Anasayfa

07-04-2026
Danışma Kurulundan müftülük tepkisi: “Sorun çözümsüzlüğe sürükleniyor”
Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu, 7 Nisan Salı günü yaptığı yazılı açıklamada, müftülük meselesine ilişkin uygulamalara sert tepki gösterdi. Açıklamada, Batı Trakya Türk Azınlığının Lozan Barış Antlaşması temelinde din işlerini yürüttüğü ve kendi iradesiyle müftülerini seçtiği hatırlatılarak, 1985 yılından itibaren uygulanan tayin yöntemiyle bu hakkın ortadan kaldırıldığı vurgulandı.
7 Nisan 2026 Salı

Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu, 7 Nisan Salı günü yaptığı yazılı açıklamada, müftülük meselesine ilişkin uygulamalara sert tepki gösterdi. Açıklamada, Batı Trakya Türk Azınlığının Lozan Barış Antlaşması temelinde din işlerini yürüttüğü ve kendi iradesiyle müftülerini seçtiği hatırlatılarak, 1985 yılından itibaren uygulanan tayin yöntemiyle bu hakkın ortadan kaldırıldığı vurgulandı.

Danışma Kurulu, Yunanistan’daki yetkili makamların müftülük sorununu kalıcı bir çözüme kavuşturmak yerine çözümsüzlüğe sürükleyen bir yaklaşım benimsediğini belirterek, bu durumun azınlıkta derin hayal kırıklığı yarattığını ifade etti. Açıklamada, aradan geçen uzun yıllara rağmen sorunun azınlığın iradesi doğrultusunda çözülmediği, aksine son gelişmelerin meseleyi daha da derinleştirdiği ve kronik hale getirdiği kaydedildi.

“SEÇİM GÖRÜNTÜSÜ ALTINDA ATAMA”
Birkaç ay önce Dimetoka’da hayata geçirilen ve “seçim” görüntüsü altında sunulan sürecin gerçekte bir atamadan ibaret olduğunun Batı Trakya Türk Azınlığı tarafından açıkça görüldüğü belirtilen açıklamada, bu yöntemin azınlık iradesini yansıtmadığı, meşruiyet taşımadığı ve demokratik ilkelere uygun olmadığı ifade edildi.
Benzer bir sürecin Rodop ve İskeçe illerinde de hayata geçirilmeye çalışılmasının, devletin bu uygulamada ısrar ettiğini gösterdiği vurgulanan açıklamada, söz konusu süreçlerde azınlığın seçilmiş temsilcileri ve kurumlarıyla herhangi bir diyalog mekanizmasının işletilmemesinin dikkat çekici olduğu kaydedildi. Bu durumun azınlık ile devlet arasındaki güven ilişkisini zedelediği ifade edildi.
Ayrıca, müftülük meselesine ilişkin tek taraflı uygulamaların 1913 Atina Antlaşması ile Lozan Barış Antlaşması’na aykırı olduğu belirtilerek, azınlığın dini ve idari özerkliğine dair uluslararası yükümlülüklerin göz ardı edildiği vurgulandı.

“40 YILI AŞKIN SÜREDİR AYNI HATALI YÖNTEMLERİN SÜRDÜRÜLMESİ KABUL EDİLEMEZ”
1985 yılından bu yana devam eden müftülük sorununun çözümü konusunda Yunanistan devletinin gerekli dersleri çıkarmadığı vurgulanan açıklamada, 40 yılı aşkın süredir aynı hatalı yöntemlerin sürdürülmesinin kabul edilemez olduğu kaydedildi.
Danışma Kurulu, müftülük meselesinin azınlık toplumunun dini, kültürel ve toplumsal kimliği açısından son derece hassas bir konu olduğuna dikkat çekerek, çözümün ancak azınlığın özgür iradesine dayalı, samimi ve kapsayıcı bir diyalogla mümkün olacağını yineledi.
Açıklama, “Rodop ve İskeçe illerinde hayata geçirilmeye çalışılan müftü tayini uygulamalarını kınıyor; Azınlığı yok sayan bu tür girişimlerin demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını bir kez daha ifade ediyoruz. Azınlığın iradesini dışlayan hiçbir uygulamanın meşruiyeti yoktur ve kabul edilmesi mümkün değildir.” ifadeleriyle sona erdi.


Haberler


DEB Partisi’nden Pavlos Fissas için Türkçe ve Yunanca anma video mesajı

İsrail ile askeri işbirliğine destek verenlerin oranı yüzde 51

YDP ilk sırada, ELAS ikinci, kararsızların oranı yüzde 18

KKE, İsrail ile ‘Aşil Kalkanı’ anlaşmasının iptalini istedi

Mazonakis’in ölümü sonrası sağlık merkezlerine yapay zekâ denetimi

Fener’de yeni ticari alanlar belirleniyor

Margarita Papandreu 103 yaşında hayatını kaybetti

Türk turistlerin Yunan adalarına ilgisi artıyor

Yapay zekâyla yakınlarının sesini kopyalayıp dolandırdılar

Kış öncesi ısınma yakıtına hükümetten müdahale

İskeçe Müftülüğünde din görevlileriyle istişare toplantısı

Avramopulos’un dokunulmazlığı kaldırıldı