Anasayfa

16-05-2026
MUSTAFAM, KARDEŞİM…
Hayatta bazı insanlar vardır, çalışma arkadaşı olarak girer hayatınıza ama zamanla ailenizden biri, sırdaşınız, kardeşiniz olur. Mustafa Şargo benim için işte böyle bir insandı. Onu yaklaşık 17 yıl önce tanıdım. O günden bugüne hayatımın, çalışma hayatımın ve mücadelelerimin en önemli yol arkadaşlarından biri oldu. Hatta çoğu zaman ailemden daha fazla gördüğüm, günün büyük bölümünü birlikte geçirdiğim bir kardeşimdi.
16 Mayıs 2026 Cumartesi

Hayatta bazı insanlar vardır, çalışma arkadaşı olarak girer hayatınıza ama zamanla ailenizden biri, sırdaşınız, kardeşiniz olur. Mustafa Şargo benim için işte böyle bir insandı. Onu yaklaşık 17 yıl önce tanıdım. O günden bugüne hayatımın, çalışma hayatımın ve mücadelelerimin en önemli yol arkadaşlarından biri oldu. Hatta çoğu zaman ailemden daha fazla gördüğüm, günün büyük bölümünü birlikte geçirdiğim bir kardeşimdi.

Mustafa’yı ilk tanıdığımda dikkatimi çeken iki özelliği vardı: üstün zekâsı ve sarsılmaz dürüstlüğü. Bunlar onun karakterinin temel taşlarıydı. Olayları hızlı kavrayışı, kıvrak zekâsıyla çözüm üretmesi ve her şartta doğruluktan taviz vermemesi, onu tanıyan herkesin saygısını kazanmasını sağlardı. Bunun yanında son derece duygusal bir yapısı vardı. Çabuk etkilenir, heyecanlanır, inandığı bir konuda hemen harekete geçmek isterdi. Samimiyeti de tam olarak buradan gelirdi.

Onu 2009 yılının sonlarına doğru tanıdım. Ardından 2010 yılında İskeçe’de oluşturduğumuz Eşitlik Listesinde seçim döneminde birlikte çalıştık. Mustafa, seçim bürosunun sekreterliğini üstlenmişti. Daha sonra DEB Partisinde birlikte yol aldık. Genel Başkan Yardımcısı ve İskeçe İl Teşkilatı Sorumlusu olarak partinin İskeçe bürosunu açtığımızda, Mustafa yine en büyük destekçim ve en yakın çalışma arkadaşımdı. Büro sekreterliği görevini büyük bir özveriyle yerine getirdi ve bu görevde sekiz buçuk yıl kaldı. Bu süre boyunca omuz omuza çalıştık, birçok projeye birlikte imza attık.

2014 ve 2019 Avrupa Parlamentosu seçimlerinde de en yakın çalışma arkadaşımdı. Yorulmak nedir bilmeden, büyük bir inançla mücadele etti. Onun bilgisi, birikimi ve keskin zekâsı hepimize çok şey kazandırdı. Aramızda gerçekten çok güçlü bir çalışma uyumu vardı. Birbirimizi anlamak için bazen tek bir bakış yeterdi.

Mustafa’nın en hayran olduğum yönlerinden biri de ailesine olan düşkünlüğüydü. Özellikle oğlu Alperen’e olan sevgisi ve ilgisi örnek alınacak cinstendi. Satrancı çok seven Alperen’i adeta bir satranç ustası titizliğiyle yetiştiriyordu. Ona verdiği emek, gösterdiği sabır ve kurduğu hayaller görülmeye değerdi. Bazen bilgisayarında satranç tahtasının açık olduğunu görüyordum. Meğerse oğlu Alperen’le uzaktan satranç oynuyormuş. Ben Alperen’in ileride çok başarılı olacağına yürekten inanıyorum. Çünkü Mustafa bunun için bütün kalbiyle çalıştı.

2018 yılından itibaren yolumuz bu kez GÜNDEM gazetesinde birleşti. Burada tam sekiz yıl birlikte çalıştık. Artık sadece siyasi mücadelede değil, günlük hayatın her anında birlikteydik. Her sabah İskeçe’de her zamanki buluşma noktamızda buluşur, birlikte arabayla Gümülcine’ye giderdik. Akşamları yine birlikte dönerdik. O yolculuklarda yaşadığımız anılar, yaptığımız sohbetler, paylaştığımız dertler ve kahkahalar hafızamda capcanlı duruyor. Şimdi Gümülcine’ye gidip gelirken o sohbetler aklıma geliyor. Bazen kendi kendime gülüyor, bazen de gözyaşlarımı tutamıyorum.

Bizim ilişkimiz gerçek anlamda bir abi-kardeş ilişkisiydi. Belki benim kardeşimin olmayışı da bu bağı daha özel kıldı. Mustafa’nın bana her zaman ismimle değil de “abi” diye hitap etmesi hep hoşuma gitmiştir. Ben de onu öz kardeşim gibi gördüm, sevdim.

Ocak ayının o talihsiz cumartesi günü hayatımız değişti. Telefona ulaşamayınca içimize bir kurt düşmüştü. Ardından eşi Hüsniye’den beyin kanaması geçirdiğini öğrendiğimiz an, hepimiz için çok zor bir sürecin başlangıcı oldu. Mustafa, Kavala Hastanesinde tam 87 gün büyük bir mücadele verdi. İlk zamanlar bu savaşı kazandığını düşündük. Buna inandık, inanmak istedik. Umudumuz hep vardı. Ancak son günlerde durumu değişti.

Ve o acı gün… Onu ziyaret etmek için Kavala’ya gittiğimizde doktorun bizi odasına alıp bana, çalışma arkadaşımız Hasan’a ve sevgili eşi Hüsniye’ye “Kendisini az önce kaybettik” dediği o an…

İçimde bir şey koptu.

İnsan bazen gerçeği duysa da kabullenemiyor. Açıkçası ben hala Mustafa’nın bizi bırakıp gittiğine inanabilmiş değilim. Bazen sanki her sabah o buluşma noktasında beni bekliyormuş gibi geliyor. Sanki telefonum çalacak veya mesaj gönderip her zamanki gibi “Abi, neredesin?” diyecekmiş gibi…

Mekanın cennet olsun kardeşim.

Seni unutmak mümkün değil.

Hatıralarınla, izlerinle, birlikte yaşadıklarımızla hep aramızdasın.

MUSTAFAM…



Haberler


Selanik’ten alınan ’Ata toprağı’ Ankara’ya uğurlandı

Ölüm Allah’ın emri, ayrılık olmasaydı…

MUSTAFAM, KARDEŞİM…

Baharın gelişi ölümden sonrası dirilişi simgeler

İskeçe Müftülüğü Kitap Okuma Kulübünden Balkanlar’a kültür gezisi

Biz neysek çocuklarımız da o

Rodop Milletvekili Özgür Ferhat partisinden istifa etti

Kerem Abdurahimoğlu’nun kitabı yayımlandı

Batı Trakya’da 12 mavi bayrak ödüllü plaj bulunuyor

Gümülcine Müftülüğünden Kuzey Makedonya’ya kültür gezisi

Kuçumbas Maronya– Şapçı Belediye yönetimiyle bir araya geldi

Gümülcine’de işletmelere yönelik vergi ve iş hukuku semineri