28-03-2025
Müftü Mustafa Trampa’dan Ramazan Bayramı mesajı
Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa, Ramazan Bayramı nedeniyle bir mesaj yayımladı.

Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa, Ramazan Bayramı nedeniyle bir mesaj yayımladı.
Müftü Trampa’nın bayram mesajı şöyle:
“Muhterem Müslüman Türk Kardeşlerim,
Bizleri bir Ramazan Bayramına daha eriştiren Rabbimize sonsuz hamd-ü senalar olsun! Bayramları neşe ve sevinç günleri olarak ilan eden Efendimize sonsuz salât ve selam olsun!
Kur’an-ı Kerim’in nazil olduğu, Hazreti Muhammed’e peygamberliğin verildiği, insanlığın kötü gidişatının tersine döndüğü; on bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’i uğurlamanın hüznünü, oruçlarımızı tuttuğumuzdan dolayı bayramı hak etmiş olmanın sevincini birlikte yaşıyoruz.
Aziz Kardeşlerim,
Mü’min gönüllerin ibadet coşkusuyla şenlendiği bu rahmet mevsimi, hayatlarımızda birçok olumlu değişiklikler meydana getirdi. Bize, birçok güzellik kazandırdı. Gelin, Ramazan-ı Şerif’in bize kazandırdıklarını şöyle bir hatırlayalım. Hatırlayalım ki gelecek Ramazan’a kadar o güzellikleri muhafaza edebilelim.
1- Ramazan bize kulluk şuurunu kazandırarak, o şuuru daima canlı tutmayı öğretir. Oruç ibadetiyle mümin, gün boyunca vücudunun her zerresinde Allah’ın emrini yerine getirmenin verdiği hazzı ve mutluluğu yaşayarak kulluğun tadına varır.
2- Oruç ibadeti büyük bir mükafat kazandırır. İnanarak, sevabını Allah’tan umarak, bu ibadeti yerine getirenin geçmiş günahlarının affediliyor olması, Reyyan adı verilen bir cennet kapısının oruç tutanlara mahsus olması, oruç tutan mü’minleri bekleyen mükafatın büyüklüğünü ifade etmeye yeter.
3- Oruç, bize irade eğitimi kazandırır. Oruç ibadetinde; mü’min kul, imsak vaktinden akşam ezanı okununcaya kadar, en temel ihtiyaçlarını -yani yemesini, içmesini, cinsellik ihtiyacını- Allah için ibadet niyetiyle terk eder. Kişinin bu arzularını terk etmesi ancak irade ile mümkündür. Bu iradenin yüce Allah’ın rızası için gösteriliyor olması Allah’ın Rahmetini celbeder.
4- Oruç, insana sabırlı olmayı öğretir. Hazreti peygamber; “Oruç sabrın yarısıdır. Ramazan ayı, sabır ayıdır. Rabbimiz de sabredenlerin mükafatını hesapsız vereceğini” bildirmektedir. Sabır üç çeşittir. Birincisi, taatte sabır: Allah’ın emirlerini yerine getirme hususunda sabır göstermek. İkincisi, Allah’ın yasakladığı, kullarına haram kıldıklarından uzak kalmada sabır çünkü her haramda bir lezzet vardır. Kişi haramdan uzak kalırken bu lezzetlerden de kendini alıkoymak için sabreder. Üçüncüsü, başa gelen bela ve musibetlere karşı sabır. Oruç, insana sabrın bu çeşidini de talim ettirir ve öğretir.
5- Oruç, nimetlerin farkında olmayı ve bu nimetlere karşı şükretmeyi bizlere öğretir. Her nimetin kadri ancak ondan uzak kalındığı zaman tam anlaşılır.
6- Oruç, bizi kötülüklerden korur. Peygamber Efendimiz (s.a.s.): “Oruç kalkandır.” buyuruyor. Kalkan nasıl insanı düşmanın okundan ve kılıç darbesinden korursa oruç da kendini tutan insanı, her türlü kötülüklerden uzak tutar.
