18-07-2026
Mustafa Şentop’tan, Yunanistan’ın Batı Trakya Türk azınlık eğitimiyle ilgili uygulamalarına tepki
Türkiye Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Eski Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Yunanistan Eğitim Bakanlığı’nın 2026–2027 eğitim-öğretim yılı öncesinde Batı Trakya’da sekiz Türk azınlık ilkokulunu "öğrenci azlığı" gerekçesiyle kapatma kararı ile İskeçe Merkez Türk Azınlık İlkokulu’na kayıt yaptıran bazı öğrencilerin kayıtlarının çeşitli gerekçelerle iptal edilmek istenmesine sert tepki gösterdi.

Türkiye Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Eski Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Yunanistan Eğitim Bakanlığı’nın 2026–2027 eğitim-öğretim yılı öncesinde Batı Trakya’da sekiz Türk azınlık ilkokulunu "öğrenci azlığı" gerekçesiyle kapatma kararı ile İskeçe Merkez Türk Azınlık İlkokulu’na kayıt yaptıran bazı öğrencilerin kayıtlarının çeşitli gerekçelerle iptal edilmek istenmesine sert tepki gösterdi.
“YUNANİSTAN BATI TRAKYA TÜRK VARLIĞINI AZALTMAYA VE ASİMİLE ETMEYE YÖNELİK POLİTİKA İZLİYOR”
Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu’nun kamuoyuna duyurduğu gelişmelere ilişkin açıklama yapan Şentop, söz konusu uygulamaları "şiddetle kınadığını" belirtti. Yunanistan’ın Batı Trakya’daki Türk varlığını azaltmaya ve asimile etmeye yönelik bir politika izlediğini belirten Şentop, buna rağmen Batı Trakya Türklerinin tarih boyunca daha zorlu dönemlerde dahi kimliğini ve varlığını koruduğunu ifade etti.
Yunanistan’ın Avrupa Birliği standartlarına şeklen bağlı görünmesine rağmen Türk kimliğine yönelik yaklaşımının uluslararası hukukla bağdaşmadığını kaydeden Şentop, ülkenin bu nedenle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından birçok kez mahkum edildiğini hatırlattı. Şentop, Atina yönetiminin başta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi olmak üzere Avrupa kurumlarının karar ve tavsiyelerini uygulamaktan kaçındığını, Lozan Barış Antlaşması başta olmak üzere taraf olduğu uluslararası yükümlülüklere uyması gerektiğini vurguladı.
Avrupa kurumlarının Yunanistan’ın uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmesi konusunda daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini dile getiren Şentop, TBMM Başkanlığı döneminde AGİT Parlamenter Asamblesi’nin dikkatini Batı Trakya’daki insan hakları sorunlarına çektiklerini ve bölgede inceleme yapılmasını sağladıklarını anımsattı. Şentop, benzer şekilde TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nun da Batı Trakya’da insan hakları incelemesi yapmasının faydalı olacağını ifade etti.
“SOYDAŞLARMIZIN HAKLARNA MALİK OLMALARININ YEGANE YOLU MÜLEKABİLİYET ESASININ UYGULANMASI İSE, BUNU DEĞERLENDİRMEK EN TABİİ HAKKIMIZDIR”
Şentop açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Türkiye, Lozan’da ‘azınlık’ olarak tanımlanan vatandaşlarımıza Anayasada gösterilen bütün hakları tanımış, hukuk düzeni karşısında eşit vatandaşlık esasını uygulamış; Lozan’daki mütekabiliyet esasını işletmeye tevessül etmemiştir. Dahası, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin 2008 tarihli Gökçeada ve Bozcaada kararındaki tavsiyelerin gereğini yaparak, yaklaşık yarım asırdır kapalı duran Rum okullarının yeniden açılmasına imkân tanımıştır. Biz Avrupa kurumlarının tavsiye kararlarının dahi gereğini yerine getirirken, Yunanistan bağlayıcı mahkeme kararlarını uygulamamaktadır. Ancak, soydaşlarımızın haklarına malik olmalarının yegâne yolu mütekabiliyet esasının uygulanması ise, bunu değerlendirmek en tabii hakkımızdır.
Açıklamasının sonunda Batı Trakya Türklerine destek mesajı veren Şentop, "Batı Trakya Türklüğü yalnız değildir. Türkiye, soydaşlarının haklarının takipçisi olmaya devam edecektir." ifadelerini kullandı.