Anasayfa

16-04-2026
Batı Trakya Türklerinin sorunları TRT World’de: “Lozan’a İhanet”
Batı Trakya Türk azınlığına ilişkin müftülük uygulamaları ve azınlık hakları konusundaki tartışmalar, Türkiye medyasında yeniden gündeme geliyor. TRT World tarafından İngilizce yayımlanan haberde, Yunanistan’ın Batı Trakya Türk azınlığına yönelik politikaları ve müftülük kurumuna ilişkin uygulamaları geniş bir çerçevede ele alındı.
16 Nisan 2026 Perşembe

Batı Trakya Türk azınlığına ilişkin müftülük uygulamaları ve azınlık hakları konusundaki tartışmalar, Türkiye medyasında yeniden gündeme geliyor. TRT World tarafından İngilizce yayımlanan haberde, Yunanistan’ın Batı Trakya Türk azınlığına yönelik politikaları ve müftülük kurumuna ilişkin uygulamaları geniş bir çerçevede ele alındı.

Haberde, Türkiye Dışişleri Bakanlığının geçtiğimiz günlerde Yunanistan’ı Batı Trakya Türk azınlığının haklarını ihlal etmekle eleştiren sert bir açıklama yaptığı hatırlatıldı. Söz konusu açıklamanın, bölgede uzun süredir devam eden sorunların ve özellikle müftülük kurumuna ilişkin tartışmaların yeniden yoğunlaştığı bir dönemde geldiği ifade edildi.

TRT World haberinde, Batı Trakya’da azınlık tarafından seçilen müftülerin Yunanistan tarafından resmen tanınmadığı, bunun yerine devlet tarafından atanan kişilerin müftü olarak görevlendirildiği belirtildi. Bu durumun, azınlık temsilcileri tarafından uzun yıllardır eleştirildiği aktarıldı.

Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa’nın değerlendirmelerine yer verilen haberde, müftülük kurumunun yalnızca dini bir makam olmadığı, aynı zamanda aile hukuku, miras ve toplumsal düzen gibi alanlarda da etkili bir yapı olduğu vurgulandı.

Trampa, müftülük kurumuna yönelik müdahalelerin doğrudan toplumun yaşam alanına etki ettiğini belirterek, “Müftülük makamı Batı Trakya Türk toplumunun en köklü kurumlarından biridir. Bu kuruma yapılan müdahaleler doğrudan inanç özgürlüğüne yöneliktir.” ifadelerini kullandı.

Azınlık temsilcileri, toplum tarafından seçilen müftülerin Yunanistan tarafından kabul edilmediğini, bunun yerine devletin belirlediği isimlerin görevlendirildiğini ifade ediyor.

Trampa, bu uygulamayı eleştirerek, “Toplumun iradesiyle seçtiği müftülerin yok sayılması ve yerine devlet tarafından atanan kişilerin getirilmesi yalnızca dini değil, aynı zamanda demokratik hakların da ihlalidir.” dedi.

LOZAN ANTLAŞMASI VE HUKUKİ ÇERÇEVE
Haberde, 1923 Lozan Antlaşması’nın azınlık haklarını güvence altına aldığına yönelik değerlendirmelere de yer verildi. Azınlık temsilcileri, bu anlaşmanın yalnızca sınırları belirleyen bir metin değil, aynı zamanda azınlıkların kimlik, inanç ve kurumsal yapısını koruyan uluslararası bir garanti olduğunu ifade etti.

Buna karşın, Batı Trakya Türk azınlığına yönelik uygulamaların bu yükümlülüklerle çeliştiği yönünde eleştiriler dile getirildi.

OZAN AHMETOĞLU: “KİMLİK VE KURUMLAR HEDEFTE”
Gazeteci ve İskeçe Türk Birliği eski Başkanı Ozan Ahmetoğlu’nun değerlendirmelerine de yer verilen haberde, Yunanistan’ın Batı Trakya politikasının merkezinde Türk kimliğini görünmez kılma yaklaşımının bulunduğu belirtildi.

