19-06-2026
Çınar davası sanıklarından ortak açıklama
İskeçe Çınar Camiinde 11 Ekim 2024 tarihinde yaşanan olaylarla ilgili yargılanan Hüseyin Baltacı, Ozan Ahmetoğlu, Bahri Belço ve Murat Köse, davanın 18 Haziran 2026 tarihinde görülen duruşmasının ardından ortak bir açıklama yayımladı.

İskeçe Çınar Camiinde 11 Ekim 2024 tarihinde yaşanan olaylarla ilgili yargılanan Hüseyin Baltacı, Ozan Ahmetoğlu, Bahri Belço ve Murat Köse, davanın 18 Haziran 2026 tarihinde görülen duruşmasının ardından ortak bir açıklama yayımladı.
Açıklamada, mahkemenin her biri hakkında para cezasına çevrilen 17 ay hapis cezası verdiği belirtilirken, dava süreci boyunca kendilerine destek veren Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu, azınlık kurum ve kuruluşları, siyasetçiler, yerel yöneticiler, basın mensupları, avukatlar ve tüm soydaşlara teşekkür edildi.
Sanıklar, süreç boyunca ortaya konulan birlik ve beraberliğin, meselenin yalnızca dört kişinin yargılanmasından ibaret olmadığını gösterdiğini ifade ederek, davanın Batı Trakya Türk Azınlığının dini özgürlükleri, kurumlarına sahip çıkma iradesi ve demokratik haklarıyla doğrudan ilgili olduğunu vurguladı.
Ortak açıklamada, İskeçe Çınar Camiinde yaşanan olayların münferit bir olay olarak değerlendirilemeyeceği belirtilerek, bunun Batı Trakya Türk Azınlığının uzun yıllardır çözüme kavuşturulamayan müftülük meselesi nedeniyle biriken rahatsızlığının ve toplumun kendi iradesine sahip çıkma anlayışının bir yansıması olduğu kaydedildi.
Olay günü herhangi bir hakaret, şiddet veya zor kullanma eyleminde bulunmadıklarını dile getiren sanıklar, tepkilerini demokratik ve barışçıl yöntemlerle ortaya koyduklarını ifade etti. Buna rağmen verilen mahkumiyet kararını üzüntüyle karşıladıklarını belirten sanıklar, Batı Trakya Türk Azınlığının vicdanında karşılık bulan bir iradeyi temsil ettiklerine inandıklarını ve bu inançlarını koruduklarını vurguladı.
Hüseyin Baltacı, Ozan Ahmetoğlu, Bahri Belço ve Murat Köse’nin yayımladığı açıklamada ayrıca hukuka ve adalete olan güvenin sürdüğü belirtilerek, verilen karara karşı tüm yasal hakların kullanılacağı, dosyanın bir üst mahkemeye taşınacağı ve hukuki mücadelenin devam edeceği ifade edildi.
Sanıklar, davanın aynı zamanda Batı Trakya Türk Azınlığının uzun yıllardır çözüm bekleyen müftülük meselesinin yeniden ve samimi bir şekilde ele alınmasına vesile olmasını temenni ettiklerini belirtti. Kalıcı çözümün, toplumun iradesine, dini özgürlüklere ve demokratik değerlere saygı temelinde mümkün olacağına inandıklarını kaydeden sanıklar, bundan sonraki süreçte de sağduyulu, sorumlu ve demokratik bir anlayışla hareket etmeye devam edeceklerini ifade etti.