Anasayfa

03-02-2026
ABTTF’den Yunanistan Eğitim Bakanlığı raporuna yazılı görüş
Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF), Yunanistan Eğitim, Din İşleri ve Spor Bakanlığı tarafından yayımlanan “Yunanistan’da Dini Öneme Sahip Alanlarda Yaşanan Olaylar – 2024” başlıklı raporda Batı Trakya Türk toplumu ile ilgili yer alan hususlara ilişkin yazılı görüşünü yetkili Yunan makamlarına iletti.
3 Şubat 2026 Salı

Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF), Yunanistan Eğitim, Din İşleri ve Spor Bakanlığı tarafından yayımlanan “Yunanistan’da Dini Öneme Sahip Alanlarda Yaşanan Olaylar – 2024” başlıklı raporda Batı Trakya Türk toplumu ile ilgili yer alan hususlara ilişkin yazılı görüşünü yetkili Yunan makamlarına iletti.

ABTTF yazılı görüşünde, uluslararası antlaşmalar uyarınca dini özerkliğe sahip Batı Trakya Türk toplumunun dini alanda yaşadığı sorunlar ve taleplerine dikkat çekti. Ayrıca, Rodos ve İstanköy’deki Türk toplumunun dini özgürlüklerinin devlet müdahalesiyle kısıtlandığına ve Osmanlı döneminden miras kalan tarihi camilerin korunması ve restorasyonunda yaşanan sorunlara yer verildi.

Federasyon, söz konusu raporun Batı Trakya Türk toplumu ile Rodos ve İstanköy’deki Türk toplumuna ilişkin yüzeysel, eksik ve hatalı bilgiler içerdiğini belirterek, raporun devletin resmi tezini tekrar eden yanlı bir yaklaşım sergilediğini vurguladı. Bu durumun, raporun doğruluğunu ve güvenilirliğini zedelediği ifade edildi.

ABTTF, Batı Trakya Türk toplumunun 1830 Protokolü, 1881 Antlaşması, 1913 Atina Antlaşması ve 1923 Lozan Barış Antlaşması ile dini alanda özerk statüye sahip olduğunu hatırlattı. Görüşte, Yunan devletinin Ortodoks Hristiyan Kilisesi ile Yahudi cemaatinin iç işleyişine müdahale etmezken, Türk toplumunun din işlerine doğrudan müdahale ederek taraf olduğu uluslararası antlaşmaları ihlal ettiği kaydedildi.

Federasyon, 1991 yılında çıkarılan yasa ile Gümülcine, İskeçe ve Dimetoka’da müftülerin devlet tarafından atanmasının dini özerkliğe aykırı olduğunu belirterek, bugün Batı Trakya’da cemaatin tanımadığı devlet ataması müftüler ile cemaatin seçtiği müftülerin varlığı nedeniyle ikili bir yapı oluştuğunu vurguladı.

ABTTF ayrıca, Batı Trakya Türk toplumunun karşı çıktığı 4964/2022 sayılı “Trakya’daki Müftülüklerin Modernleştirilmesi” başlıklı yasa kapsamında Dimetoka’ya yeni müftü atanmasını eleştirdi. Bu atamanın, 1913 Atina Antlaşması ve 1923 Lozan Antlaşması ile güvence altına alınan dini özerkliğin ve toplum iradesinin yok sayılması anlamına geldiği ifade edildi.

Rodos ve İstanköy’deki Türk toplumunun dini özgürlüklerine de değinen ABTTF, adalarda görev yapan müftünün 1974’teki ölümünden sonra müftülük makamının kapatıldığını ve Türk toplumunun dini liderlerini belirleme hakkının elinden alındığını belirtti. Bugün adalarda resmi bir müftünün bulunmadığı kaydedildi.

ABTTF, yazılı görüşünün sonunda Batı Trakya Türk toplumunun dini özerkliğinin iade edilmesini, özgür iradeyle seçilen müftülerin resmi dini liderler olarak tanınmasını, 4115/2013 sayılı yasa, 52/2019 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve 4964/2022 sayılı yasanın iptal edilmesini ve Rodos ile İstanköy’deki Türk toplumunun dini, kültürel ve eğitim haklarının geri verilmesini talep etti.

Haberler


Makedon Dili Merkezi’nin davası bir yıl ertelendi

İnanç Mustafaoğlu’ndan İskeçe’deki su zammına tepki

Gümülcine Müftülüğü Kur’an Kursu öğreticilerine eğitim semineri düzenledi

Lavrio ihalesine İsrailli şirket de katıldı

Miçotakis: “Savunmaya milyarlar harcadık ancak yerli sanayimiz gelişmedi”

Türkçe ders kitapları Batı Trakya’ya geldi

Dağ köyleri ve uzak adalarda istihdama devlet desteği

Eğitim Bakan Yardımcısı Papaioannu Türkçeyi “zorunlu homojenleştirme aracı” olarak tanımladı

Yunanistan’da aile içi şiddet nedeniyle 35 bin kişi gözaltına alındı

Telefon dolandırıcılığına karşı cezalar artırılacak

Pamuk üreticilerinin 31,7 euroluk desteği için belirsizlik sürüyor

Başkonsolos Aykut Ünal için veda etkinliği düzenlendi