19-06-2026
Çınar Camii davasında mücadele mesajı: Karar istinafa götürülecek
İskeçe’de Çınar Camii olaylarına ilişkin yürütülen davada mahkeme kararının ardından gözler istinaf sürecine çevrildi. 14 saat süren duruşmanın ardından taraflar, hukuki mücadelenin devam edeceğini açıkladı.

İskeçe’de Çınar Camii olaylarına ilişkin yürütülen davada mahkeme kararının ardından gözler istinaf sürecine çevrildi. 14 saat süren duruşmanın ardından taraflar, hukuki mücadelenin devam edeceğini açıkladı.
İskeçe Çınar Camiinde 11 Ekim 2024 tarihinde cuma namazı sırasında yaşanan olaylara ilişkin açılan davada mahkeme kararını dün gece (18 Haziran Perşembe) açıkladı. İskeçe Tek Hakimli Asliye Ceza Mahkemesi, dönemin Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği Başkanı Hüseyin Baltacı, dönemin İskeçe Türk Birliği Başkanı Ozan Ahmetoğlu, DEB Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bahri Belço ve Çınar Camii Mütevelli Heyeti Başkanı Murat Köse’ye para cezasına çevrilebilen 17 ay hapis cezası verdi.
Sabah saat 09.00’da başlayan ve gece 22.30’da sona eren duruşma yaklaşık 14 saat sürdü. Tek celsede tamamlanan dava, gün boyunca İskeçe Adliyesinde görülen tek duruşma oldu.
Duruşmayı, Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa, Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif, İskeçe Milletvekili Hüseyin Zeybek, Rodop Milletvekili Özgür Ferhat, Mustafçova Belediye Başkanı Ahmet Kurt, Yassıköy Belediye Başkanı Caner İmam, Kozlukebir Belediye Başkanı Erdem Hüseyin, DEB Partisi Genel Başkanı Çiğdem Asafoğlu, Eyalet Başkan Yardımcısı İrfan Hacıgene, Eyalet Meclis Üyesi Fatih İsmailko, Gümülcine Türk Gençler Birliği Başkanı Sedat Hasan, İskeçe Türk Birliği Başkanı Kerem Abdurahimoğlu, Batı Trakya Azınlığı Eğitim ve Kültür Şirketi (BAKEŞ) Başkanı Hüseyin Bostancı, Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği Başkanı Aydın Ahmet, Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği Başkanı Zeynep Tevfikoğlu, Batı Trakya Camileri Din Görevlileri Derneği Başkanı Erol Yoluç, BİHLİMDER Başkanı Mehmet Emin Ahmet, Dimetoka Meriç Müslümanları Eğitim ve Kültür Derneği Başkanı Süleyman Macir, Selanik Müslümanları Eğitim ve Kültür Derneği Başkanı ve İskeçe Belediye Meclis Üyesi İnanç Mustafaoğlu takip etti.
Türkiye’den gelen hukukçular ve baro temsilcileri de duruşmayı izleyenler arasında yer aldı.
ADLİYE ÖNÜNDE YOĞUN GÜVENLİK ÖNLEMLERİ
Duruşma boyunca İskeçe Adliyesi önünde çok sayıda soydaş, yargılanan isimlere ve seçilmiş müftülere destek vermek amacıyla bekledi. Polis, olası gerginlikleri önlemek için yoğun güvenlik önlemleri aldı ve iki tarafın karşı karşıya gelmesine izin vermedi.
Duruşma sonrasında, tayinli müftülere destek vermek amacıyla İskeçe dışından otobüslerle getirildiği öne sürülen bir grup tarafından İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa ve soydaşlar aleyhine hakaret içerikli sloganlar atıldı. Adliye çıkışında ayrıca “Yunanistan, Yunanistan” sloganları duyuldu.
HAMZA OSMAN HAKKINDA SORUŞTURMA TALEBİ
Mahkeme, duruşma sırasında verdiği ifadede Çınar Camiinde kendisine yönelik herhangi bir saldırı, küfür, hakaret veya şiddet girişiminde bulunulmadığını ve camiden kendi isteğiyle ayrıldığını belirten dönemin Dimetoka Müftü Naibi Hamza Osman hakkında dikkat çekici bir karar aldı.
