Anasayfa

31-08-2026
Burak Adil: “Oyunun içindeki öğrenme fırsatlarını görmek önemli”
Doktora çalışmasında oyun temelli dikkat eğitiminin otizm spektrum bozukluğu olan okul öncesi çocukların dikkat ve dil becerilerine etkisini inceleyen Burak Adil, Gündem’in sorularını yanıtladı. Adil, çalışmasının sonuçlarının yanı sıra Batı Trakya’da özel eğitim alanındaki ihtiyaçları ve bundan sonraki hedeflerini değerlendirdi.
31 Ağustos 2026 Pazartesi

ÇOCUK için oyun yalnızca eğlence değil; öğrenmenin, iletişim kurmanın ve dünyayı keşfetmenin en doğal yollarından biri. Doğru yapılandırıldığında oyun, özel eğitim alanında da önemli bir araca dönüşebiliyor. Bu yaklaşımı doktora tezinde ele alan Burak Adil, “Oyun Temelli Dikkat Eğitiminin Okul Öncesi Dönem Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Çocukların Dikkat ve Dil Becerilerine Etkisi” başlıklı çalışmasında oyun temelli dikkat eğitiminin çocukların dikkat ve dil becerilerine katkısını inceledi.

Yaklaşık dört yıldır çocuklarla yürüttüğü çalışmalarında da oyun temelli yaklaşımı kullanan Adil, oyunun doğru yapılandırıldığında dikkat, dil, iletişim ve sosyal etkileşim becerilerini destekleyen güçlü bir eğitim aracına dönüşebileceğini vurguluyor.

Doktora çalışmasını yalnızca akademik bir başarı olarak görmeyen Adil, edindiği bilgi ve deneyimi Batı Trakya’daki çocukların, ailelerin ve eğitimcilerin ihtiyaçlarına katkı sağlayacak şekilde kullanmayı hedefliyor. Özellikle özel eğitim hizmetlerine erişim, ana dilde değerlendirme ve eğitim, erken müdahale ve uzmanlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekiyor.

Adil ile oyun temelli eğitimin çocukların gelişimindeki rolünü, doktora çalışmasının sonuçlarını, Batı Trakya’da özel eğitim alanındaki ihtiyaçları ve bundan sonraki hedeflerini konuştuk.

GÜNDEM: Doktora tezinizin temel amacı ve sonuçları neler oldu?

BURAK ADİL:
Tezimin temel amacı, okul öncesi dönemde otizm spektrum bozukluğu olan çocuklarda oyun temelli dikkat eğitiminin dikkat ve dil becerileri üzerindeki etkisini incelemekti. Erken çocukluk döneminde dikkat; öğrenme, iletişim, sosyal etkileşim ve dil gelişiminin önemli yapı taşlarından biri. Bu nedenle dikkat eğitimini, çocuğun en doğal öğrenme ve kendini ifade etme yolu olan oyunla birleştirmeyi amaçladım.

Çalışmamın sonuçları, oyun temelli dikkat eğitiminin çocukların dikkat becerileri ve dil gelişimlerine katkı sağladığını gösterdi. Bu da dikkat ve dil gelişiminin birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerektiğini ortaya koydu.

Oyun temelli yaklaşım benim için yalnızca doktora tezimin konusu değil. Yaklaşık dört yıldır çocuklarla yürüttüğüm çalışmalarda da bu yöntemi aktif olarak kullanıyorum. Bu süreçte, her çocuğun bireysel özelliklerine ve ihtiyaçlarına uygun yöntemlerle çalışıldığında önemli ilerlemeler kaydedilebildiğini gözlemledim.

Tezimin bir diğer önemli yönünün de Batı Trakya’daki özel eğitime ve çocukların ihtiyaçlarına dikkat çekmesi olduğunu düşünüyorum. Bölgemizde bu alanda daha fazla bilimsel çalışma ve farkındalığa ihtiyaç var. Benim için en değerli sonuç ise bilimsel bilgiyi çocukların yaşamında gerçek ve anlamlı gelişimlere dönüştürebilmek.

GÜNDEM: Oyun temelli eğitim, otizm spektrum bozukluğu olan çocukların gelişimine nasıl katkı sağlıyor?