7- Oruç, ahlakımızı güzelleştirir. Sadece midesine değil; gözüne, kulağına, diline, eline, ayağına hatta düşüncesine oruç tutturabilen kimse, kendisini her türlü kötülük ve fenalıktan da korumuş ve insanın ahlakını çirkinleştiren davranışlardan kendini muhafaza etmiş olur.
8- Oruç, sağlığımızı korumaya vesile olur. Peygamberimiz: “Oruç tutunuz, sıhhat bulunuz.” buyurur. Bir yıl boyunca sürekli çalışan midemiz -sindirim sistemimiz- bir aylık bir dinlenme süresi ile yenilenir, yani oruç hem bizi manevi anlamda hem de maddi anlamda sıhhate kavuşturur.
9- Oruç, fakirlerin ve açların durumlarını hatırlatır. Müslümanlar arasındaki kardeşliği pekiştiren yardımlaşma ve paylaşma duygularını artırır.
10- Oruç, özellikle imsak ve iftar ile bize zaman bilinci kazandırır. Bizlere bir dakikanın bile önemini hatırlatır. Rabbimiz oruç ibadeti için: “Sayılı günlerde farz kılındı.” der. Her şeyin bir ömrü olduğu gibi bu ibadetin de bir süresi vardır. Daha dün, Ramazan’a hazırlık yapmakla meşgulken bugün, bayramı bekleme sevincini ve ramazanı uğurlamanın hüznünü yaşıyoruz. Her güzel şeyin bir sonu vardır, tıpkı hayatımız gibi. İşte, oruç bize geçici olan bu hayatın, Allah’a itaat ve ibadet ile geçirilmesi gerektiği şuurunu kazandırır.
11- Ramazan, bize ibadet şuuru kazandırır. Orucuyla, sahuruyla, iftarıyla, teravihi, îtikâfı, mukabelesiyle adeta mü’min kulun ömrünün nasıl olması gerektiği şuurunu kazandırır.
12- Ramazan, bize Kur’an bilinci kazandırır. Mü’minin, dünya ve ahiret dengesini nasıl kurması gerektiğini; bir yandan dünyalık işlerimizle uğraşırken ahiretimize de zaman ayırabileceğimizi öğretir.
Değerli Kardeşlerim,
Ramazan’ın bize kazandırdığı bu güzel hasletleri, Ramazan’dan sonraki onbir ayda da kendi hayatımıza hâkim kılma gayreti içinde olmamız lâzım. Hayatımızı Ramazan tadında yaşayıp ahiretimizi bayram kılma gayretinde olalım.
Bu bayramda yapacaklarımızı unutmayalım! Bizden bayram neşesi bekleyenlere beklediklerini ikram edelim! Bayramın sevincini ve coşkusunu içimizde hissedelim! Varlık sebebimiz olan anne-babalarımızı; hayatın çilesini birlikte omuzladığımız eşlerimizi sevindirelim. Evlerin canlı bayramları olan çocuklarımızı bayramın coşkusuyla mutlaka tanıştıralım! Aile büyüklerimize, akrabalarımıza, komşularımıza, arkadaş ve dostlarımıza hürmet ve muhabbetlerimizi gösterelim. Hastane köşelerinde şifa bekleyenlerin gönüllerini alalım, Allah’tan şifa dileyelim. Bayram yapamayanlara bayram yaptıralım! Yüreklerin en ağır yükü olan dargınlıklara son verelim! Bayramlar, başkalarını sevindirdiğimiz kadar bize mutluluk ve sevinç kaynağı olur ancak. Bu bayramda dargınlıkları bitirelim, sevdiklerimizle ziyaretleşelim ve bayramlaşalım. Bu vesileyle idrak edeceğimiz Ramazan Bayramınızı kutlar, bu bayram başta Batı Trakya Müslüman Türk Toplumuna, İslam alemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ederim.”