Mahkeme heyeti, Hamza Osman’ın beyanlarına ilişkin “yalancı tanıklık” şüphesiyle dosyanın incelenmesi için ilgili savcılığa gönderilmesine karar verdi. Bu karar doğrultusunda Hamza Osman hakkında soruşturma başlatılması bekleniyor.
TÜRKİYE’DEN HUKUKÇULAR DURUŞMAYI İZLEDİ
Davayı takip etmek üzere Türkiye’den Uluslararası Hukukçular Birliği ile İstanbul 2 No’lu Baro temsilcilerinden oluşan bir heyet İskeçe’ye geldi.
Heyette Av. Hasan Hüseyin Palan, Av. Ahmet Sorgun, Av. Halil Özkan, Av. Ahmed Elterk (İngiltere), Av. Mücahit Çiğdem, Av. Fatih Alkan, Av. Muhammet Keserci, Av. Korcan Civanoğlu ve Av. Uğur Faruk Tüzün yer aldı.
KARARA İTİRAZ EDİLECEK
Kararın ardından açıklama yapan savunma avukatı Ahmet Kara, mahkeme kararını hatalı bulduklarını belirterek istinaf yoluna başvuracaklarını açıkladı.
Kara, dört sanığın kendilerine yöneltilen iki suçtan da mahkum edildiğini belirterek, davanın üç hakimli mahkemede yeniden görülmesi için gerekli başvuruların yapılacağını söyledi. Kara ayrıca davanın hukuki boyutunun zamanla siyasi bir nitelik kazandığını savundu.
“BUGÜN SADECE DÖRT SOYDAŞ DEĞİL, TÜM AZINLIK YARGILANDI”
Kararın ardından açıklama yapan Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa, yaklaşık 14 saat süren duruşma boyunca kendilerine destek veren basın mensuplarına, milletvekillerine, belediye başkanlarına, sivil toplum kuruluşlarına ve soydaşlara teşekkür etti.
Trampa, duruşmanın yalnızca dört sanığı değil, tüm Batı Trakya Türk toplumunu ilgilendirdiğini, yargılanan kişilerin mahkemede Batı Trakya Türklerinin dini özgürlükler ve azınlık haklarına ilişkin görüşlerini dile getirdiğini söyledi.
Mahkeme önünde yaşanan bazı gerginliklere rağmen Batı Trakya Türklerinin sağduyulu davrandığını belirten Trampa, toplumun bundan sonra da haklarını demokratik ve hukuki yollarla savunmaya devam edeceğini kaydetti.
Trampa, davanın özünde dini özgürlükler meselesinin bulunduğunu vurgulayarak, Batı Trakya Türklerinin kendi dini kurumları ve seçtikleri dini liderlerle ilgili taleplerini dile getirmeyi sürdüreceğinin altını çizdi.
“YUNANİSTAN BİZE ‘NE KADAR MÜSAADE EDERSEM O KADAR DİNİ ÖZGÜRLÜĞÜNÜZ OLACAK’ MESAJI VERDİ”
Müftü Trampa, “İnsan haklarının en temel argümanı azınlık haklarıdır. Azınlık haklarının en temel hassas noktası ise dini özgürlüklerdir. Maalesef ülkemiz Yunanistan bu konuda çok katı ve bize şu mesajı verdi: ‘Ben size ne kadar müsaade ediyorsam o kadar dini özgürlüğünüz olacak.’ Bugün bunu gördük ve burada teyit edildi.” dedi.
AVUKAT AHMET KARA: “KARARIN YANLIŞ OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUZ, İSTİNAFA GİDECEĞİZ”
Davada sanıkların avukatlığını üstlenen Ahmet Kara, mahkeme kararına itiraz edeceklerini açıkladı.
