23-03-2015
BİR AVUÇ TOPRAK
Milyonlarca yıldır nice hayatlar fışkırdı bir karış topraktan. Birbirinden dağlar kadar farklı nice ağaçlara, nice çiçeklere beşiklik etti bu toprak.
Birkaç gramlık bir çekirdek, büyür ve yüzlerce kiloluk ağaç olur. Toprak, Rabbinin emriyle binlerce çiçeği ve binlerce yaprağı besler. Fakat topraktan bir şey eksilmez. Hepsinin rızkı, onları besleyenin rahmet hazinelerinden gelir.
Her şey toprağın altına girince belirlemeye başladı. Onlardan kimi eflâtun rengi çiçekler açtı, kiminden dağ gibi ağaçlar çıktı. Hepsinin de şekli, rengi, yapısı, deseni farklı farklıydı
Dağ gibi ağaçlar da farklı meyveler verdi. Şekli farklı meyveler verdi.
Toprağa cansız giren ondan canlı çıktı. Oysa toprakta hayattan en küçük bir eser yoktu. Toprağa bir iki gramlık bir tohum girdi, ondan tonlarca meyve çıktı. Toprağa renksiz ve şekilsiz bir tohum girdi, ondan metrelerce yapraklar ve çiçekler dokundu, herbirinin üzerine renk renk nakışlar işlendi.
Âdeta bir gramlık iplikten, koca bir fabrikanın mahsulatını çıkardı bir avuç toprak, üstelik her köşesini inceden inceye işledi.
Toprak mı işledi gerçekten bu nakışları? Toprak mı çıkardı bütün bunları bir tanecik tohumdan?
“Tohumda bitkinin programı yazılı” diyenler, söyleyin:
Kim yazdı koca bir ağacın programını en ince ayrıntısına kadar bir tohumun içine? Sonra kim okuttu programı şuursuz toprağa? Okutmakla kalmayıp, kim diriltti cansız tohumu?
Gökten yağmuru kim indirdi, uzaydan güneşi kim gönderdi?
Bir avuç toprakta binlerce sanat eserini kim sergiledi? Bir gramlık tohumla binlerce canlıyı kim doyurdu?
Bunun cevabını hep birlikte Kur’an’dan dinleyelim
“Gökten su indiren de O’dur. Bitki olarak yetişen her şeyi Biz o suyla çıkardık; sonra da ondan yeşillikler çıkardık. Ondan da üst üste dizilmiş daneler çıkarırız. Hurma ağacının tomurcuğundan sarkan salkımlar, üzümlerden bağlar çıkarır, zeytin ve nar bitiririz ki, onlardan bir kısmının ağaçları birbirine benzer, meyveleri ise farklıdır. Onlardan her birinin, bir meyve verdiği zamanki ham haline bakın, bir de olgun haline. Şüphesiz bunda, iman eden bir topluluk için deliller vardır.” En’âm s., 99
Birbirinden lezzetli meyveler, insan vücudunun ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineralleri içeren çok faydalı sebzeler, mis gibi kokan renk renk çiçekler, göz alabildiğine uzanan eşsiz güzellikteki ağaçlarla dolu bahçeler...
Bu renkli, güzel kokulu, besleyici özelliklere sahip olan bu nimetler kapkara topraktan filizlenmekte, katı bir tohumun içinden çıkmaktadır. Ayrıca aynı toprakta yetişip aynı su ile sulanmalarına rağmen çok farklı besin değerlerine, vitamin ve mineral içeriklerine sahiptirler. Yalnızca bunu düşünmek bile Allah’ın yaratışındaki kusursuzluğu kavramak için yeterlidir. Bu gerçek, Kuran’da şöyle bildirilmiştir:
“Yeryüzünde birbirine yakın komşu kıtalar vardır; üzüm bağları, ekinler, çatallı ve çatalsız hurmalıklar da vardır ki, bunlar aynı su ile sulanır; ama ürünlerinde (ki verimde ve lezzette) bazısını bazısına üstün kılıyoruz. Şüphesiz bunda aklını kullanan bir topluluk için gerçekten ayetler vardır.” (Rad Suresi, 4)
Bir bitkinin gelişmesi için gerekli elementlerin sayısı 16 civarındadır. Bitkiler bunlardan bir kısmını havadan (karbondioksit, hidrojen, oksijen) bir kısmını da topraktan alırlar. Topraktan alınan elementler, havadan alınanlara göre çok daha az olmalarına rağmen bir tanesinin bile yokluğu veya eksik alınması bitkinin gelişmesini son derece olumsuz etkilemektedir.
Hiç kuşkusuz ki, dilediği her şeyi dilediği anda ve benzersiz bir şekilde yaratan Yüce Allah, bir avuç toprakta bile bize Kendi varlığının ve benzersiz yaratışının delillerini göstermektedir. Haşr Suresi’nde buyrulduğu gibi, Yüce Allah her şeyi en güzel şekilde yaratmaktadır:

“O Allah ki, yaratandır, (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir, ‘şekil ve suret’ verendir. En güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O’nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir.” (Haşr Suresi, 24)
Haber Arama  

© 2015 Site Sahibi Gündem Gazetesidir.
info@gundemgazetesi.com