01-03-2025
Bölge ekonomisi nereye gidiyor?
Rodop Esnaf ve Sanatkarlar Odası Yönetim Kurulu Üyesi, ekonomist Barış Mustafa, bölge esnafının sorunlarını ve mevcut ekonomik şarları GÜNDEM’e değerlendirdi.

Rodop Esnaf ve Sanatkarlar Odası Yönetim Kurulu Üyesi, ekonomist Barış Mustafa, bölge esnafının sorunlarını ve mevcut ekonomik şarları GÜNDEM’e değerlendirdi.
Barış Mustafa, son aylarda Gümülcine’de ve Rodop ilinde bazı işyeri ve mağazaların kapanmasının bölge ekonomisi için endişe verici olduğunu söyledi. Mustafa, ülkede 2010 yılından sonra yaşanan büyük ekonomik krizin etkilerinin tam anlamıyla aşılmadığını vurguladı. Ekonomide görülen toparlanmaya rağmen bunun esnafa yansımasının çok yavaş olduğunu söyleyen Barış Mustafa, “Ne yazık ki büyük krizin etkilerinden kurtulduğumuzu söylemek çok zor. Her ne kadar rakamlarda iyileşme ve toparlanma olsa da bu gerçek hayata yansımıyor.” dedi.
“EKONOMİ, KRİZ ÖNCESİ DÖNEME HALA DÖNMÜŞ DEĞİL”
Ekonomist Barış Mustafa şöyle konuştu: “Yunanistan genelinde ekonomi, 2010’lu yıllardaki mali krizden sonra toparlanma sürecine girmiştir. Özellikle 2017’den itibaren ekonomide büyüme eğilimi gözlemlenmiş ve 2023 yılında Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) 222,7 milyar euro olarak kaydedilmiştir. İşsizlik oranı da 2013’teki %27,3 seviyesinden 2023’te %11,4’e düşmüştür. Ancak bu genel iyileşmeye rağmen Yunanistan’da yaşam maliyeti hala çok yüksektir. Vatandaşın alım gücü hala kriz öncesi döneme dönmemiştir. Tüm iyileşmelere rağmen, krizden tam olarak kurtulduğumuzu söylemek çok zor. Vatandaşın alım gücü hala düşük. Bu durum, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeleri olumsuz etkilemektedir.”
“SON DÖNEMDE KAPANAN DÜKKANLAR ARTTI”
Son dönemde Gümülcine şehrinde ve tüm Rodop ilinde bazı işyerleri ve mağazaların ve küçük dükkanların kepenk indirmek zorunda kaldığının gözlemlendiğini belirten Barış Mustafa, bu durumun son altı ay, hatta bir yıl içinde hissedilir hale geldiğini vurguladı.
Mustafa şöyle konuştu: “Son dönemde Gümülcine şehrinde kapanan dükkanlar ve işyerleri var. Bu sorun sadece Gümülcine’yle de sınırlı değil. Komşu illerde de aynı durum sözkonusu. Özellikle bazı zincir mağazaların şehrimizdeki şubeleri kepenk indirdi. Bunun yanı sıra özellikle tekstil ve ayakkabı sektöründe faaliyet gösteren bazı işyerlerinin art arda kapandığına şahit oluyoruz. Peki bu üzücü durum neden var? Ekonomik kriz geri mi döndü? Krizden çıktığımızı söyleyen bir çok insan var. Ekonominin yeniden büyümeye başladığını söyleyenler var. Bir toparlanmanın yaşandığını savunanlar var. Peki durum böyleyken dükkanlar neden kapanıyor? İşyerleri neden kepenk indiriyor? Bunun birkaç cevabı var. Öncelikle bu duruma neden olan unsurlardan biri internet satışları. İnternetten yapılan satışlar pandemi döneminde çok arttı. Son bir – iki yılda da iyice hız kazandı. Özellikle genç nüfus artık alışverişini internet aracılığıyla yapıyor. Dikkat ederseniz şehrin bazı yerlerine posta kutuları gibi sistemler monte edildi. İnternetten siparişinizi veriyorsunuz ve ödemesini yaptığınız paket birkaç günde posta kutusu gibi olan o kutulara geliyor. Siz de gidip paketinizi alıyorsunuz. Ne herhangi bir dükkana, bir mağazaya giriyorsunuz, ne de bir satıcıyla veya dükkan sahibiyle, tezgahtarla falan muhatap oluyorsunuz. Yeni sistem bu. Ve bu yeni sistem en çok tekstil mağazalarını, ayakkabı mağazalarını etkiledi. İşçi çalıştıran, masrafları kabarık olan mağazalar artık bu yeni durum karşısında dayanamıyor. Ve art arda dükkanlar kapanıyor. Çünkü bu sektörde faaliyet gösteren mağazaların müşteri sayısı giderek azalıyor. Dolayısyla zaten yüksek olan masrafları karşılamakta zorlanan işyerleri çareyi kepenk indirmekte görüyor. Esnaf açısından değerlendirdiğimizde üzücü durumun bir numaralı sebebi bu. Bunun yanı sıra son dönemde işyerlerinin kira bedellerinde fahiş bir artış var. Kira artışları mevcut ekonomik durum ve şartlarla açıklanabilecek bir seviyede değil. Dolayısıyla kira bedelleri de işyerleri ve mağazaların durumunu daha da ağırlaştırıyor. Bir de tabi özellikle bazı işyerleri için elektrik faturaları çok ağır. Faturalarda yapılan değişikliklerden bazı dükkanlar çok olumsuz etkilendi. Tüm bu etkenleri yan yana koyduğunuzda mağaza ve işyerleri için olumsuz bir ortamın oluştuğunu göreceksiniz. Bu da ne yazık ki piyasaya negatif bir şekilde yansıyor ve çok sayıda dükkan kepenk indiriyor. Bölge ekonomisi için olumsuz bir durum. Devam etmesi halinde ciddi sonuçları olacak bir durumla karşı karşıyayız. Özellikle internet satışlarının, bildiğimiz klasik anlamda tekstil, konfeksiyon ve ayakkabı sektörünü çok kötü etkilediğini söylemek zorundayız. Eğer bu küçük işletmeler kapanmasın isteniyorsa o zaman hükümet bir çare düşünmek zorundadır.”
