Anasayfa

29-01-2026
Türk azınlık kurumlarından 29 Ocak açıklamaları
Batı Trakya Türk Azınlık kurumları, 29 Ocak Milli Direniş ve Toplumsal Dayanışma Günü dolayısıyla açıklamalar yayımladı. Yapılan açıklamalarda, 29 Ocakların Batı Trakya Türkleri açısından taşıdığı tarihsel ve toplumsal önem bir kez daha vurgulandı.
29 Ocak 2026 Perşembe

Batı Trakya Türk Azınlık kurumları, 29 Ocak Milli Direniş ve Toplumsal Dayanışma Günü dolayısıyla açıklamalar yayımladı. Yapılan açıklamalarda, 29 Ocakların Batı Trakya Türkleri açısından taşıdığı tarihsel ve toplumsal önem bir kez daha vurgulandı.

Bu çerçevede İskeçe Müftülüğü, Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği, İskeçe Türk Birliği, Gümülcine Türk Gençler Birliği ve Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği tarafından ayrı ayrı açıklamalar yapıldı. Ayrıca İskeçe Müftülüğü, DEB Partisi ve İskeçe Türk Birliği, 29 Ocaklara ilişkin kısa videolar da yayınladı.
Azınlık kurumlarının açıklamaları şöyle:

İSKEÇE MÜFTÜLÜĞÜ
29 Ocak, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın kimliğini, haklarını ve onurunu korumak için gösterdiği kararlı duruşun adıdır.
Bu anlamlı günde; birlik ve toplumsal dayanışma ruhunu diri tutuyor, hafızamızı canlı kılarak geleceğe aynı sorumlulukla yürüyoruz.
29 Ocak Millî Direniş ve Toplumsal Dayanışma Günü kutlu olsun.

BATI TRAKYA AZINLIĞI YÜKSEK TAHSİLLİLER DERNEĞİ
Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığının değerli mensupları,
Bugün, Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığının tarihine bir onur ve adalet mücadelesi olarak kazınmış olan 29 Ocak 1988 olaylarının 38. Yıl dönümünü anmaktayız.

24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile Yunanistan’a emanet edilen Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı geçen yıllar içerisinde vatandaşlık bilincine hakim bir şekilde, yaşadığı ülke olan Yunanistanın kanunlarına saygılı bir yaşam idame ettirmiştir. Buna rağmen, eğitim, din özgürlüğü, siyasi temsiliyet, kimlik inkarı ve ulusları sözleşmelerce garanti altına alınan birçok diğer temel insan hakkının ihlali hususunda yoğunlaşan sorunları Azınlığımızın önüne koymuştur. Vakar ve metanetle, her zaman yasalar çerçevesinde sorunlarına çözüm aramaya devam eden Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı 1967 yılından itibaren artarak devam eden haksız uygulamalar ve eşitsizliklere karşı 29 Ocak’larda sesini yükseltmiş, kimliğinin inkarına karşı dik bir duruş sergilemiştir.

Haklarımızın maruz kaldığı ihlaller, bu ülkenin vatandaşı olmanın öngördüğü her türlü mükellefiyete sahip olmamıza rağmen devletin güvencesi altında olan azınlık ve vatandaşlık haklarında eşit muameleye tabi tutulmamak, 29 Ocaklar’ın taleplerini bugün dahi haklı kılmakta, hak ve hukuk mücadelesinin barışçıl yöntemlerle devam etme gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Azınlığımız adına üstlenmiş olduğu misyonun bilincinde olarak, Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği, haklarımızın teslim edildiği, eşit vatandaşlık ilkesinin tam anlamda uygulandığı ve Azınlığımızın arzulanan refah seviyesine ulaştığı güne kadar pusulası olan bilgi ve çalışma azmi ile gereken tüm katkıyı sağlamaya devam edecektir.

29 Ocak’ın 38. yıl dönümünde hak ve kimlik mücadelemize katkıda bulunmuş tüm soydaşlarımızı saygı ile anıyor, bu mücadelenin bugün dahi çözüm bekleyen azınlık sorunlarının üzerine cesaretle gidilmesi noktasında yeni nesillere örnek olmasını temenni ediyoruz.

