Anasayfa

07-02-2026
Erdoğan–Miçotakis görüşmesi öncesi Marinakis’ten dikkat çeken yazı
Hükümet Sözcüsü Pavlos Marinakis, Başbakan Kiriakos Miçotakis ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında 11 Şubat’ta yapılması planlanan görüşme öncesinde kaleme aldığı yazıda, Türkiye ile sürdürülen diyaloğun Yunanistan açısından bir “taviz” değil, uzun yıllardır izlenen ve süreklilik arz eden bir devlet politikası olduğunu vurguladı.
7 Şubat 2026 Cumartesi

Hükümet Sözcüsü Pavlos Marinakis, Başbakan Kiriakos Miçotakis ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında 11 Şubat’ta yapılması planlanan görüşme öncesinde kaleme aldığı yazıda, Türkiye ile sürdürülen diyaloğun Yunanistan açısından bir “taviz” değil, uzun yıllardır izlenen ve süreklilik arz eden bir devlet politikası olduğunu vurguladı.

Proto Thema gazetesinde yayımlanan yazısında Marinakis, Atina’nın Ankara ile yalnızca tek bir temel anlaşmazlık tanıdığını belirterek, bunun Ege ve Doğu Akdeniz’de kıta sahanlığı ile Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) sınırlandırması olduğunu ifade etti. Bunun dışındaki alanlarda iletişim kanallarının açık tutulmasının, Yunanistan’ın ulusal çıkarlarından vazgeçtiği anlamına gelmediğini öne sürdü.

“TÜM HÜKÜMETLER DİYALOG KURDU”
Yaklaşan Erdoğan–Miçotakis görüşmesinin kamuoyunda yeniden tartışma yarattığını belirten Marinakis, Türkiye’nin taleplerini sürdürdüğü bir ortamda bu görüşmenin gerekliliğinin sorgulandığını ancak bu sorunun cevabının hem tarihsel deneyimlerle hem de uluslararası ilişkilerin temel kurallarıyla verildiğini savundu.

Hükümet Sözcüsü, Türkiye ile üst düzey temasların yeni olmadığını hatırlatarak, 1930’daki Türkiye–Yunanistan Dostluk Antlaşması’ndan, Cunta sonrası döneme kadar tüm Yunan başbakanlarının Ankara ile doğrudan temas kurduğunu vurguladı. Bu nedenle diyaloğun “geri adım” ya da “ödün” olarak nitelendirilemeyeceğini dile getirdi.

Marinakis, açık iletişim kanallarının somut sonuçlar doğurduğunu belirterek, son dönemde hava sahasına ilişkin ihlallerde azalma yaşandığını ve düzensiz göç akışlarının kontrolünde Türkiye ile iş birliğinin etkili olduğunu ifade etti. Diyaloğun, olası bir kriz durumunda hızlı gerilim düşürme mekanizması olarak da önem taşıdığını kaydetti.

SAVUNMA MESAJI DA VERİLDİ
Yazıda, Miçotakis hükümetinin Türkiye ile diyaloğu sürdürürken aynı zamanda Yunanistan’ın askeri ve diplomatik kapasitesini güçlendirdiği mesajı da öne çıkarıldı. Marinakis, İyon Denizi’nde karasularının 12 mile çıkarıldığını, F-16 modernizasyonunun tamamlandığını, Yunanistan’ın F-35 programına dahil edildiğini, Rafale savaş uçakları ve Belharra fırkateynleriyle savunma gücünün artırıldığını hatırlattı.

Türkiye’nin “gri bölgeler” ve “casus belli” söylemlerini sürdürdüğünü öne süren Marinakis, Atina’nın bu konuda herhangi bir “yanılsama” içinde olmadığını ancak buna rağmen diyaloğun tamamen terk edilmesinin doğru olmayacağını savundu.

Haberler


Makedon Dili Merkezi’nin davası bir yıl ertelendi

İnanç Mustafaoğlu’ndan İskeçe’deki su zammına tepki

Gümülcine Müftülüğü Kur’an Kursu öğreticilerine eğitim semineri düzenledi

Lavrio ihalesine İsrailli şirket de katıldı

Miçotakis: “Savunmaya milyarlar harcadık ancak yerli sanayimiz gelişmedi”

Türkçe ders kitapları Batı Trakya’ya geldi

Dağ köyleri ve uzak adalarda istihdama devlet desteği

Eğitim Bakan Yardımcısı Papaioannu Türkçeyi “zorunlu homojenleştirme aracı” olarak tanımladı

Yunanistan’da aile içi şiddet nedeniyle 35 bin kişi gözaltına alındı

Telefon dolandırıcılığına karşı cezalar artırılacak

Pamuk üreticilerinin 31,7 euroluk desteği için belirsizlik sürüyor

Başkonsolos Aykut Ünal için veda etkinliği düzenlendi