27-03-2026
KKE: Dedeağaç’ın yükselen stratejik rolü risk ve sorular doğuruyor
Rizospastis gazetesinde yayımlanan bir değerlendirmede, Dedeağaç’taki NATO ve ABD bağlantılı askeri faaliyetler ile enerji projelerine ilişkin eleştirel görüşler dile getirildi. Yazı, Yunanistan Komünist Partisi (KKE) Doğu Makedonya–Trakya Bölge Bürosu üyesi ve Meriç (Evros) İl Komitesi Sekreteri Vangelis Evangelopulos tarafından kaleme alındı.

Rizospastis gazetesinde yayımlanan bir değerlendirmede, Dedeağaç’taki NATO ve ABD bağlantılı askeri faaliyetler ile enerji projelerine ilişkin eleştirel görüşler dile getirildi.
Yazı, Yunanistan Komünist Partisi (KKE) Doğu Makedonya–Trakya Bölge Bürosu üyesi ve Meriç (Evros) İl Komitesi Sekreteri Vangelis Evangelopulos tarafından kaleme alındı.
Değerlendirmede, Dedeağaç Limanı’nın doğu kesiminde yüksek güvenlik önlemleri altında, yaklaşık üç metre yüksekliğinde bariyerlerle çevrili bir alanda askeri araçlar ve savaş malzemesi taşıyan konteynerlerin sevkiyat için bekletildiği aktarıldı. Bu sevkiyatın demiryolu ve karayolu üzerinden sürdüğü, Ukrayna’ya gönderilen askeri malzemenin yaklaşık yüzde 47’sinin Dedeağaç üzerinden geçtiğine ilişkin açıklamalara atıf yapıldı.
Metinde ayrıca, ABD–İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının başladığı dönemde Yunan donanmasına ait bir geminin limana demirlediği, bölgede bir Patriot hava savunma sisteminin konuşlandırıldığına dair haberlerin kamuoyuna yansıdığı ifade edildi.
Yazıda, liman açıklarında bulunan sıvılaştırılmış doğal gaz (FSRU) tesisine de değinilerek, bu yatırımın Dedeağaç’ı “enerji haritasında” öne çıkardığı ve “dikey enerji koridorunun başlangıcı” olarak konumlandırıldığı belirtildi. Ancak değerlendirmede, söz konusu projelere ilişkin olarak “yüksek kârlılığın sınırlı kesimlere sağlandığı, geniş halk kesimlerinin ise sınırlı fayda gördüğü” yönünde eleştiriler yer aldı.
Değerlendirmede ayrıca, bölgede artan askeri varlığa ilişkin olarak bunun güvenlik mi yoksa risk mi oluşturduğu yönünde farklı görüşler bulunduğu belirtilirken, metinde kentin olası çatışmalarda hedef haline gelebileceğine dair değerlendirmelere de yer verildi.
Yazıda, liman, demiryolu, karayolu ve enerji yatırımlarını kapsayan projelerin daha geniş bir jeostratejik planın parçası olduğu ifade edilerek, bu sürecin ekonomik ve toplumsal etkilerinin kamuoyunda tartışılmaya devam ettiği kaydedildi.