BURAK ADİL:
Oyun, çocukların dünyayı keşfetme, anlamlandırma ve iletişim kurma biçimlerinden biri. Özellikle okul öncesi dönemde öğrenmenin oyun içerisine yerleştirilmesi, çocuğun sürece daha doğal ve aktif biçimde katılmasını sağlıyor.

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklarda oyun sırasında dikkatini bir etkinliğe yöneltme ve sürdürme, ortak dikkat kurma, sıra bekleme, yönerge takip etme, iletişim başlatma ve sürdürme gibi birçok beceriyi aynı anda desteklemek mümkün.

Burada önemli olan, oyunu yalnızca hoşça vakit geçirilen bir etkinlik olarak görmemek, gelişimsel hedeflere ulaşmak için etkili bir araç olarak kullanabilmek. Elbette her oyun kendiliğinden eğitici değildir. Oyunun çocuğun gelişim düzeyine, ilgilerine ve ihtiyaçlarına uygun şekilde yapılandırılması gerekir.

Bu nedenle oyun temelli eğitimde asıl önemli olan, oyunu oynamaktan çok, oyunun içindeki öğrenme fırsatlarını doğru şekilde görebilmek ve bunları çocuğun gelişimini destekleyecek biçimde kullanabilmek.

GÜNDEM: Doktoranızı Batı Trakya’ya karşı bir sorumluluk olarak da değerlendiriyorsunuz. Bu yaklaşımınızın temelinde ne var?

BURAK ADİL:
Doktora yapmak benim için elbette önemli bir kişisel başarı. Yıllarca emek, sabır ve özveri gerektiren uzun bir süreçti. Ancak doktora sürecinin sonunda benim için asıl önemli olan “Dr. Burak Adil” unvanından çok, bu unvanın beraberinde getirdiği sorumluluk.

Batı Trakya’da yetiştim, burada çalışıyorum, çocuklarla ve ailelerle doğrudan sahada karşılaşıyorum. Çocuklarımızın eğitim süreçlerinde karşılaştığı güçlükleri, ailelerin yaşadığı zorlukları ve özellikle özel eğitim alanındaki ihtiyaçları yakından görüyorum. Bu nedenle akademik çalışmalarımızda Batı Trakya’ya ve Batı Trakya Türk toplumunun ihtiyaçlarına daha fazla yer vermemiz gerektiğine inanıyorum.

Çalışmalarımızı mümkün olduğunca bölgenin gerçek ihtiyaçlarından hareketle yürütmeli, çocukların, ailelerin ve eğitimcilerin hayatına katkı sağlayacak şekilde gerçekleştirmeliyiz. Çünkü bilim yalnızca bilgi üretmek için değil, yaşadığımız toplumun sorunlarına çözüm üretmek ve geleceğe katkı sunmak için de var.

Benim için doktora sürecinin en değerli anlamı, edindiğim akademik birikimi yalnızca kişisel bir başarı olarak görmek yerine, Batı Trakya Türk toplumuna ve özellikle çocuklarımızın geleceğine katkı sağlayacak bir değere dönüştürebilmektir.

GÜNDEM: Batı Trakya’da özel eğitim alanını nasıl değerlendiriyorsunuz? En önemli ihtiyaçlar neler?

BURAK ADİL:
Batı Trakya’da özel eğitim alanında çalışan çok değerli eğitimciler ve uzmanlar var. Ancak çocukların ve ailelerin ihtiyaçlarının da epey fazla olduğunu da görüyoruz. Özellikle otizm spektrum bozukluğu olan çocuklarda erken tanı, doğru değerlendirme, erken müdahale ve nitelikli eğitime erişim büyük önem taşıyor.

Önemli sorunlardan biri, ailelerin değerlendirme ve tanı süreçlerinde kendi ana dillerinde yeterli desteğe ulaşamaması. Çocuğun gelişimini ve iletişim becerilerini kendi dilinde doğru değerlendirebilmek çok önemli. Çocuk psikiyatrisi alanındaki hizmetlere erişimin sınırlı olması da ailelerin sürecini zorlaştırabiliyor.

Tanı sonrasında ise aileler çoğu zaman “Şimdi ne yapacağız, hangi uzmana başvurmalıyız?” sorularına tek başlarına cevap bulmaya çalışıyor. Özel eğitim, dil ve konuşma eğitimi, ergoterapi ve psikolojik danışmanlık gibi hizmetlerin aileler tarafından özel imkanlarla karşılanmak zorunda kalması da önemli bir güçlük.

