09-01-2026
Danışma Kurulundan Dimetoka’da müftü atamasına tepki
Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu, Emin Şerif’in Dimetoka Müftüsü olarak atanmasına ve Atina’da yemin ederek göreve başlamasına tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, söz konusu atamanın azınlığın iradesini yansıtmadığı ve meşruiyet taşımadığı ifade edildi.

Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu, Emin Şerif’in Dimetoka Müftüsü olarak atanmasına ve Atina’da yemin ederek göreve başlamasına tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, söz konusu atamanın azınlığın iradesini yansıtmadığı ve meşruiyet taşımadığı ifade edildi.
Açıklamada, Batı Trakya Türk Azınlığının en temel sorunlarından biri olan müftülük meselesinin Yunanistan tarafından bugüne kadar azınlığın talep ve beklentileri doğrultusunda çözüme kavuşturulmadığı hatırlatılarak, son gelişmelerin sorunu daha da derinleştirdiği ifade edildi. Danışma Kurulunun açıklamasında, Azınlığın iradesinin, seçiminin ve gerçek temsilcilerinin bir kez daha yok sayıldığı vurgulandı.
AZINLIĞA DANIŞILMADAN HAYATA GEÇİRİLEN UYGULAMALAR TOPLUMSAL BARIŞA HİZMET ETMEMEKTEDİR
Danışma Kurulu, azınlığa ve temsilcilerine danışılmadan hayata geçirilen tek taraflı uygulamaların toplumsal barışa ve demokratik ilkelere hizmet etmediğini kaydetti. Dimetoka’da izlenen yöntemin dayatmacı ve güven zedeleyici olduğu ifade edilirken, müftülük gibi dini ve toplumsal açıdan hassas bir konuda bu yaklaşımın kabul edilemez olduğu belirtildi.
Açıklamada ayrıca, Dimetoka’da bir süre önce gerçekleştirilen cami açılışı sırasında düzenlenen törende tayinli müftü olarak tayin edilen şahsın Yunanca dua etmesinin, azınlığın dini ve kültürel hassasiyetlerinden uzak olduğunu gösterdiği kaydedildi.
Dimetoka’daki uygulamanın benzerlerinin Gümülcine ve İskeçe’de de hayata geçirileceğine dair açıklamalar ve basına yansıyan haberlerin azınlık açısından ciddi endişelere yol açtığı belirtilirken, bu yaklaşımın azınlık ile devlet arasındaki güven ilişkisini daha da zedeleyebileceği ifade edildi.
Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu, açıklamasında Yunanistan’a çağrıda bulunarak, müftülük sorununun samimi, gerçek ve yapıcı bir diyalog zemini üzerinden ele alınmasını, azınlığın iradesine saygı gösterilmesini ve beklentilerinin karşılanmasını talep etti.
AZINLIĞIN HÜR İRADESİYLE SEÇTİĞİ MÜFTÜLERİN TANINMAMASI DEMOKRASİ VE İNSAN HAKLARI AÇISINDAN KABUL EDİLEMEZ
Açıklamanın sonunda, müftü tayini ve azınlığın hür iradesiyle seçtiği müftülerin tanınmamasının demokrasi ve insan hakları açısından kabul edilemez olduğu vurgulandı.
Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulunun 9 Ocak Cuma günü yaptığı açıklama şöyle:
“Batı Trakya Türk Azınlığının en temel sorunlarından biri olan Müftülük meselesi ne yazık ki ülkemiz Yunanistan tarafından bugüne kadar talep ve beklentilerimiz doğrultusunda çözüme kavuşturulmamıştır. Aksine, son gelişmeler bu sorunun daha da derinleştirildiğini, bir kez daha Azınlığın iradesinin, seçiminin ve gerçek temsilcilerinin yok sayıldığını açıkça ortaya koymaktadır.
Azınlığa ve temsilcilerine danışılmadan, bir oldu bittiyle hayata geçirilen tek taraflı uygulamalar ne toplumsal barışa ne de demokratik ilkelere hizmet etmektedir.
Dimetoka’da Tayinli Müftü belirleme süreci neticesinde Emin Şerif adlı şahsın Müftü olarak tayin edilmesi ve bugün Atina’da yemin ederek göreve başlaması Batı Trakya Türk Azınlığı tarafından kesinlikle kabul edilemez bir durumdur. Bu süreç, ne beklentilerimizi yansıtmakta ne de meşruiyet taşımaktadır.
Devlet, Müftülük sorununu çözmek adına samimi ve kapsayıcı adımlar atmamakta; Azınlığın yıllardır dile getirdiği haklı talep ve beklentileri görmezden gelmektedir. Dimetoka’da izlenen yöntem, dayatmacı ve güven zedeleyici bir yaklaşımdır. Bu anlayış, Müftülük gibi dini ve toplumsal açıdan son derece hassas bir konuda kabul edilemez.
Dimetoka’da bir süre önce gerçekleştirilen cami açılışı sırasında düzenlenen törende söz konusu şahsın Yunanca dua etmesi de Azınlığın dini ve kültürel hassasiyetlerinden ne denli uzak olunduğunu göstermesi bakımından ayrıca not edilmesi gereken bir husustur.
Dimetoka’da hayata geçirilen bu sürecin benzerlerinin Gümülcine ve İskeçe’de de uygulanacağını belirten açıklamalar ve basına yansıyan haberler, Batı Trakya Türk Azınlığı açısından ciddi endişelere yol açmaktadır. Bu yaklaşım, Azınlık ile devlet arasındaki güven ilişkisini daha da zedeleme potansiyeli taşımaktadır.
Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu olarak bir kez daha çağrımızı yineliyoruz: Devletimiz, Müftülük sorununu samimi, gerçek ve yapıcı bir diyalog zemini üzerinden değerlendirmeli, bu konuda Azınlığın iradesine saygı göstermeli ve beklentilerini karşılamalıdır.
Müftü tayinini ve Azınlığın hür iradesiyle seçtiği Müftülerinin tanınmamasını kınıyor, meşru olmayan bu adımın demokrasi ve insan hakları açısından kabul edilemez olduğunu ifade ediyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”