28-07-2015
EKİNOKOK ENFEKSİYONU-KİST HİDATİKLER
Merhaba sevgili Gündem Gazetesi okurları,

Bu haftaki konumuzu yine bir zoonoz ve de insan yaşamını tehdit etmeyi sürdüren bir hastalık olan ekinikok enfeksiyonuna ayırdık. Ekinokok hastalığı yada kist hidatikler ve yahutta halk tabiriyle köpek hastalığı nasıl bir hastalıktır? Nasıl bulaşır? Ekinokoktan korunma yolları ve yapılması gerekenler nelerdir?
Kısacası bu sorularımıza yanıt arayalım:

Echinococcus granulosus denen tenya ailesinden bu asalağın yumurta evresinde insan vücuduna girmesi, daha sonra yaşam çevrimini sürdürerek değişik organlar¬da bir ya da daha çok kistin gelişmesiy¬le ortaya çıkan bir hastalıktır.

Karaci¬ğer, ekinokok kistlerinin en çok rastlan¬dığı organdır.

Ekinokokun yaşam döngüsü

Ekinokok erişkin evrede genellikle kö¬peklerin bağırsağında bulunur. Uzunlu¬ğu ortalama 0,5 cm kadardır. Çoğu za¬man yüzlerce ya da binlercesi birden köpeğin bağırsak duvarına sıkıca tutun¬muş olarak yaşar. Baş bölümünde dört vantuz (çekmen) ve iki sıra halinde çengeller vardır. Bu tutunma organları aracılığıyla bağırsak duvarına kolayca yapışırlar. Erişkin evredeki ekinokok son halkasındaki yumurtaları köpeğin dışkılaması esnasında dış ortama yayar. Toprakta, suda ve bitkiler üstünde haftalarca canlılığını yitirmeyen ekinokok yumurtaları koyun, sığır ve insan gibi ara konakçılara ağız yoluyla bulaşır. Ara konakçının midesindeki asit salgısı yumurtanın kabuğunu eritir ve larva açığa çıkar. Mide ve bağırsak duvarını delen larvalar kısa bir yolculuktan sonra en çok sevdiği organ olan karaciğer ve akciğere ulaşarak kist hidatik diye adlandırdığımız su keselerini oluştururlar.

Kesilen hayvanlarda ekinokok en¬feksiyonu varsa karaciğer ve akciğerle¬rin kistlerle dolu olduğu açıkça görülür. Köpekler atılan hasta organlan yerse kistleri de sindirim sistemlerine almış olur. Köpeğin bağırsaklarında açığa çı¬kan ekinokok gelişerek erişkin biçimini alır. Ama bu bulaşma köpekte çok sey¬rek görülen ishal dışında bir bozukluğa yol açmaz. Ara konakçının insan olması durumunda vü¬cutta gelişen kistlerin sayısına, yerine ve büyüklüğüne göre değişen ağırlıkta ekinokok enfeksiyonları ortaya çıkabilmektedir.

Bulaşma yolları

Ekinokok enfeksiyonlarının özellikle ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalı bölgelerde daha yaygın olmasının nede¬ni, giriş bölümünde verilen bilgilerden kolayca anlaşılabilir.Çoban ve köylüler kist hidatikli ko¬yun organlarını yiyerek ekinokok taşı-yıcısı duruma gelen köpeklerle yakın ilişki içindedir. Bu durum ekinokokla¬nn insanlara bulaşma olasılığım artırır. Kirli suların içilmesi, üstünde yumurta¬ların bulunduğu ve yeterince yıkanma¬mış meyve ya da sebzelerin yenmesi başlıca bulaşma yollandır. Ama çoban¬lar ve hayvan bakıcılannın bazı alışkan¬lıklarından kaynaklanan bir başka bu¬laşma yolu daha vardır. Yumurtayla do¬lu proglotitlerden bin köpeğin makat bölgesine takılarak şiddetli kaşıntıya neden olur ve hayvan bu rahatsızlık ve¬rici durumdan kurtulmak için burnunu anüsüne sürterek kaşır. Kaşıma sırasın¬da asalaklar makat bölgesinden burna geçer. Böylece köpek sahiplen arasında oldukça yaygın görülen köpeğin burnu¬nu öpme, el ve yüzü yalamasına izin verme ya da insanların tabağından ye¬mek yedirme alışkanlıklan bilinçsizce bir bulaşma yoluna dönüşür.

Hastalığın belirtileri kistin büyüklüğü, karaciğerde yerleştiği bölge, büyüklüğü, içindeki parazit yavrularının canlı olup olmaması ve iltihaplı olup-olmamasına bağlı olarak değişir. En sık karşılaşılan şikayetler karın ağrısı, bulantı, kusma, şişkinlik, sarılık, zayıflama ve ateştir. Bazı hastalar karında ele gelen şişlik nedeni ile de başvurabilir.

Hastalıkta tedavi yöntemi cerrahidir. Yani kist hidatik teşhisi konulan kişinin mutlaka ameliyat edilmesi ve kistin bulunduğu yerden, suyunun patlatılmadan yerinden alınması gerekir.

Yaşamımızı tehdit eden bu zoonozdan korunma, çok sevdiğimiz dostlarımız olan köpeklerimize periodik olarak, veteriner hekiminizin önerileri doğrultusunda, özellikle praziquantel içerikli haplar vermekle olmaktadır . Böylelikle hem köpeğimiz iç parazitlerinden arınarak sağlıklı olacak, hemde bizlere hastalık bulaştırma riski yok olacaktır. Ancak etrafta başıboş ve hap verilmemiş bir çok köpeğin serbestçe dolaştığını hiçbir zaman unutmamak, sebze ve meyvelerin bol suyla yıkandıktan sonra tüketilmeleri gerekir.

Hepinize sağlıklı günler diliyorum…
Haber Arama  

© 2015 Site Sahibi Gündem Gazetesidir.
info@gundemgazetesi.com