Ahmetoğlu, Yunanistan açısından temel hedefin Türk kimliği olduğunu ifade ederek, “Uzun yıllardır bu kimliği görünmez kılmak veya etkisiz hale getirmek temel bir politika olarak uygulanmaktadır.” dedi.

Son yıllarda bu yaklaşımın daha da genişlediğini vurgulayan Ahmetoğlu, artık yalnızca kimliğin değil, azınlığın tüm kültürel unsurlarının da etkilenmeye başladığını söyledi.

Haberde ayrıca Ahmetoğlu’nun, Türkçe eğitim üzerindeki kısıtlamalar, “Türk” ifadesi taşıyan derneklerin kapatılması ve vakıf yönetimlerine dışarıdan atamalar yapılmasını bu politikanın somut örnekleri olarak değerlendirdiği aktarıldı.

Ahmetoğlu, “Amaç, tamamen kontrol altında tutulan ve kendi iradesiyle hareket edemeyen bir azınlık yapısı oluşturmaktır. Bu yaklaşım ne demokrasiyle ne de temel insan haklarıyla bağdaşır.” ifadelerini kullandı.

“BİR ASIRDIR DEVAM EDEN MÜCADELE”
Haberde, Batı Trakya Türk azınlığının yaklaşık bir asırdır farklı alanlarda inkar ve kısıtlama politikalarına karşı mücadele verdiği belirtildi. Azınlığın resmi söylemde çoğu zaman “Müslüman azınlık” olarak tanımlandığı, bunun ise etnik kimlik, dil ve kültürel hakların geri plana itilmesine yol açtığı ifade edildi.

EĞİTİM VE KURUMSAL YAPI ELEŞTİRİLERİ
TRT World haberinde, Türkçe eğitim veren okullara yönelik kısıtlamalar, isminde “Türk” ifadesi bulunan derneklerin kapatılması ve vakıf yönetimlerinin devlet tarafından atanması gibi uygulamaların azınlık temsilcileri tarafından eleştirildiği aktarıldı.

Bu uygulamaların, azınlığın kurumsal yapısını zayıflattığı ve kendi kendini yönetme kapasitesini sınırladığı yönündeki görüşlere yer verildi.

AİHM KARARLARI VE UYGULANMAYAN HÜKÜMLER
Haberde, Yunanistan’ın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına taraf olmasına rağmen bazı kararları uygulamadığı yönündeki eleştiriler de yer aldı. Bu kapsamda İskeçe Türk Birliği davası örnek gösterilerek, yaklaşık 20 yıl önce verilen kararın hâlâ hayata geçirilmediği ifade edildi.

“MÜCADELE HUKUKİ VE TOPLUMSAL BİR SÜREÇTİR”
İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa, müftülük tartışmalarının yalnızca idari bir mesele olmadığını belirterek, bunun aynı zamanda bir hak ve kimlik mücadelesi olduğunu söyledi.

Trampa, “Mücadelenin temel amacı dilimizi, dinimizi ve geleneklerimizi korumaktır. Bu süreç aynı zamanda inanç özgürlüğü ve adalet mücadelesidir.” ifadelerini kullandı.

Haberler


İskeçe Azınlık Lisesi öğrencileri için Ankara’ya kültür ve eğitim gezisi

Mehmet Emin son yolculuğuna uğurlandı

GAT üyeleri bowling turnuvasında bir araya geldi

Napoli’de film gibi banka soygunu

Baran’dan şap hastalığı uyarısı: “Gecikmeler hayvancılığı tehdit ediyor”

Muhalefetten hükümete yolsuzluk ve dinleme eleştirisi

IEA Başkanı Birol’dan uyarı: Avrupa’nın jet yakıtı 6 hafta yeter

AB Komisyonu: Yunan polisinin geri itmelerde maskeli göçmenleri kullandığı iddiaları soruşturulmalı

Zeybek: İtfaiyede personel yetersizliği ciddi risk oluşturuyor

Batı Trakya Türk kurumlarından Türkiye’deki okul saldırılarına taziye

BTAYTD eski başkanı Mehmet Emin hayatını kaybetti

Necmettin Kahya: “Yolun sahibi devlet değil, canlardır”