman değişiklik gösterebilmektedir.
Kekemeliğin nedenleri ile ilgili çeşitli uzman görüşleri vardır. Bu konuda çalışan bazı uzmanlara göre, kekemelik fizyolojik ya da nörolojik sebeplere bağlıdır. Yani, fiziki yapı, kekemeliğe uygun ortam sağlar. Bu ortam, diğer koşullarla birleştiğinde de kekemelik ortaya çıkabilir. Diğer bir görüşe göre ise, kekemelik öğrenilmiş bir davranış şeklidir.
Konuşmanın olduğu gibi, kekemeliğin de öğrenilmiş bir davranış olduğu iddia edilmektedir. Başka bir görüş de, kekemeliğin bir kişilik bozukluğu olduğunu ileri sürmektedir. Bunu iddia eden grupta da çoğunlukla psikolog ve psikanalistler toplanmaktadır. Bu görüşe göre, kekemeler, kekeleyerek konuşmakla, normal şekilde konuştuklarında tatmin edemedikleri bazı ihtiyaçlarını karşılamaktadırlar. Bu kişiler bebeksi, çekingen, endişeli, bağımlı, güvensiz, utangaç gibi özelliklere sahiptirler.Bir başka görüşe göre ise, kekeleyen çocuk, duygusal çatışmaların yaşandığı, hoş görünün olmadığı bir aileye sahiptir.
Kekeleyen çocuğun ailesine önerilebilecek bazı tavsiyeler vardır: 2-6 yaşlar arasındaki geçici kekemelik döneminde, çocuk hemen kekeme olarak nitelendirilmelidir. Bu dönemde, çocuğun her söylediği yanlış kelime düzeltilir, kelimeler tekrarlatılır, sabırsızlık gösterilip baskı yapılırsa, konuşması ile alay edilirse çocukta kekemelik yerleşecektir. Bunun için de kekeleyen çocuğu dinlerken, sabırlı olmalı, onun konuşmasını dinlemekten sıkıldığımızı belli etmeden sonuna kadar beklemeliyiz. Çocuk kekelerken, acıyarak, üzülerek bakmak, sabırsız ve öfkeli davranmak, onun kekemeliğinin kalıcı bir soruna dönüşmesine neden olabilir. Çocuk konuşurken onun gözlerinin içine bakarak, sabırla, konuşmasını bitirmesini beklememiz gerekir. Çocuk konuşurken takıldığında da anne ya da öğretmen onun söyleyemediği kelimeyi tamamlamaya kalkışmamalıdır. Ayrıca öğretmen sınıfta ders anlatması için ona öncelik tanımalıdır. Çünkü ders anlatma sırasını beklerken gerginliği artacaktır. Yine öğretmen, bu sorunu yaşayan çocuğa müzik derslerinde daha çok şarkılar söyleterek, beden eğitimi derslerinde de onu grup başlarına koyarak yardımcı olmaya çalışmalıdır. Çünkü kekeleyen çocuklar, müzik ve beden eğitimi derslerinde çok başarılıdırlar.
Son olarak da, çocuğun kekemeliği artış gösterdiğinde ailelerin bir uzmandan yardım alması, doğru bir davranış olacaktır.
Haber Arama  

© 2015 Site Sahibi Gündem Gazetesidir.
info@gundemgazetesi.com