Kara açıklamasının devamında şunları söyledi:
“Kendilerine isnat edilen iki tane suç vardı. Mahkeme dört sanığın her iki suçtan da hüküm giymesine karar verdi ve kendilerine 17’şer ay hapis cezası verdi. Bu ilk derece mahkemesinin bir kararıdır. Biz mahkeme kararının yanlış olduğunu düşünerek en kısa sürede istinaf dilekçemizi sunacağız ve üç hakimli Asliye Ceza Mahkemesinde davanın yeniden görüşülmesini sağlayacağız.”
“CEZA DAVASI SİYASİ PROPAGANDA ARACINA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ”
Kara, davanın siyasi boyut kazandığına dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu:
“Hukuki bir olayı eğer siyasi bir olaya çeviriyorsanız ve bunu bazı kişileri, azınlığın önde gelen insanlarını cezalandırma aracı haline getiriyorsanız, o ülkede hukuktan bahsedilemez.
Çok açık ve net bir şekilde görüldü ki, özellikle müdahil olan taraf, her ne kadar Cihat Halil her iki ifadesinde de dört sanığın aleyhine herhangi bir kovuşturma açılmasını talep etmediğini açıkça beyan etmiş olmasına rağmen, re’sen başlatılan ve mahkemeye ulaşan dava sonucunda geldi ve müdahil olma talebinde bulundu, müdahil oldu ve geldi burada bu kişilerin ceza alması yönünde kendi avukatları aracılığıyla savunma yaptı.”
Kara, kararı doğru bulmadıklarını vurgulayarak, istinaf sürecinin ardından gerekmesi halinde dosyanın daha üst yargı mercilerine ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine taşınabileceğini söyledi.
Yargılama sırasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Batı Trakya Türk Azınlığıyla ilgili bazı kararlarını da mahkemeye sunduklarını ifade eden Kara, bu kararların yeterince dikkate alınmadığını düşündüklerini kaydetti.
Kara, sanıkların mahkemede ortaya koyduğu savunmaların Batı Trakya Türk toplumunun görüşlerini yansıttığını belirterek, müvekkillerinin savunmalarından dolayı gurur duyduğunu dile getirdi.
SANIKLARDAN ORTAK MESAJ: “MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEK”
OZAN AHMETOĞLU: “ÇINAR CAMİİNDEKİ TUTUMUMUZ AZINLIĞIN VİCDANINI YANSITIYOR”
Dönemin İskeçe Türk Birliği Başkanı Ozan Ahmetoğlu da açıklamasında davanın kökeninde müftülük sorununun bulunduğunu ifade etti.
Ahmetoğlu, “Biz bugün dört arkadaş bir kez daha sanık sandalyesindeydik. 2024 yılı Ekim ayında Çınar Camiinde cuma namazı sırasında yaşanan olaylarla ilgili bir yargı süreci yürütülüyor. Batı Trakya Türk Azınlığının tanımadığı üç tayinli müftünün camiye gelerek gerçekleştirdiği provokasyon girişimine karşı durduğumuz için bugün yargılanıyoruz. Bizler gerek Çınar Camiindeki tutumumuzla gerekse üç duruşmadır devam eden bu süreçte Batı Trakya Türk Azınlığının vicdanını ve iradesini yansıttığımıza inanıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
“40 YILDIR ÇÖZÜLEMEYEN MÜFTÜLÜK SORUNUNUN SONUCUNU YAŞIYORUZ”
Ahmetoğlu sözlerini, “Biz bugün 40 yılı aşkın süredir çözüme kavuşturulamayan müftülük sorununun bir sonucu olarak sanık sandalyesindeyiz. Bu süreçte bize destek veren bütün soydaşlarımıza, kurum ve kuruluşlarımıza teşekkür ediyoruz. Savunma avukatlarımıza ve müftülerimize de desteklerinden dolayı teşekkür ediyoruz. Biz bu mücadelemize devam edeceğiz. Batı Trakya Türk Azınlığının iradesini ve düşüncesini ifade ettiğimize inanıyor ve bu inançla yolumuza devam ediyoruz.” diyerek tamamladı.
HÜSEYİN BALTACI: “BUGÜN BÜYÜK BİR BAYRAM HAVASI YAŞADIK”
Dönemin Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği Başkanı Hüseyin Baltacı, karar sonrası yaptığı açıklamada duygusal anlar yaşandığını belirtti.
