17-02-2020
Disleksi
Okula yeni başlayan çocuklarda görülen okuma ve öğrenme zorluklarından biri de “disleksi” dir.

Genellikle ilkokulun ilk yıllarında ortaya çıkmaktadır. Zeka seviyesi ile de pek ilgisi yoktur. Hatta bazen zeka düzeyi yüksek olan çocuklarda da görülebilir. Disleksisi olan çocuklarda genellikle üstün bir yetenek vardır. Ancak önemli olan bu yeteneğin farkedilerek ortaya çıkartılması ve geliştirilebilmesidir.

Disleksili çocuklar, hecelemede, okumada, cümle kurmada, sayı ve harfleri telaffuz etmede zorlanırlar. Bu çocuklar yazılı derslerde başarısız, sözel derslerde başarılıdırlar. Genellikle yazarken ve okurken harfleri karıştırırlar, onları tam olarak belleyemezler: b – d, a – e, ı – i harflerinde olduğu gibi. Ya da 6 -9, 12 – 21 sayılarında olduğu gibi, sayıları karıştırırlar. Bu çocuklar, yazı yazarken sıkıntı yaşarlar. Bazen kalemi çok bastırır, bazen de hafifçe yazarlar. Yönleri karıştırırlar, ön – arka, içerisi – dışarısı gibi. Mesela, masanın üstündeki kalemi verir misin dendiğinde, masanın etrafına bakarlar. Zaman kavramları yoktur. Bu gün olanı, yarın olacakmış gibi anlatırlar. Kelimeleri anlatmakta, okudukları yazılı metni yorumlamakta zorlanırlar. Dikkatsiz davranışları vardır. Kemer ya da ayakkabı bağlarını bağlamakta zorlanırlar. Verilen talimatlardan sadece birini anlayıp yerine getirebilirler: “Pantolonunu çıkarıp, askıya asıp dolaba kaldır” denildiğinde sadece bunlardan birini yaparlar.
Eşyaların isimlerini söylemekte zorlanırlar. Bedenlerinin sağını solunu ayırd edemezler. Harfleri, şekilsiz ve karmaşık yazarlar.

Haftanın günlerini, ayları, alfabeyi v.s. düzgün bir şekilde öğrenemezler. Günlerden hangi günde olduğumuzu sorduğumuzda cevap veremezler. Saati kolay öğrenemezler. Doğum günlerinin tarihini hatırlayamazlar.
Bir yazıyı okurken kelimeleri atlar, ya da yeni kelimeler uydururlar. Okurken sıra atlar, ya da aynı sırayı tekrarlarlar. Uzun kelimeleri okurken zorlanırlar ve eksik okurlar. Çarpım tablosunu öğrenmekte zorlanırlar. Kelimeleri düz çizgiye yazamayarak alta üste geçirirler. Yazdıklarının anlamını anlayamazlar.

Bunlardan birkaçına çocuğumuzda rastladığımızda, onun disleksi problemiyle karşı karşıya olabileceğini düşünerek, bir uzmandan yardım almamız gerekir.
Öğretmenler de disleksinin özelliklerini tanıyabilmelidirler. Bu çocuklar sözlü derslerde başarılı oldukları için, öğretmenin onların eğitiminde bunu göz önünde bulundurması gerekir. Sınavlar da sözlü olarak yapılmalıdır.

Ailenin çocuğa yardımcı olabilmesi için, onunla birlikte şarkılar söylemeli, bazı eşyaları sıralayarak saymalı, günleri belleyebilmesi için her güne bir özellik belirleyerek öğretmeye çalışmalıdır.

Evde, sağ – sol, yukarı – aşağı, gibi kavramları öğretecek oyunlar oynanmalıdır. Bol bol tekerlemeler söylenmelidir. El becerilerinin geliştirilebilmesi için egzersizler yaptırılmalıdır.

Çocuğu eleştirmek yerine, onu becerebildiği şeylerle överek takdir etmek, çocuğun özgüvenini geliştirecektir. Ayrıca, çocuğun yeteneklerini keşfetmeye çalışıp, bunların geliştirilmesine yardımcı olunmalıdır.

Son olarak da, okullarımızda öğretmen ve okul aile birliklerinin öncülüğünde, gerek disleksi, gerekse diğer okuma ve öğrenme problemleri ile ilgili, uzmanların aileleri bilgilendirebileceği seminerlere yer verilmesi son derece yararlı olacaktır.

Güzel bir hafta geçirmeniz dileğiyle…
Haber Arama  

© 2015 Site Sahibi Gündem Gazetesidir.
info@gundemgazetesi.com