16-02-2026
Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif’ten Ramazan ayı mesajı
Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif, 18 Mart Çarşamba gecesi kılınacak ilk teravih namazıyla başlayacak Ramazan Ayı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Müftü Şerif, mesajında Ramazan ayının toplumdaki önemine ve orucun ruhsal faydalarına dikkat çekti.

Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif, 18 Mart Çarşamba gecesi kılınacak ilk teravih namazıyla başlayacak Ramazan Ayı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Müftü Şerif, mesajında Ramazan ayının toplumdaki önemine ve orucun ruhsal faydalarına dikkat çekti.
Müftü İbrahim Şerif mesajında, “Üç aylar dediğimiz Recep, Şaban ve sonuncusu olan Ramazan Ayı, Batı Trakya’mızda olduğu gibi birçok İslam toplumunda da müstesna bir yere sahiptir. Bu ayda toplumda hareket ve canlılık gözlemlenir; Ramazan, heyecanın zirveye ulaştığı aydır” ifadelerini kullandı.
Ramazan ayının “on bir ayın sultanı” olduğunu vurgulayan Müftü Şerif, iftar, sahur ve teravih gibi ibadetlerle birlikte Ramazan’daki merasimlerin bu ayı özel kıldığını belirtti. Müftü, Ramazan’ın Kur’an’ın inmeye başladığı ay olması ve Kadir Gecesi’nin bu ayda yer almasının önemine de dikkat çekti.
Müftü İbrahim Şerif’in yayımladığı mesaj şöyle:
“RAMAZAN AYI VE ORUÇ
Üç aylar dediğimiz Recep, Şaban Ayları ve sonuncusu olan Ramazan Ayı’nın birçok İslâm toplumlarında olduğu gibi Batı Trakya’mızda da müstesna bir yeri vardır.
Her yıl üç aylar geldiğinde toplumumuzda bir hareket ve canlılık görülmekte, üç ayların sonuncusu olan Ramazan’da ise bu heyecan zirveye ulaşmaktadır.
Toplumumuzda müstesna yeri olan Ramazan Ayı, on bir ayın sultanı olarak müstesna bir şekilde karşılanıp, müstesna bir şekilde muamele görüp, müstesna bir şekilde uğurlanmaktadır. İftar, sahur ve teravih gibi ibadetlerin yanı sıra Ramazan’daki merasimleri ile sultan olma özelliği taşımaktadır.
Ramazan, insanlığı huzur ve saadete eriştirmek için gönderilen Kur’an’ın inmeye başladığı bir aydır. Bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’nin bu ayda olmasından kaynaklanmaktadır. İslâm’ın beş şartından biri olan oruç bu aya tahsis edilmiştir. Ramazan, günahların af olunduğu, şeytanların bağlandığı, cennet kapılarının açıldığı, cehennem kapılarının kapandığı bir aydır.
Ramazan, insan iradesini güçlendiren bir aydır. Çünkü onda bulunan oruç sayesinde insan sabretmesini öğrenir.
Oruç, insanı kendi kendisiyle hesaplaştırır. İnsan yaptığı iyilikleri ve kötülükleri hesaplar. Kendi nefsini iyiye doğru düzeltmeye çalışır.
İslâm’ın beş temel esasından biri olan orucun nefsin terbiyesinde büyük rolü vardır. Peygamberimiz hadis-i şeriflerinde "Oruç bir kalkandır." buyurarak orucun insanı günahtan koruduğunu beyan etmektedir.
Dünyada her kötülüğün başı Allah’ı unutmak ve sorumluluk duygusunu kaybetmektir. Oruç insana Allah’ı hatırlatır, sorumluluk duygusunu geliştirir. Zaten orucun farz olmasındaki hikmeti de Yüce Allah şöyle ifade etmektedir: "Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı." (Bakara, 2/183) İnanan, oruç sayesinde nefsine hâkim olup "takva" yönünü geliştirir. Takva ise Allah’ın rızasını kazandırır.
Hayatımızda adeta kendi kendini kontrol eden bir sistemin kurulmasına sebep olan Mübarek Ramazan Ayı, dünya meşguliyetlerinden sıyrılıp, yaradılış gayemize yönelmemiz, yaratan ve yaratılanlarla münasebetlerimizi değerlendirmemiz için önemli bir fırsattır.
İşte idrak ettiğimiz Ramazan Ayı, Rabbimiz’e, ailemize, insanlığa karşı sorumluluklarımızı hatırlatmalı, hatta ihmal ve kusurlarımızdan dönmemize vesile olmalıdır.”