Gümülcine ve Selanik’te 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinliği
16-07-2017
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü nedeniyle, Türkiye’nin Yunanistan’daki temsilciliklerinde de çeşitli etkinlikler düzenlendi.
Fotoğraflar

15 Temmuz Demokrasi Şehitleri, Gümülcine’de düzenlenen törenle anıldı. 15 Temmuz Cumartesi günü Türkiye’nin Gümülcine Başkonsolosluğu’nda gerçekleştirilen törene Batı Trakya genelinden çok sayıda soydaş katıldı.
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü nedeniyle, Türkiye’nin Yunanistan’daki temsilciliklerinde de çeşitli etkinlikler düzenlendi. Törende bir yıl önce Türkiye’de Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından teşebbüs edilen darbe girişimine karşı, canları pahasına direnen şehitler anıldı.
GÜMÜLCİNE BAŞKONSOLOSLUĞU’NDA ANMA TÖRENİ
Gümülcine’de, Türk Başkonsolosluğu bahçesindeki törene Başkonsolos Ali Rıza Akıncı, Batı Trakya Danışma Kurulu Başkanı ve Gümülcine seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif, İskeçe seçilmiş Müftüsü Ahmet Mete, SİRİZA’nın Gümülcine ve İskeçe milletvekilleri Mustafa Mustafa, Ayhan Karayusuf ve Hüseyin Zeybek, Demokratik İttifak Partisi Gümülcine milletvekili İlhan Ahmet, Dostluk Eşitlik Barış Partisi'nin Başkanı Mustafa Aliçavuş, Kozlukebir Belediye Başkanı Rıdvan Ahmet, Yassıköy Belediye Başkanı İsmet Kadı, azınlık kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda soydaş katıldı.

Şehitler için bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan törende İstiklal Marşı okundu. Ayrıca şehitler için dua edildi. Dua İskeçe Müftüsü Ahmet Mete tarafından yapıldı.


Program Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif’in konuşmasıyla devam etti. Daha sonra Kırmahalle Azınlık İlkokulu öğrencisi Şevval Çalışkan “15 Temmuz Destanı” aldı şiiri okudu.

Şiirin ardından T.C. Gümülcine Başkonsolos Ali Rıza Akıncı söz aldı, anma törenine Batı Trakya’nın her köşesinden katılan soydaşlara konuşma yaptı. 15 Temmuz Demokrasi Destanı ile ilgili görüşlerini ve düşüncelerini dile getiren başkonsolos Akıncı konuşmasında önemli noktalara vurgu yaptı.

