16-12-2019
Dünya İnsan Hakları Günü...
10 Aralık, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin doğum günü. Yani, “insan haklarının anayasası” olarak kabul edilen bildirinin 1948 yılında Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda kabul edildiği gün.

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, İkinci Dünya Savaşı sonrasında devletlerin, birey hak ve özgürlüklerini güvence altına alma isteğiyle ortaya çıktı. Bildirge, BM İnsan Hakları Komisyonu tarafından Haziran 1948’de hazırlandı; aynı yılın Aralık ayında da Genel Kurul’un Paris’te yapılan oturumunda kabul edildi.

10 Aralık tarihinin “Dünya İnsan Hakları Günü” olarak kutlanmasının sebebi işte bu.

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, insanın doğuştan sahip olduğu kişisel hak ve özgürlükleri tanımlıyor; her insanın yasa önünde eşit olduğunu, işkenceye, kötü muameleye ve onur kırıcı cezalara tabi tutulamayacağını ilan ediyor.

Irk, renk, din, cinsiyet, dil, siyasi veya diğer görüşler, ulusal veya sosyal köken, mülkiyet, doğum veya diğer statüler sebebiyle ayrım gözetmeksizin herkesin aynı insan haklarına sahip olduğunu ilan etmesi açısında bildirge tabii ki çok önemli.

Bir cihan savaşınının küllerinden doğan bu beyanname, günümüzde de yol gösterici işlevini sürdürüyor. Ancak dünya üzerinde insan hakları alanında yaşanan ihlallelere engel olmaya da tek başına yetemiyor.

İnsan hakları, günümüzün en önemli gündem maddelerinden birini oluşturmaya devam ediyor. Ülkeler bu konuda hala denetleniyor, eleştiriliyor, yapılan ayrımların ortadan kaldırılması için çabalar sarfediliyor.

Kaderin cilvesi mi desek, bilemedim… Bu yıl 10 Aralık’ta İnsan Hakları Günü kutlanırken, İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi’nin Nobel Edebiyat Ödülü’nü Bosna Hersek’te yaşanan soykırımı inkar eden ve her fırsatta eski Sırp lider Slobodan Milosevic’e duyduğu hayranlığı dile getiren Avusturyalı yazar Peter Handke’ye teslim etmesi hayret verici bir gelişme olarak karşımıza çıkıyor.
Bu durum, insanlığa hizmet edenleri ödüllendirmek amacını taşıyan bu prestijli ödüle de ister istemez gölge düşürüyor.

Kendi ülkemizde yaşananlara bir göz atacak olursak… Ne yazık ki insan hakları alanında Yunanistan’ın da dosyası bir hayli kabarık. Özellikle azınlıklara karşı yürütülen sistematik ayrımcılık ne yazık ki hala devam ediyor. Batı Trakya Türk Azınlığı’nın, temel insan hakları arasında yer alan eğitim, din ve vicdan hürriyeti, vatandaşlık hakkı gibi alanlardaki sıkıntıları sürüyor.

İskeçe Türk Birliği, Rodop İli Türk Kadınları Kültür Derneği, Evros Azınlık Gençleri Derneği’nin yanı sıra Makedon Kültür Evi’nin faaliyete geçmesine izin vermeyen Yunanistan, bu konuda var olan AİHM kararlarını görmezden gelmeye devam ediyor ve örgütlenme özgürlüğü alanında ciddi bir suç işliyor.

Üstelik, kendisine yöneltilen siyasi baskılara ne pahasına olursa olsun göğüs gererek ve bu durumun uluslararası kuruluşlar nezdinden siciline olumsuz yansımasını göze alarak.

Evet, insan hakları uluslararası ve ulusal yasalarla koruma altına alınıyor. Ancak buna rağmen uygulamada hala ciddi sancılar yaşanıyor.

Durum böyle olunca da insanın içinden İnsan Hakları Günü diye bir şey kutlamak gelmiyor…
Haber Arama  

© 2015 Site Sahibi Gündem Gazetesidir.
info@gundemgazetesi.com