Hülya Emin
Haftanın Yorumu
Yazarın Diğer Yazıları

14-03-2015
Sandık başına…

14-03-2015
Geri sayım başladı…

14-03-2015
Seçimlere doğru…

14-03-2015
Erken seçimlere marş marş!..

14-03-2015
Kayıp yılların ardından…

14-10-2020
Bizim bahçelerimiz hep boş!

İskeçe belediye başkan yardımcılarının eylül ayı sonunda Atina’ya yaptıkları ziyaret belki bir çoğunuzun dikkatinden kaçmıştır. Manolis Fanurakis ile Yannis Zerenidis’in yaptığı ziyaretten bahsediyorum.

İki belediye başkan yardımcısı, Atina’da Bina Altyapı A.Ş.’yi (Ktiriakes İpodomes) ziyaret ederek, İskeçe’deki anaokullarına gönderilmesi beklenen prefabrik sınıfların gecikme nedenini araştırdılar.

Atina’da ayrıca Eğitim Bakan Yardımcısı Sofia Zaharaki ile de görüştüler. Görüşmede, İskeçe belediyesinde yer alan okulların ihtiyaçları ele alındı. Hatta yeni okul binalarının yapımı değerlendirildi.

Konuyla ilgili yerel basında çıkan haberleri okuduğumda, ilk olarak aklıma İskeçe Azınlık Ortaokulu ve Lisesi’nin durumu geldi. Ve içimde iki ses konuşmaya başladı…

“Azınlık lisesinin durumu içler acısı. Sınıflara sınıf demek için bin şahit gerek. Atina’ya gitmişken azınlık lisesinin de prefabrik sınıflar beklediğini, yeni okul binasına ihtiyaç olduğunu, hatta bina sorununun ivedilikle çözülmesi gerektiğini de mutlaka yetkililere iletmişlerdir.”

“Yok canım daha neler… Bu kadar iyi niyetli olmanı gerektiren ne yaşadın ki yarım asırlık hayatında. Prefabrik sınıf için İskeçe Azınlık Ortaokulu ve Lisesi’nin yeni ek binasının bahçesi yerine, avuç içi kadar olan eski binanın bahçesinde inceleme yapan, ‘yanlış olmuş’ demekle yetinip yeniden inceleme yapmak için okula gitme zahmetine girmeyen İskeçe belediyesi yetkilileri değil miydi?”

Sizin anlayacağınız, bir yanım evrene olumlu mesajlar göndermekten yanaydı. Ama diğer yanım da “boş ümitlere kapılma” diyordu.

İskeçe’deki anaokulların ihtiyaçlarını karşılayacak 10 prefabrik sınıf ekim ayı başında bölgeye ulaştı. Sınıflar, anaokullarının bahçelerinde hazırlanan yerlere monte edildi ve 224 çocuğa hizmet vermek için hazırlandı.

Ne güzel…

Öte yandan, İskeçe Azınlık Lisesi ve Ortaokulu’nda eğitim gören yaklaşık 750 öğrenci nafile prefabrik sınıf bekliyor. Okul idaresinin, öğrenci ve velilerin bu konudaki talepleriyle ilgili en küçük bir gelişme haberi yok.

Sizin anlayacağınız, bizim okullarımızın bahçeleri bu yıl da boş kalmaya devam ediyor!

Azınlık okulunun içini görüp de bu durum karşısında duyarsız kalmak için vicdansız, duygusuz olmak gerek. Hiç kimsenin çocuğu böyle bir durumu hak etmiyor.

Aklıma gelmişken… Azınlık Lisesi’nin pandemi süresince kamu sağlığı için tehdit oluşturduğunu savunanların daha önceki yıllarda nerede olduğunu merak ediyorum. Azınlık Lisesi’ndeki içler acısı bu tablo yıllardır böyle. Hiç kimsenin de bu durum karşısında vicdanı sızlamıyor.

Anlamak mümkün değil… Neden azınlık olmanın bu kadar çok bedeli var ki? Eşit vatandaş olabilmenin, kendini çoğunluk insanı ile denk hissedebilmenin koşulu benliğini, kimliğini, kültürünü terk etmek mi?

Sonra da gelip bize yasalar önünde eşitlikten bahsediyorlar. Hangi eşitlik?

Azınlığı “tehdit” olarak algılayan zihniyetin değişmesi için devletin, siyasi yapının herşeyden önce bu hastalıklı düşünceden sıyrılması gerekiyor.

Rodop YDP Milletvekili Evripidis Stilyanidis, Trakya Kalkınma Komisyonu’nda Pontuslu Rumların konut kredilerini ödeyebilmesi için kolaylık gösterilmesini istiyor. Nedenini de açıklarken, bu insanları bölgenin demografik yapısını koruyan bir kalkan olarak gösteriyor.

Azınlık insanına “demografik yapıyı bozan unsur” olarak bakılmaya devam edildiği sürece bir arpa boyu yol katedilmez buralarda. Kalkınma komisyonları kurarak değil, zihniyet, algı değiştirerek işe başlamak gerek…

Haber Arama  

© 2015 Site Sahibi Gündem Gazetesidir.
info@gundemgazetesi.com