Necmi Hasanoğlu
OKU-YORUM
Yazarın Diğer Yazıları

14-06-2016
Çağrı

05-01-2016
Yüzyıl önce

14-12-2015
“Trakya’nın Serserileri”

12-10-2015
SYRİZA KİMİ TEMSİL EDİYOR?

05-10-2015
Çaresizliğin öğrenilebilirliği

04-07-2015
EVET Mİ HAYIR MI?

29-06-2015
Ve kale düştü...

21-06-2015
GREXIT Mİ YOKSA KÖPRÜDEN ÖNCE SON ÇIKIŞ MI?

20-05-2015
FUEN

20-05-2015
TUZ RUHU

29-04-2015
RUHLU - RUHSUZ

29-04-2015
Ruh...

14-03-2015
HALK SONUÇ BEKLİYOR

14-03-2015
HALEP ORDAYSA ARŞIN BURDA

14-03-2015
26 OCAK SABAHI

14-03-2015
DEMOKLES’İN KILICI

20-05-2015
TUZ RUHU
Anlaşılan o ki denize düşenler Çipras’a sarıldı. Yunanistan’da halkın mali krizle girdiği karanlık tünelden çıkışta ışık olarak gördüğü ve özgüveni yüksek, prensip sahibi, kimseye eyvallah etmeyen “tiplerin pazarlamasına” kandırıldığı daha net olarak ortaya çıkmaya başlamış görünüyor.

Başbakan Çipras, bir algı satınalması sonucu seçimlerden “geliyorum diyen” bir zaferle çıkmasının ardından kurduğu koalisyonla daha birinci adımda “algı yanılgısının” ne demek olduğunu hatırlattı seçmenlerine.

İdeolojik hiçbir bağı olmasa da “dışa bağlı olmayacak” ve “borç boyunduruğundan” ülkeyi kurtaracak bir “havaya” seçmen inanılmaz bir kredi açtı. Hatta, ülkedeki bu havadan bilistifade türeyen sözde “bağımsızlar” ile koalisyonu bile sindirir göründü.

Ama nafile.. Çipras’ın ufak ufak geri adım atma ve kendi başarısızlıklarını başkalarına yükleme anlamına gelen açıklamalarını gördükçe halkın hayal kırıklığını anlamaya başlamalı. Çipras, Avrupa Merkez Bankası yöneticilerinin kendilerini kandırdıklarından başlayarak, eurodan ayrılmanın sözkonusu olmayacağına ve tabii “özelleştirmelere dönülebileceğine” dair açıklamalarıyla “beyaz bayrak” çekerken dostlar alış verişte görsün misali bir de referandum resti çekmekte.

Adama sorarlar neyin referandumu olacak bu diye. Pazarlanan algıda satın alınan “prensipli lider” olmak; koalisyondan kurtulmak ve tek başına “iktidar” olabilmek için kuru sıkı referandum lafları yerine adam gibi erken seçim mertliğini seçmeli. Ama vaatlerinin arkasında durmak şartıyla.

Sözde “bağımsızlar”, adam gibi ülke yönetmek endişesi bir yana hangi ülkede yaşadıklarının bile farkında olmayarak hükümetin kamburunu oluşturuyor. Panos Kammenos’un -artık tabanı demek zorundayız- seçmenlerine pazarlama ihtiyacı duyduğu sözde vatanperver ifadeler bir şova dönüşmüş ve soğuk savaş öncesinin soğuk esprileri kabilinden karşılanır olmuştur.

Kardak konusunda, Kıbrıs konusunda açıklamalarıyla “ilgi çekme” sevdasındaki politikacının anavatanımız Türkiye’nin Atina Büyükelçisi tarafından kendisine iletilen “nezaketen davete” bile verdiği cevap “sığlığın dibini” bulmuş görünüyor.
Bir de Kammenos’a eklemlenme hevesine kapılmış olanlar var. Bunlardan biri de maalesef hemşehrimiz Rodop YDP milletvekili Evripidis Stilyanidis. Hangi akla hizmetse Stilyanidis, Kammenos’u ziyaret etmiş ve Şapçı bölgesine Acemi Asker Eğitim Merkezi kurulmasını istemiş. Körlerle sağırlar birbirini ağırlar misali Kammenos da bu teklifin “yerinde” olduğunu belirtmiş.

Yani Allah akıl fikir versin demekten başka bir şey gelmiyor insanın aklına. Ülkenin mali krize girmesinde önemli payın “üretilen savunma ihtiyaçları algısı” bağlamında yapılan aşırı savunma harcamaları olduğunu çocuklar bile biliyor. Silah tüccarları ülkenin bu borçlu ve buhranlı döneminde bile ilave borç karşılığı silah satmaya kalkmadılar mı?

Hadi onlar kendi ülkelerinin gelirini arttırmayı, istihdam imkanlarını vatandaşları açısından sürdürmeyi hedefliyorlar ve bir kılıf uydurup satış yapmak istiyorlar. Ya Atina’dakiler ülkenin kaynaklarını kimin çıkarlarını korumak için silaha aktarıyorlardı?

Seçimlerde Müslüman hemşehrilerinden de oy isteyen Stilyanidis’in bölgede “askeri eğitim merkezi” kurma ihtiyacını neden duyduğunu da bilebilmek çok zor. Soğuk savaş döneminde yığma askerlerin bölgeye getirilerek “emir komuta zinciri içerisinde” oy kullandırıldıklarını hatırlayanlarımız kaldı mı bilinmez. Stilyanidis’in gelecek seçimlerde oy ihtiyacından mütevellid bir politika takip ettiğini düşünmek istemiyoruz.

Bölgeden enerji boru hatlarının geçmesiyle bir refahın da gelmesinin beklendiği, Bulgaristan ile kara ulaşımının açılması ile bu refaha ilave kaynakların yaratılmasının beklendiği bir ortamda Paskalya’da Müslüman köyünde ayin yapmak, askeri eğitim merkezi açmak istemek hangi akla hizmettir?

Bu nasıl bir özgüvensizliktir? Nasıl bir ruh halidir?
Haber Arama  

© 2015 Site Sahibi Gündem Gazetesidir.
info@gundemgazetesi.com