DANIŞMA KURULU BAŞKANI VE GÜMÜLCİNE MÜFTÜSÜ İBRAHİM ŞERİF: “MUSATAFA CAMBAZ BATI TRAKYA’YI KURTARDI”
Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif törende yaptığı konuşmada şunları belirtti: “Çok değerli başkonsolosum ve değerli eşleri, muavin konsoloslarım, basın mensuplarım, çok değerli meslektaşlarım, öğretmenlerim, çok değerli Batı Trakya’nın aziz evlatları hepinizi saygıyla selamlıyorum, 249 şehide buradan rahmet diliyorum 2196 gaziye de Allah’tan acil şifalar diliyorum. Değerli kardeşlerim, 249 insan şehit oldu, şehadet mertebesine ulaştılar. Şehadet Kur’an-ı Kerim’de şehitlik övülmüş ve onlar gerçekten ölüler değil, diriler olduğunu fakat bizler bunun farkında olmadığımız ifade edilmektedir. Bütün İnsanlar öldükten sonra keşke dünyaya dönsek bak bir daha nasıl hareket edeceği dediği yerde, şehitler ise vardıkları yerden geriye dönmek istediklerini ve dönseller de bir kere daha bir kere daha öldürülüp tekrar varacakları yere varmak istedikleri beyan edilmektedir. Şehitlik gerçekten yüksek bir mektebedir. Şehitler malumunuz vatanı için namusu için şerefi için bayrağı için ölen insanlara şehit denir. Şehitler hiçbir zaman yıkanmaz ve onları manevi olarak ruhlarını teslim ettikleri andan itibaren melekler teslim alır ve kendilerini aynen yıkar ve bunlar kanları ile birlikte yarın ahirette Allah’ın huzuruna varır, kanları onlara şahitlik eder. Gerçekten büyük bir mertebe. Biz bugün Menetler köyünde Batı Trakya’nın gururu ve hepimizin belkide temsilcisi gelecek nesillerin övüneceği bir insan olarak Mustafa Cambaz’ı anma etkinliğine katıldık. Annesini babasını tebrik ettik. Ölüm belki acı ama bu bir şerefli ölümdür. Çünkü peygamberlerden sonra en yüce makam şehitlik makamıdır. İnancımız odur ki peygamberler insanlara şefaat edecektir. Şehitler de kendi yakınlarına şefaat edebilecek durumda. İnsanların dünyada ilk yardıma koşacağı kişiler insanların anneleri babaları yakınları olduğu gibi kıyamet gününde de şehitler evvelâ yakınlarını kurtaracaktır. Yani onları doğuran anneler babalar belki onların sayesinde cennete girmeye hak kazanacaklardır. Cenâbı Allah bütün insanları evlatları sayesinde cennete giren insanlar nasip etsin.
“Değerli kardeşlerim, 249 vatan evladı şehit oldu onlara ben burada rahmet dilerken yakınlarına da başsağlığı diliyorum. Fakat öbür taraftan da 2196 tane de gazi var onlara da Allah’tan şifalar diliyorum bugün televizyonlara baktığımız zaman onlar da gururla başlarından geçenleri anlatıyorlar. Televizyon karşısında yüreğiniz sağlamsa gözlerinizden gözyaşları akmıyor ama benim gibi yufka yürekliyseniz gözyaşlarınız ister istemez akıyor. Mustafa, Batı Trakya’yı kurtardı. Neden kurtardı? Şunun için kurtardı; Değerli kardeşlerim birkaç yıl önce Çanakkale’ye gittiğimiz zaman Çanakkale’de şehitlikte her memleketi veya her kasabayı temsil eden mezar taşları vardı. Gümülcine’den, Dimetoka’dan, İskençe’den, Kırcaali’den, Sofya’dan, aklınıza geldiği balkanların birçok yerinden. Fakat sonra oraya gittiğimizde Gümülcine mezar taşının orada olmadığını fark ettik. Bir gazeteci arkadaşımızla bayağı tartıştık, bunu Çanakkale Valisine kadar şikayet ettik. Neden bugün Çanakkale’ye giden Gümülcineliler orada benim akrabam, benim memleketlim de şehil oldu diyerek gurur duyuyordu. Bugün basit bir olay bu şehitlik ama gelecek nesiller 100 yıl sonra 150 yıl sonra Mustafa Cambaz’ı mezar taşına gittiği zaman Gümülcineli gurur duyacak. Onun için Mustafa Cambaz bizim şehidimiz ona sahip çıkmak mecburiyetindeyiz. Allah onun mekanını cennet etsin.

