09-04-2026
Atina, Batı Trakya tezini yineledi: ’Azınlık Türk değil, müftüler seçilmez’
Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin Batı Trakya’daki müftülüklerle ilgili açıklamasına yanıt verdi. Açıklamada, Batı Trakya’daki azınlığın “Türk azınlık” olmadığı yönündeki tez bir kez daha yinelenirken, Lozan Barış Antlaşması kapsamında müftülerin azınlık tarafından seçilmesinin öngörülmediği iddia edildi. Aynı açıklamada Yunanistan’ın azınlık üyelerinin dini özgürlüğünü güvence altına aldığı da savunuldu.

Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin Batı Trakya’daki müftülüklerle ilgili açıklamasına yanıt verdi. Açıklamada, Batı Trakya’daki azınlığın “Türk azınlık” olmadığı yönündeki tez bir kez daha yinelenirken, Lozan Barış Antlaşması kapsamında müftülerin azınlık tarafından seçilmesinin öngörülmediği iddia edildi. Aynı açıklamada Yunanistan’ın azınlık üyelerinin dini özgürlüğünü güvence altına aldığı da savunuldu.
“Batı Trakya’daki Müslüman Azınlık dini bir azınlıktır.” ifadesiyle başlayan açıklamada, azınlığın hukuki statüsünü düzenleyen 1923 tarihli Lozan Antlaşması’nın birden fazla yoruma açık olmadığı ve azınlığın etnik değil dini karakter taşıdığı öne sürüldü.
Açıklamada, Lozan Antlaşması’nda müftülerin azınlık tarafından seçilmesine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı savunularak, müftülerin yargısal ve idari yetkilerle donatılmış olmaları nedeniyle seçimle belirlenmelerinin mümkün olmadığı ifade edildi.
Bakanlığın açıklamasında, “Yunan Devleti, 4964/2022 sayılı yasa ile, azınlık üyelerinden oluşan ve kadınların da dahil edildiği bir komitenin kurulmasını öngörmüştür. Bu komite, Müftü görevi için en uygun adayları değerlendirip önermektedir. Bu yasanın uygulanması kapsamında, Dimetoka Müftüsü’nün ataması tamamlanmış olup, İskeçe ve Gümülcine Müftülükleri için de ilanlar yayımlanmıştır. Tüm bunlar, Türkiye’de müftülerin atama yoluyla belirlendiği bir ortamda gerçekleşmektedir.” ifadeleri yer aldı.
Yunanistan’ın azınlık üyelerinin dini özgürlüğünü güvence altına aldığı ileri sürülen açıklamada, “Yunanistan, bir Avrupa hukuk devleti olarak, Batı Trakya’daki Müslüman Azınlıkla ilgili meseleleri eşitlik ve eşit vatandaşlık ilkeleri temelinde büyük bir sorumlulukla ele almakta ve özellikle üyelerinin dini özgürlüğünü güvence altına almaktadır. Bu durum değişmeyecektir. Aynı şekilde, bazı kesimler açık gerçeği kabul etmeyi reddetse de, azınlığın uluslararası hukukta öngörülen adı da değişmeyecektir.” denildi.