“VERGİ BEYANNAMELERİ ZAMANINDA YAPILMAZSA CİDDİ CEZALARI OLACAK”
Vergi beyannamaleri konusuna da değinen Esnaf ve Sanatkarlar Odası Yönetim Kurulu Üyesi Barış Mustafa, “Bu konu da bildiğiniz gibi belli bir standart ve sisteme oturmuş değil. Geçmiş yıllarda vergi beyannameleri tarihleri hep değişti veya uzatıldı. Hatta bazı yıllarda birkaç kez uzatıldı. Bu tarihleri de şimdi artık bir döneme oturtmaya çalışıyorlar. Şu anda konuşulan tarih mart ile haziran ayları arasında yapılacağı yönünde. Esnafımıza söylemek istediğim en önemli konu bu belirlenen tarihler arasında vergi beyannamelerini mutlaka yapmalarıdır. Hatta ne kadar erken yapabilirlerse o kadar iyi. Çünkü vergi beyannamelerini ne kadar erken yapabilirlerse o kadar yüksek oranda indirim alacaklar. Bunun altını çizmek istiyorum. Eğer öngörülen tarihlerde beyanname yapılmazsa, daha sonra vergi beyannamesi yapma imkanı da olmayacak. Doğrudan ceza gelecek. Artık cezalarda küçük değil, çok ciddi cezalar olacak. Tüm buna esnafımızın dikkat etmesi gerekiyor. Tarihleri çok iyi öğrensinler ve işleri şansa bırakmasınlar.” dedi.
“BULGARİSTAN’A GEÇİŞLERİN ARTMASININ BÖLGEMİZE SINIRLI DA OLSA ETKİSİ VAR”
1 Ocak 2025 tarihinden itibaren Bulgaristan’ın Schengen bölgesine dahil olmasıyla birlikte Yunanistan’dan Bulgaristan’a geçişlerde pasaporta gerek kalmadığını hatırlatan Barış Mustafa, bu durumun da bölge ekonomisine sınırlı da olsa bir etkisi olduğunu söyledi.
Mustafa, “Artık Yunanistan vatandaşları Gümülcine’den İskeçe’ye gider gibi Bulgaristan’a gidiyor. Pasaport ve gümrük olayı artık yok. 1 Ocak’tan bu yana böyle. Bu durum Gümülcine, İskeçe gibi şehirlerden Bulgaristan’a gidiş – gelişlerin artmasına neden oldu. Özellikle benzin doldurmak için Bulgaristan’a giden insanlarımız var. Oraya gitmişken markete de gidip alışveriş yapayım diyenler var. Bu durumun bölgemizin veya şehrimizin ekonomisine sınırlı da olsa bir etkisi var. Özellikle akaryakıt konusunda. Ancak çok büyük bir etkiden, değişiklikten bahsetmek mümkün değil. Tabii yaz aylarında da tam tersi bir durum var. Binlerce Bulgaristan vatandaşı bölgemize geliyor. Gerek bölgemizin sahil şeridine geliyor, gerekse Halkidiki, Selanik, Taşöz gibi bölgelere gidiyor. Biz de Gümülcine olarak bu turistleri şehrimize çekebilmek adına pek bir şey yapmıyoruz. Ama yapmalıyız. Binlerce insan yanıbaşımızdan geçiyorsa ve biz de bu kişileri buraya çekemiyorsak o zaman bizde bir eksiklik var demektir.” diye konuştu.
“KLASİK ANLAMDA BİLDİĞİMİZ ESNAFLIK ARTIK HIZLI BİR ŞEKİLDE DEĞİŞİYOR”
Bölge esnafının ekonomik sorun yaşamaya devam ettiğini anlatan Barış Mustafa, özellikle elektrik, kira, sigorta primleri ve esnafın diğer giderleriyle ilgili olarak devletten bazı önlemler almasını beklediğini ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı: “2010 yılında başlayan ekonomik krizden tamamen kurtulduk, etkilerinden kurtulduk demeyi çok isterdim. Artık psikolojik olarak olsa dahi farklı bir döneme girmiş bulunuyoruz. Ancak bu durum, ekonomik krizin olumsuz etkilerinden kurtulduk anlamına gelmiyor. Böyle bir algı yaratılmış olması da bence yanlış. Ne yazık ki esnaf değişen koşullardan olumsuz etkileniyor. Yeni teknolojileri takip edemeyen esnaf zamanla kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. Bu bazı bölgelerde daha yavaş yaşanıyor olabilir. Ama bazı bölgelerde de daha hızlı oluyor. İnternet olayı esnaflığı da değiştiriyor. Genç nesiller çok farklı hareket ediyor. Bildiğimiz klasik anlamda esnaf daha ne kadar devam eder veya ne kadar yaşar bilemiyoruz. Ama her ihtimale açık olmamız şart. Değişim o kadar hızlı yaşanıyor ki bazen bu hızı anlayamıyoruz.”