“15 TEMMUZ BİR MİLLETİ ESİR ALMA PROJESİYDİ”
“Değerli kardeşlerimiz son zamanlarda buraya gelen insanlar 15 Temmuz’un ne olduğunu bilerek geldiler ama bunu bilmeyenler de var. Şöyle bir hatırlayalım, bir Arap baharı denildi. Evvela Tunus’ta başladı sonra Mısır’da seçilmiş Cumhurbaşkanı devrildi sonra sessiz sedasız Libya’ya gittiği liderleri Kaddafi devrildi, oradan Yemen’e gitti, Irak’a geldi. Irak lideri öldürüldü ülkesi parçalandı sonra da Suriye’ye geldi. Suriye paramparça oldu. Bugünlerde Katar’a gitti. Büyük bir projenin başlangıcı bu, anavatanımız Türkiye’ye de dayandı. Öyle bir proje ki bu Çanakkale kadar önemli, Çanakkale kadar çok değerli bir mücadeledir. Çanakkale şehitleri ne kadar şanlıyla bu 249 şehit ve 2196 gazi de o kadar değerlidir. Çünkü değerli kardeşlerimiz bu gerçekten bir milletin esir olma projesiydi. Çünkü milletlerin değerleri vardır. Bayrak bir milletin değeridir, üzerine basılmaz Atatürk’ün basmadığı gibi. Bir milletin Büyük Millet Meclisi dediğimiz toplantı yerleri sembolleridir, bir milletin Cumhurbaşkanlığı sembolüdür, bir milletin Genel Kurmay Başkanlığı sembolüdür. Bu sembollerin hepsi uçaklarla, jetlerle, bombalarla vuruldu, yıkıldı ve elinde bayrak olan insanlar kurşunlandı. Bu bir ihanettir, bir milletin esir alınmasıydı. İşte bugün şehit olarak andığımız bugünde esareti kabul etmeyen sokaklara fırlayan insanlar vardı. 2450 kadar gazi ve şehit var. Bu insanların içerisinde 14 yaşından 60 yaşına kadar insanlar var fakat bunların yaş ortalaması 36’dır. Bu insanların 78 tanesi İstanbul’da 2 tanesi Muğla Marmaris’te geri kalan 174 tanesi de Ankara’da hakkın rahmetine kavuşmuş. Eğer bu işler tersine gitmiş olsaydı, biz bir Suriye yada bir Irak görebilirdik karşımızda. Eğer bizler bugün buralarda huzurluysak, mutluysak bu insanların sayesinde mutluyuz. Bu milletin parçası olmaktan da mutluyuz. Neden mutluyuz Batı Trakya’da belki yüz bin kişi varız ama bugün Türkiye’nin sınırları içerisinde en azından 300 bin tane Batı Trakyalı var. Bunlar bizim kardeşlerimiz, dayılarımız, bacılarımız, kardeşlerimiz, yeğenlerimiz. Onlar bizim parçamız. Biz onlardan ayrı düşünemeyiz. Onun için bugün buraya toplandık bu insanları andık. Ben buraya geldiğiniz için bizleri dinlediğiniz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bir kere daha şehitlere Allah’tan rahmet, gazilere de şifalar, acıları olan bütün insanlara da geçmiş olsun derken esas geçmiş olsunu da yüce Türk milletine ve hepimize diliyorum. Allah milletimize bir daha böyle felaket göstermesin. Allah hepinizden razı olsun Hayırlı akşamlar diliyorum.” dedi.
Danışma Kurulu Başkanı ve Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif’in konuşmasından sonra Kırmahalle Azınlık İlkokulu öğrencisi Şevval Çalışkan katılımcılara “15 Temmuz Destanı” adlı şiiri okudu.

BAŞKONSOLOS ALİ RIZA AKINCI: “BİR YIL ÖNCE MÜTHİŞ BİR DESTAN YAZILDI”

