17-09-2026
Batı Trakya Türk Azınlığının dini özerkliği BM gündeminde
ABTTF, BM İnsan Hakları Konseyinin 63. olağan oturumuna sunduğu yazılı bildiride, Batı Trakya Türk Azınlığının müftülerini seçme hakkına yönelik müdahaleler ile dini kurumların devlet kontrolüne alınmasını gündeme taşıdı.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyinin 7 Eylül-7 Ekim 2026 tarihlerinde İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlenen 63. olağan oturumunda, Batı Trakya Türk Azınlığının dini alandaki sorunları da gündeme getirildi.
BM Ekonomik ve Sosyal Konseyinde Özel İstişari Statü’ye sahip Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF), konseye sunduğu “Yunanistan’da Batı Trakya Türk Azınlığının dini özerkliğine devam eden müdahale ve din özgürlüğü ihlalleri” başlıklı yazılı bildiride, azınlığın dini özerkliğine ilişkin sorunlara dikkat çekti.
ABTTF, bildirisinde Batı Trakya Türk Azınlığının dini statüsü ve haklarının 1913 Atina Antlaşması ile 1923 Lozan Antlaşması kapsamında güvence altına alındığını belirtti. Federasyon, bu kapsamda azınlığın kendi müftülerini seçme ve dini kurumlarını yönetme hakkına sahip olduğunu ifade etti.
MÜFTÜLERİN ATANMASINA TEPKİ
Batı Trakya Türk Azınlığı’nın 1985 yılına kadar kendi müftülerini seçtiğini belirten ABTTF, 1991’de yapılan yasal değişikliğin ardından devletin müftüleri atamaya başladığını, böylece azınlığın müftülerini seçme hakkının devlet eliyle gasp edildiğini ifade etti.
Bildiride ayrıca, 4964/2022 sayılı yasa ile müftülüklerin daha önce sahip oldukları özerk statünün değiştirilerek Eğitim, Din İşleri ve Spor Bakanlığına bağlı kamu kurumlarına dönüştürüldüğü belirtildi.
ABTTF, 2026 yılında Dimetoka’ya devlet tarafından müftü atanmasının yanı sıra İskeçe ve Gümülcine’de de benzer atama süreçlerinin yürütüldüğünü kaydetti.
Federasyon, Yunanistan’da diğer tanınmış dinlerin kendi dini liderlerini seçebildiğini ve dini kurumlarını yönetebildiğini belirterek, Batı Trakya Türk Azınlığının dini kurumlarının devlet kontrolü altında tutulmasının din veya inanç özgürlüğü, eşitlik ve ayrımcılık yasağı ilkeleri açısından sorun oluşturduğunu savundu.
ÇINAR CAMİİ OLAYI DA BİLDİRİDE YER ALDI
ABTTF, 11 Ekim 2024’te İskeçe Çınar Camiinde yaşanan olaya ilişkin yargı sürecini de BM İnsan Hakları Konseyine sunduğu bildiride gündeme getirdi.
Federasyon, olayın ardından açılan davada Batı Trakya Türk Azınlığı mensubu dört kişinin 17 ay hapis cezasına çarptırıldığını, cezaların daha sonra para cezasına çevrildiğini belirtti.
ABTTF, söz konusu kararın azınlık üzerinde yargı yoluyla siyasi baskı oluşturduğuna dikkat çekti.
ABTTF’nin BM İnsan Hakları Konseyine sunduğu bildirinin tamamına BM Dijital Kütüphanesi üzerinden ulaşılabiliyor. (https://digitallibrary.un.org/record/4127928?v=pdf)