14-03-2015
Erken seçim ve azınlık
Ülke erken seçime gidiyor. 2012 yılı Haziran ayında göreve gelen YDP – PASOK – DİMAR koalisyon hükümeti, DİMAR’ın hükümetten ayrılmasıyla, iki partili koalisyon göreve devam etti. Troyka ile yapılan memorandumu hayata geçirme ve ülkedeki sosyal hayatı tamamen değiştiren politikaları uygulamaya koyma göreviyle işbaşı yapan sözkonusu hükümeti oluşturan partiler, Yunanistan’ı memoranduma sokan iki büyük partiden oluşuyordu. Ülkeyi memoranduma mecbur eden partiler, memorandumu da uygulayan partiler oldu.

SİRİZA’dan koparak, siyasi yelpazenin daha ortasında yer alan DİMAR ise bir süre sonra koalisyon hükümetinden ayrılmak zorunda kaldı. Bu süreç DİMAR için bir yokuş aşağı yolculuğu da başlatmış oldu. DİMAR bugün (en azından partinin büyük bölümü) koptuğu yuvaya dönmek üzere. Hatta DİMAR’ın başkanı Fotis Kuvelis’in ismi 25 Ocak sonrası Cumhurbaşkanı adayı olarak geçiyor. Bekleyip göreceğiz.
Memorandumun imzalandığı ve Troyka’lı dönemin başladığı 2010 yılından 2012 yılına kadar çalkantılı ve olağanüstü dönemin geri döndüğüne dair emareler var. Bir erken seçim, felaket senaryolarının geri dönmesine ve kaos söylentilerinin yeniden gündeme gelmesine yetti. Bu senaryoların gerçek mi yoksa suni ve sanal mı olduğunu hep beraber göreceğiz. Ancak olağanüstü önlemlerin geçebilmesi ve kabul görebilmesi için, korku ve panik yaratan tezlerin gerekliliği bir gerçektir.
Meclis yeni Cumhurbaşkanını seçemeyince ikibuçuk yıllık Samaras hükümeti de düşmüş oldu. 25 Ocak’ta vatandaş sandığa gidiyor. Erken seçim çok kısa bir zamanda yapılacak. 25 günlük bir süre, seçim dönemi için oldukça kısa. Ama öyle anlaşılıyor ki, “erken seçim olmayacak” diyen Başbakan Samaras bile seçime hazırlanmış.

Kendi kaynaklarıyla yetinemeyen ve yıllarca taşıma suyla değirmenini döndüren Yunanistan’ın, Avrupa Birliği olmadan, Troyka olmadan, Uluslararası Para Fonu olmadan ve bunların para desteği olmadan, nasıl bir strateji geliştirebileceği, bunu başarıp başaramayacağı sorun işareti.

Erken seçimi Batı Trakya Türk azınlığı açısından değerlendirecek olursak neler söylememiz gerekiyor? Seçim deyince azınlığın amacı nedir? Sadece milletvekili seçmek ve bu kişi veya kişileri Atina’dan meclise göndermek midir sadece?

Azınlığın seçimdeki amacı temsil gücünü nicelikten çok nitelik olarak arttırıp, sesini duyurmak ve sorunlarını çözebilmek için strateji oluşturmak, bir yol haritası çizmek olmalıdır. Batı Trakya Türk azınlığı, seçimlere sadece “seçmek” penceresinden değil, “sorunlara çözüm getirebilmek amacıyla yürütülecek süreç” penceresinden bakmak zorundadır. Aksi halde bütün olay, seçim öncesi dönemde azınlık kendi arasında yaptığı “sohbet” ve “dedikodu”dan ibaret oluyor. Azınlık toplumu sadece kendi temsilcilerini seçmek ve parlamentoya göndermekle yetinmemelidir. Azınlığın vatandaşlık haklarının yanısıra, kollektif hakları alanında yaşanan haksızlıkları gidermek, sorunların çözümüne yönelik politikaları üretmek ve haklarının iadesi için uğraş vermek, seçilecek vekillerin asli görevi olmalıdır. Bu anlamda azınlığın oyuna talip olan ve onu temsil etmek isteyen siyasiler kadar, azınlık toplumunun ve kurumlarının da sorumluluğu ve yükümlülüğü vardır.
Bu noktada azınlığı bir çok kez oy deposu olarak gören, somut şeyler söylemeden, birkaç gülücükle azınlığın sempatisini ve oylarını kazanmaya çalışan siyasi partilerden beklentimizi de dile getirmek isterim. Azınlığın oylarına talip olan, “güçlü” adaylar veya azınlığın gözüne hoş gelen birkaç hareketle binlerce oyu hanesine yazdırmak isteyen siyasi partilerin, yıllarca çözüm bekleyen azınlık sorunları hakkındaki görüşleri nedir? Örneğin oylarımıza talip olan partilerin “240 İmam Yasası” hakkındaki fikri nedir? Bu antidemokratik uygulamayı iptal edeceğini söyleyen, azınlığın bu konudaki görüşüne saygı duyan, beklentisine cevap verebilecek siyasi parti var mı?
Azınlığın eğitim alanındaki demokratik taleplerine olumlu yanıt veren ve bunu seçim öncesinde samimi bir şekilde dile getiren parti var mı? Örneğin azınlığın Türkçe – Yunanca eğitim verecek anaokulları talebine olumlu yanıt veren siyasi parti var mı?
Azınlık dernekleriyle ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarını uygulayabilecek parti var mı? Azınlığın ekonomik çıkmazına cevap verebilecek siyasi parti var mı? Yoksa tüm bu partiler Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı’nı ve onun taleplerini “anlamsız” , “önemsiz” ve “tehlikeli” mi görüyor? Umarım bu seçim döneminde bu sorulara bir nebze de olsa cevap verebilecek siyasi parti çıkar.
Haber Arama  

© 2015 Site Sahibi Gündem Gazetesidir.
info@gundemgazetesi.com