Türkiye’nin Gümülcine Başkonsolosu Ali Rıza Akıncı, 15 Temmuz şehitleri için gerçekleştirilen törende yaptığı konuşmada şunları ifade etti: “Bugün çok önemli bir anma töreni için bir araya geldik. Bundan tam bir yıl önce hep birlikte hayatımızın en büyük şaşkınlığını yaşadık. Milletin varını yok ederek kendilerine emanet ettiği tüfeği, tankı, uçağı milletin kendisine karşı çeviren, 40 yıl boyunca çok ince bir hazırlıkla devletin kılcal damarlarına kadar sızan FETÖ isimli bir ihanet şebekesinin devlete ve millete kurduğu tezgâhı Türk milleti büyük bir fedakârlıkla önledi. Onların 40 yıllık planlarını bazı illerde 40 saniyede bazı illerde 40 dakikada bertaraf etti. Burada tabii devlet büyüklerimizin, kurumlarımızın ve büyük Türk milletinin fedakârlıklarının sonucuyla bu noktaya ulaşıldı. Aksi halde mahkemede yapılan itiraflar, basında çıkan haber ve analizlerden öğreniyoruz ki eğer planladıkları gibi gece yarısı yola koyulsalar çok daha büyük felaket ile karşı karşıya kalabilirmişiz. Türk milleti böyle oldu bitti asla kabul etmezdi ve korkarım ki büyük sıkıntılar yaşanabilirdi. Ama şükrediyoruz ki erken fark edildi, şükrediyoruz devlet büyüklerimiz büyük bir dirayet ve basiret gösterdi ve yine şükrediyoruz ki Türk milleti onların çağırısına daha büyük bir coşkuyla iştirak etti. Ben kahramanlıklar çağının biraz geride kaldığını düşünürdüm. Bu modern zamanda tüketimin ağır bastığı, maddi ölçülerinin ağır bastığı bir dönemde insanların bu derece büyük fedakarlıkların yapabileceğini pek düşünmezdim. Ama gördüm ki hayatın içinde sessiz sedasız yaşayan içindeki o potansiyeli belli etmeyen nice kahramanlar varmış aramızda. Kendisini tankın önüne atan elinde bayrakla yüzlerce silahlı insana karşı duran, kendini feda etmekten çekinmeyen yüzlerce bizim binlerce insanımız. Hepsini şükranla minnetle anıyoruz. 250 şehidimizi ve 2 binin üzerindeki yaralılarımızı, ailelerini, çocuklarını şükranla, minnetle anıyoruz. Geçmişte biliyorsunuz dünyanın başka yerlerinde de tankın karşısında duran insan manzaraları sık sık karşımıza çıkmıştır. Mesela bir tanesi Tiananmen Meydanında 1989’da gösteriler tanklarla bastırıldı. Hepinizin rahatlıkla hatırlayacağı bir fotoğraf vardı orada. Elinde iki poşet ile bir insan tanka geçit vermiyor. Aradan bir yıl geçtikten sonra Moskova’da böyle birşey oldu. Dönemin Rusya Başkanı tankların üzerine çıktı. Bu resimler halkın demokrasiye abidevi bir özelliği gibi yıllarca anlatıldı.

Bundan bir yıl önce Türkiye’de yüzlerce, binlerce insan bunun için programlanmadığı halde bunun için eğitilmediği halde, müthiş bir destan yazdı. Bunları övünmeye hakkımız var, bununla hepimizin övünmeye hakkı var. Biz böyle bir millete mensubuz. meclisimiz bombalandı, İstiklal Savaşı’nı yapan meclisimiz, Özel Harekat bombalandı o özel Harekat ki terörle mücadelede destan yazmıştır. Üç, beş mensubu PKK tarafından şehit edildiğinde o teröristlere ödül verilen özel harekatta memleketin 50 kahraman evladı şehit edildi. Cumhurbaşkanımıza suikast düzenlenmek istendi. F16’ larla masum insanların üzerine ateş edildi. Bunları hatırlamak durumundayız. Başımızda nasıl büyük bir felaketin geçtiğini, ne tür bir ihanet yaşadığımızı hatırlamak zorundayız. Tabii ki bu ihaneti bertaraf edişimizi ve bunun şekliyle de övünmek zorundayız, buna da hakkımız var. Kahramanca bir destan yazıldı. Tabi hayat devam ediyor. 15 Temmuz olduğu gibi 16, 17, 18 Temmuz da var. Biz devletimizin milletimizin çabucak toplandığını, kurumlarımızın çabucak kendini inşa ettiğini, ekonomimizin sağlam tavırlarla temellerle yolumuza devam ettiğini mutlulukla görüyoruz. Tabii bu şartlarda devletin bazı tedbirler alıması gerekiyor. Olağanüstü hal ilan edildi devam ediyor çünkü devletimizin ve milletimizin karşısında kolay kolay rastlanmayacak kendine has gizli yöntemlerle çalışan bir örgüt var. Bu örgütle doğru şekilde mücadele edilmesi gerekiyor. Sık sık Türkiye’ye gidip gelen insanlarsınız. Olağanüstü hale rağmen günlük hayatta en ufak bir değişiklik yok. Kendi hayatını yaşayan kimseye zararı olmayan insanların günlük yaşamında hiçbir şey değişmedi. Dolayısıyla yapılmaya çalışılan bir takım propagandaların, karalama kampanyaların yersiz olduğunu vurgulamak lazım.

