19-05-2026
Zeybek’ten İskeçe hastanesi için kalıcı çözüm çağrısı
İskeçe Milletvekili Hüseyin Zeybek, Sağlık Bakanlığı yasa tasarısının Meclis görüşmeleri sırasında yaptığı konuşmada, yıllardır çözüm bekleyen İskeçe Hastanesi’ndeki sorunları yeniden gündeme taşıdı. Zeybek, özellikle beş yıldır kapalı bulunan Yoğun Bakım Ünitesi başta olmak üzere hastanenin karşı karşıya olduğu personel eksikliği ve hizmet kapasitesindeki düşüşe dikkat çekerek, “İskeçe Hastanesi’nin yıllardır karşı karşıya kaldığı değersizleştirme, hizmet kapasitesindeki zayıflama ve kronik personel yetersizliği artık son bulmalıdır” dedi.

İskeçe Milletvekili Hüseyin Zeybek, Sağlık Bakanlığı yasa tasarısının Meclis görüşmeleri sırasında yaptığı konuşmada, yıllardır çözüm bekleyen İskeçe Hastanesi’ndeki sorunları yeniden gündeme taşıdı. Zeybek, özellikle beş yıldır kapalı bulunan Yoğun Bakım Ünitesi başta olmak üzere hastanenin karşı karşıya olduğu personel eksikliği ve hizmet kapasitesindeki düşüşe dikkat çekerek, “İskeçe Hastanesi’nin yıllardır karşı karşıya kaldığı değersizleştirme, hizmet kapasitesindeki zayıflama ve kronik personel yetersizliği artık son bulmalıdır” dedi.
Sağlık sisteminin mevcut hükümet politikaları nedeniyle derin bir kriz içinde olduğunu ifade eden Zeybek, sistemin bugün hala ayakta kalmasının hükümetin başarısından değil, doktorlar, hemşireler ve tüm sağlık çalışanlarının fedakarlığından kaynaklandığını vurguladı.
Hükümetin kalıcı personel alımları yapmak yerine mevcut personeli farklı birimlerde görevlendirmeyi tercih ettiğini belirten Zeybek, bu uygulamanın sağlık çalışanlarını tükenmişliğe sürüklediğini ve kamu sağlık hizmetlerinin niteliğini ciddi şekilde zayıflattığını söyledi.
“YOĞUN BAKIM EKSİKLİĞİ KABUL EDİLEMEZ”
İskeçe Hastanesi’ndeki personel yetersizliğinin artık istisnai bir sorun olmaktan çıktığını ve yapısal bir krize dönüştüğünü belirten Zeybek, Haziran 2021’den bu yana İskeçe ilinin yoğun bakım hizmetinden mahrum bırakıldığını hatırlattı.
Yaklaşık 110 bin kişiye hizmet vermesi gereken bir hastanenin Yoğun Bakım Ünitesi olmadan çalışmasının yalnızca idari bir eksiklik olarak değerlendirilemeyeceğini kaydeden Zeybek, bunun halk sağlığı, sağlık güvenliği ve vatandaşların yaşam hakkı açısından kabul edilemez olduğunu ifade etti.
“VATANDAŞLAR BAŞKA İLLERDE YATAK ARIYOR”
Zeybek, İskeçe halkının yoğun bakım ihtiyacı doğduğunda komşu illerde, hatta Selanik’e kadar uzanan hastanelerde yatak aramak zorunda kaldığını söyledi.
Sağlık Bakan Yardımcısı’nın bu durumu “yerel bir sorun” olarak nitelendirmesini sert sözlerle eleştiren Zeybek, “Bir ilin sağlık güvenliğini doğrudan ilgilendiren böylesine hayati bir meselenin yerel sorun olarak görülmesi, İskeçe halkının temel sağlık hakkını küçümsemek anlamına gelir” dedi.
Açıklamada, İskeçe Hastanesi’nin tek sorununun kapalı Yoğun Bakım Ünitesi olmadığına da dikkat çekildi. Hastanede;
• Hemşire personel eksikliği
• Sağlık çalışanlarının yoğun baskı altında çalışması
• Yıllık izinlerin düzenli kullanılamaması
• Sağlık merkezlerine yapılan personel görevlendirmeleri
• Üroloji ve Cerrahi kliniklerinin düşük kapasiteyle çalışması
• Anestezi uzmanı eksikliği
• Acil servislerde yaşanan gecikmeler
başlıca sorunlar arasında sıralandı.
“TEŞVİKLER BELİRSİZLİK YARATTI”
Patoloji Kliniği’nde nispeten olumlu bir işleyişin doktorlara sağlanan ekonomik teşviklerle mümkün olduğunu belirten Zeybek, ancak bu teşviklerin 2026 yılı için yenilenmemiş olmasının ciddi bir belirsizlik yarattığını söyledi.
Kalıcı atamalar yapılmadan ve sürdürülebilir ekonomik-kurumsal teşvikler sağlanmadan hastanenin güvenli ve istikrarlı biçimde hizmet vermesinin mümkün olmayacağını ifade eden Zeybek, geçici çözümlerle artık yol alınamayacağını dile getirdi.
“SOMUT ADIMLAR ATILMALI”
Hükümete somut, kalıcı ve güven verici adımlar atma çağrısında bulunan Zeybek, gerekli insan kaynağı sağlanmadan yapılacak fiziki düzenlemelerin sağlık hizmetlerinde gerçek bir iyileşme yaratmayacağını vurguladı.
Açıklamasının sonunda İskeçe halkının sağlık hakkının “yerel sorun” ifadesiyle geçiştirilemeyeceğini belirten Zeybek, sağlık güvenliğinin ertelenebilir bir konu değil, doğrudan insan hayatını ilgilendiren temel bir kamu sorumluluğu olduğunu söyledi.
Zeybek ayrıca; kalıcı personel alımları, doktor ve hemşirelerin desteklenmesi, sağlık sistemine ayrılan kamu kaynaklarının artırılması, ilaç politikasında kamu denetiminin güçlendirilmesi, yerli ilaç sanayisinin etkin biçimde değerlendirilmesi ve hastaların ilaç katkı paylarının azaltılması için mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.