Bir diğer önemli konu ise eğitim dili. İletişim alanında zaten güçlük yaşayan bir çocuğun okul ortamında kendi ana dilinden farklı bir dille karşılaşması, öğrenme ve iletişim sürecini daha da zorlaştırabilir. Bu nedenle özel eğitim gereksinimi olan çocukların anlayabildiği ve kendisini ifade edebildiği dilde eğitim alabilmesi son derece önemli.

Sonuç olarak yalnızca çocuğu değil, aileyi de destekleyen; doğru değerlendirme, erken müdahale, bireyselleştirilmiş eğitim ve farklı uzmanların iş birliği içerisinde çalıştığı bütüncül bir sisteme ihtiyaç duyuyoruz.

GÜNDEM: Bundan sonraki akademik ve toplumsal hedefleriniz neler?

BURAK ADİL:
Doktora benim için bir son değil, yeni bir başlangıç. Özel eğitim alanındaki akademik ve uygulamalı çalışmalarımı sürdürmek, özellikle erken çocukluk, otizm, dikkat, dil gelişimi ve oyun temelli müdahaleler üzerine çalışmalarımı derinleştirmeyi hedefliyorum.

Ancak akademik çalışmaların yalnızca makale ve tezlerde kalmasını istemiyorum. Bilimsel bilgiyi sahaya aktarabilmek, çocuklara, ailelere ve eğitimcilere katkı sağlayabilmek benim için çok önemli.

Batı Trakya özelinde çocukların ve gençlerin nitelikli eğitime daha kolay ulaşabildiği, ailelerin desteklendiği ve farklı uzmanların iş birliği içerisinde çalışabildiği daha güçlü bir özel eğitim anlayışının oluşmasına katkı sunmak istiyorum.

Özellikle gençlerin eğitime, bilime ve akademik çalışmalara yönlendirilmesini çok önemsiyorum. Bugün benim elde ettiğim akademik başarıyı yarın başka bir Batı Trakyalı gencin daha ileriye taşımasını isterim.

Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki süreçte de toplumsal sorumlulukların içerisinde aktif olarak yer almaya devam etmek en büyük gayem. Önemli projelerde Batı Trakya Türk toplumunu elimden geldiğince temsil etmeye, özellikle gençlerle bir araya gelerek onların gelişimine ve geleceğine katkı sağlayacak çalışmalarda bulunmaya gayret ettim. Bundan sonra da akademik çalışmalarımın yanı sıra toplumumuza ve gençlerimize yönelik sosyal ve eğitimsel projelerde, kısacası ihtiyaç olan her alanda aktif rol almaya devam etmek istiyorum.

Doktora ile birlikte elbette akademik olarak yeni bir sorumluluk alanına geçtim. Bundan sonraki hedefim, bu birikimi daha ileriye taşımak, yeni çalışmalar üretmek ve özellikle gençlerin de akademik dünyada kendilerine yer bulabileceklerine inanmalarını sağlamak. Eğer bugün bir Batı Trakyalı genç, “Ben de yapabilirim, ben de başarabilirim” diyebiliyorsa, bunun kendisi bile benim için çok kıymetli bir kazanımdır. Bundan sonraki yolculuğumda da hem akademik üretimimi hem de toplumsal sorumluluklarımı birlikte yürütmeye devam edeceğim.

Haberler


Yassıköy Belediyesinden hükümete altı kalkınma projesi

Burak Adil: “Oyunun içindeki öğrenme fırsatlarını görmek önemli”

Mevsimlik itfaiyeciler 12 ay istihdam istedi

İsmail Rodoplu ölümünün 6. yılında anılacak

Akaryakıt desteği Eylül’de de devam edecek

İsrail ile Yunanistan, ’Aşil Kalkanı’ hava savunma anlaşmasını imzaladı

Yalımlı’da geleneksel Mahya etkinliği yoğun katılımla gerçekleştirildi

GAT’tan çocuklara kırtasiye desteği

Başkonsolos Ünal’dan Bratankova’ya ziyaret

ABD Dışişlerinde Heybeliada Ruhban Okulu gündemi

“Predator” dinleme skandalı AİHM’e taşındı

Bluefarm Tarım ile Blueberry Ladies arasında sözleşmeli tarım iş birliği