“TÜRK MİLLETİ İRADESİNİ KİMSEYE TESLİM ETMEDİ”
“Milletlerin hayatında yükselişler de düşüşlerde olabiliyor. Bunların hepsini iyi bilmek iyi anlatmak hesaplaşmak lazım. 15 Temmuz son derece dramatik bir gün. Dünyanın birçok yerinde 10 yıllara yayılan bir gelişmeyi biz 10 saatte yaşadık. Bunun analizini yapmak da kolay değil. Ama demokrasinin, demokrasi kelimesinin manasının da işaret ettiği üzere ki biliyorsunuz halkın idaresi demek, insanlığın bugüne kadar geldiği noktada keşke dediği en önemli idare şeklidir. Halkın iradesinin yönetimi yansıması. Ve gördük ki Türk milleti çok büyük bir demokratik olgunluğa sahiptir, iradesini kimseye teslim etmedi, elinde silahı dahi olsa. Bundan dolayı hepimiz gururluyuz ve her yıl bu sene ilk seneyi devriyesi bunu bir Demokrasi Bayramı olarak şehitleri anma vesilesi olarak hatırlamaya devam edeceğiz. Ben sıcağa rağmen Batı Trakya’nın birçok noktasından hemen hemen her yerinden soydaşlarımızın törene iştirak ettiğini görüyorum. Az önce müftülerinizin dualarında tekrar ettikleri gibi Allah bu millete bir daha böyle felaketler yaşatmasın. İnşallah hep birlikte geleceğe barış, huzur, ağız tadıyla yürüyüşümüze devam edeceğiz.”
Anma töreni katılımcıların konsoloslukta sergilenen “15 Temmuz Destanı” konulu resim sergisini ziyaret etmeleriyle sona erdi.

SELANİK BAŞKONSOLOSLUĞU

Selanik Başkonsolosluğu’nda düzenlenen törene ise Selanik Başkonsolosu Orhan Yalman Okan, MÜSİAD Balkan Başkanı Dr. Bilal Kara, Yunanistan Dışişleri Bakanlığı temsilcisi Dimitrios Papandreu, Rusya’nın Selanik Başkonsolosu Alexander Shcherbakov, Selanik Mitropolitliği temsilcisi Stefanos Tolios, merkezi Larisa’da bulunan SEERBRIG Komutanı Faruk Metin, THY Selanik Müdürü Utku Yazan, Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası Müdürü İhsan Delikanlı ve Makedonya-Trakya Müslümanları Eğitim ve Kültür Derneği Başkanı Osman İsmailoğlu’nun yanı sıra Selanik’teki Yunan ve Türk işadamları katıldı.

Başkonsolos Okan, 15 Temmuz’da yaşananları detaylı bir şekilde katılımcılara aktardı.



Kaynak: GÜNDEM
Ekleyen: HE
Sayı: 1018
Haber Arama  

© 2015 Site Sahibi Gündem Gazetesidir.
info@gundemgazetesi.com