Baltacı açıklamasında, “Çok mutluyum, çok onurlu bir gündü, büyük bir bayram havası vardı. Batı Trakya Türklerinin son yıllarına altın harflerle yazılmış bir tarih yaşandı. İçeride duygusal anlar yaşandı, gözlerimiz yaşardı. Bütün Batı Trakya Türk halkına teşekkür ediyoruz. Bu maskeler düştü. Bize karşı saldırıyı düzenleyen bu sisteme karşı çok büyük teşekkür borcumuz var. Çünkü onlar bu hareketi yapmasaydı, hep birlikte bu anı yaşamayacaktık. Bu tarih yazılmayacaktı.” görüşlerine yer verdi.
BAHRİ BELÇO: “CEZA ALACAĞIMIZI DAVA BAŞLARKEN ZATEN BİLİYORDUK”
Davada yargılanan isimlerden DEB Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bahri Belço da kararın ardından açıklamalarda bulundu.
Belço, “Bu dava sabah saatlerinde başlarken aslında karar da belliydi, bizim alacağımız ceza da belliydi. Çünkü savunma avukatlarımızın da belirttiği gibi ceza davası siyasi bir davaya dönüştü. Ama biz gururluyuz ve aldığımız cezaya da üzülmüyoruz. Çünkü haklı olduğumuzu biliyoruz. Hem Allah katında hem de azınlığımız katında haklı olduğumuza inanıyoruz.” diye konuştu.
“HUKUKİ MÜCADELEMİZ HUKUK ÇERÇEVESİNDE DEVAM EDECEK”
Belço açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:
“Bize isnat edilen suçların işlenmediğini onlar da biliyor. Bizim tarafımızdan tayinli müftülere herhangi bir küfür, herhangi bir fiziki müdahale veya herhangi bir tehdit olmadı. Buna rağmen bugün bu suçlardan ceza aldık. Hukuki mücadelemiz yine hukuk çerçevesinde devam edecektir. Önümüzdeki günlerde bu karara itiraz edeceğiz.”
MURAT KÖSE: “HAKİM MADALYAMIZI VERDİ”
Çınar Camii Mütevelli Heyeti Başkanı Murat Köse kararın kendilerini yıldırmayacağını belirtti.
Köse, “İlk olarak sabah saatlerinden bu saate kadar bizlerle birlikte olan tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Hakim madalyamızı verdi. Biz üzülmedik, sevindik. Bu davada ne kadar haklı olduğumuzu ve Batı Trakya’daki Müslüman Türk Azınlığına oynanan oyunların bizi parçalamaya yönelik olduğunu bir kez daha gördük. Toplumumuz da sağ olsun, 14 saat boyunca bizleri yalnız bırakmayarak bu davaya sahip çıktı.” dedi.
“DİLİMİZİ VE DİNİMİZİ KORUMA MÜCADELESİ VERİYORUZ”
Köse açıklamasında, “Bu bayrak yarışıdır. Bizden öncekiler nasıl dinimiz ve dilimiz için mücadele ettiyse bugün de biz aynı mücadeleyi sürdürüyoruz. Biz bugün kendi adımıza yargılanmadık. Toplumumuzu parçalamaya yönelik uygulamalara karşı durduğumuz için yargılandık. Bunun bir bedeli olacak. Çünkü onlar bizim karşı koymamızı istemiyor. Biz cezalardan korkmuyoruz. Çünkü bir insan dilini ve dinini kaybettiği anda bu dünyada yaşamasının da bir anlamı kalmaz.” ifadelerine yer verdi.
OLAYLARIN GEÇMİŞİ
Dava, 11 Ekim 2024 tarihinde İskeçe Medresesinin yeni binasının açılış töreninin ardından Gümülcine, İskeçe ve Dimetoka tayinli müftülerinin cuma namazı için Çınar Camiine gelmesi sırasında yaşanan olaylarla ilgili olarak açılmıştı.
Mahkemenin gerekçeli kararının önümüzdeki günlerde açıklanması beklenirken, dosyanın istinaf sürecine taşınacağı bildirildi.