12-10-2026
Evlatlarımız geleceğimizin emanetidir
Eylül ayına girmemizle birlikte yazın uzun ve rehavet dolu günlerine veda ediyor, yeni bir eğitim ve öğretim dönemine girmiş bulunuyoruz. Okullar yeniden açıldı. Çocuklarımız sırtlarında çantaları, ellerinde kitaplarıyla yeni bir eğitim yılına adım attılar. Okulların açılmasıyla birlikte sadece çocuklarımızın çantaları kitap ve defterlerle dolmuyor; aynı zamanda ailelerimizin ve toplumumuzun omuzlarına büyük bir sorumluluk daha yükleniyor.

Eylül ayına girmemizle birlikte yazın uzun ve rehavet dolu günlerine veda ediyor, yeni bir eğitim ve öğretim dönemine girmiş bulunuyoruz. Okullar yeniden açıldı. Çocuklarımız sırtlarında çantaları, ellerinde kitaplarıyla yeni bir eğitim yılına adım attılar. Okulların açılmasıyla birlikte sadece çocuklarımızın çantaları kitap ve defterlerle dolmuyor; aynı zamanda ailelerimizin ve toplumumuzun omuzlarına büyük bir sorumluluk daha yükleniyor.
Batı Trakya Türk Azınlığı olarak eğitim meselesinin bizim için sıradan bir konu olmadığını hepimiz biliyoruz. Yıllardır çözülemeyen, kronikleşen eğitim sorunlarımız bugün de toplumumuzun önünde önemli bir mesele olarak durmaktadır. Okullarımızın, eğitim sistemimizin ve çocuklarımızın geleceğine ilişkin problemler hâlâ kanayan bir yara olmaya devam etmektedir. Ancak bütün bu sıkıntılar karşısında bizlere düşen görev, ümitsizliğe kapılmak değil; çocuklarımızın eğitimine, terbiyesine ve geleceğine dikkat etmek ve aynı zamanda azınlık okullarımıza sahip çıkmaktır. Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun.” (Tahrîm, 66/6) Bu ayet, anne ve babalara çok büyük bir sorumluluk yüklemektedir. Evlatlarımız yalnızca dünyaya getirdiğimiz çocuklarımız değil; aynı zamanda Allah’ın bizlere emanet ettiği kıymetli varlıklardır.
Bir saksıdaki çiçeğin solmaması için nasıl onun suyuna, toprağına, güneşine ve bakımına dikkat ediyorsak; evlatlarımızın da gönül dünyasına, ahlakına, inancına, eğitimine ve karakterine aynı hassasiyetle sahip çıkmalıyız. Çünkü çiçek ihmal edilirse solar; çocuk ihmal edilirse sadece bugünü değil, geleceği de kaybedebiliriz.
Çocuğumuza iyi bir telefon, güzel bir elbise veya rahat bir hayat sunmak elbette önemlidir. Fakat onlara bırakabileceğimiz en büyük miras; sağlam bir iman, güzel bir ahlak, güçlü bir karakter, köklü bir kültür ve iyi bir eğitimdir. Kimliğimizi korumak, emanete sahip çıkmaktır.
Bizler Allah’ın lütfuyla İslâm dinine mensup, Türk milletinin bir parçası ve Batı Trakya Türk Azınlığı’nın fertleriyiz. Kimliğimizi oluşturan bu değerle bizim için sadece günlük hayatımızda kullandığımız ifadeler değildir. Bunlar, tarihimizden, inancımızdan, kültürümüzden ve geçmişimizden bizlere ulaşan büyük emanetlerdir.
Bir çocuğun eğitimi okul kapısından girip çıkmasıyla sınırlı değildir. İlk mektep ailedir. İlk öğretmen anne-babadır. Çocuk, namazı önce evde gördüğü anne ve babasından öğrenir. Saygıyı, sevgiyi, merhameti, dürüstlüğü ve sorumluluğu önce ailesinde görür. Büyüklerine nasıl davranacağını, küçüklerine nasıl merhamet edeceğini, insanlara nasıl muamele edeceğini büyük ölçüde ailesinden öğrenir. Bu nedenle çocuklarımızdan güzel ahlak bekliyorsak önce kendi davranışlarımızı gözden geçirmeliyiz.
Onlara “Kitap oku” derken elimizde sürekli telefon varsa, “Namazını kıl” derken biz namazı ihmal ediyorsak, “Yalan söyleme” derken çocuğun yanında yalan söylüyorsak, sözlerimizin tesiri ne kadar güçlü olabilir? Çocuklar bizim söylediklerimizden çok, yaptıklarımızı öğrenirler.
Çocuklarımızı sadece sınavlara hazırlamayalım. Hayata da hazırlayalım. Onlara sadece “Nasıl başarılı olacağını” değil, “Nasıl iyi bir insan olunacağını” da öğretelim. Onlara meslek kazandıralım ama aynı zamanda ahlak da kazandıralım. Bilgi verelim ama hikmetten mahrum bırakmayalım. Dünyayı tanıtalım ama onlara hem dünya hem de ahireti kazanabilecekleri bir hayat için yetiştirelim. Unutmayalım bu bizim en büyük sorumluluğumuzdur.
Yeni eğitim-öğretim yılının başında anne ve babalara, öğretmenlerimize, din görevlilerimize ve toplumumuzun bütün fertlerine düşen görev açıktır: Evlatlarımızı ihmal etmeyelim. Onların eğitimine sahip çıkalım. Dini ve milli değerlerimizi onlara sevdirerek aktaralım. Çocuklarımızın sadece başarılı değil, aynı zamanda ahlaklı, inançlı, bilinçli, sorumluluk sahibi ve iyi insanlar olmaları için gayret gösterelim. Çünkü bugün çocuklarımızın gönlüne ektiğimiz tohumlar, yarın toplumumuzun geleceğinde filizlenecektir.
Rabbimiz bütün evlatlarımızın yolunu açık, ilmini bereketli, ahlakını güzel, gönlünü imanla ve kalbini merhametle doldursun. Yeni eğitim-öğretim yılının çocuklarımız, ailelerimiz, öğretmenlerimiz ve bütün Batı Trakya Türk Azınlığı için hayırlara vesile olmasını niyaz ediyorum.