İSKEÇE TÜRK BİRLİĞİ
29 Ocak 1988 tarihi Batı Trakya Türklerinin Mehmet Hilmi önderliğinde 1920’li yıllarda başlattıkları kitlesel bilinçlenme ve hak mücadelesinin zirveye ulaştığı, demokratik bir olgunluk çerçevesinde eyleme dönüştüğü gündür.

Batı Trakya Türklerinin bu topraklarda azınlık olarak bırakıldıkları 1923 sonrasında, malları, ekonomileri, toplumsal yaşantıları, ata yadigarı vakıfları, hüviyetleri, azınlık olarak, insan olarak temel hak ve hürriyetleri peyderpey ellerinden alınmıştır. 1980’li yıllara gelindiğinde ise artık elinden alınmak istenen azınlığın Türk kimliği olmuştur. 29 Ocak 1988’de Batı Trakya Türk Azınlığı kaynağı evrensel ve uluslararası hukuk olan kendi kültürü, dili ve kimliği ile yaşama hakkını savunmak, Yunanistan’ın eşit yurttaşları olarak var olduklarını haykırmak için meşru ve demokratik bir eylem gerçekleştirmiştir. Batı Trakya Türkleri 29 Ocak 1988 günü artık yok sayılmaya, haksızlıklara ve ezilmeye sessiz kalmayacaklarını kollektif bir şekilde demokratik olgunlukla göstermiştir.

Bu meşru ve demokratik eylemin ikinci yılında, 29 Ocak 1990’da ise Batı Trakya Türk Azınlığı büyük bir pogroma maruz kalmıştır. Gümülcine sokaklarında ve Batı Trakya’nın birçok bölgesinde azınlığa karşı şiddet olayları yaşanmış, Türklerin ev ve dükkanları yağmalanmıştır. Batı Trakya’da yıllarca sürdürülen yıldırma ve göç ettirme politikaları şiddetle tamamlanmak istenmiştir.

Bu olaylar neticesinde Yunanistan hükümeti haklarda ve yasalar önünde eşitlik söylemini kabul etmek zorunda kalmıştır. Bu çerçevede bu tarihten itibaren Türk Azınlığın bazı anayasal ve vatandaşlık haklarını kullanmasının önü açılmıştır. Ancak o güne kadar kuşaklar boyu azınlığın maruz bırakıldığı hak ihlallerine yönelik geriye dönük bir düzenleme yapılmamıştır. Batı Trakya Türkleri bugün dahi geçmişte kendilerine karşı keyfi olarak yapılmış haksızlıkların bedelini ödemektedir. Bölgenin ekonomik geri kalmışlığı, Türk gençlerinin zor yaşam şartları nedeniyle göç etmesi bunun en açık ispatıdır.

Türk Azınlığın vatandaşlık hakları kadar doğal hakkı olan azınlık haklarında bugün hala devam eden ihlaller ise devletin azınlığa yaklaşımını göstermektedir. Bugün Batı Trakya’da yaşanan insan ve azınlık hakları ihlalleri, BM, uluslararası hukuk, AB ilkeleri ve müktesebatı ile uyuşmamaktadır.

İskeçe Türk Birliği olarak, 29 Ocakları saygıyla anıyor; insan haklarına, demokratik değerlere ve toplumsal barışa bağlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz. Uluslararası insan hakları standartlarına uygun, kapsayıcı ve adil bir gelecek için diyalog, karşılıklı anlayış ve hukukun üstünlüğü temelinde Yunanistan’a Türk Azınlığın sorunlarına çözüm çağrısında bulunuyoruz.

BATI TRAKYA TÜRK ÖĞRETMENLER BİRLİĞİ
29 Ocak 1988 tarihinde, Batı Trakya Türklerinin milli kimliğinin inkârına karşı onurlu bir direniş gösterdiği, asla antidemokratik ayrımcılığı ve baskıları kabullenmeyeceğini dünyaya haykırdığı gündür. Asırlardır Türk kimliği ile kültür dairesini oluşturan Batı Trakya Türk Azınlığı, Türk geleneklerini terk etmeden, kendini bu ülkenin onurlu bir vatandaşı gibi hissederek, bu ülkede yaşayacağını güçlü bir sesle seslendirdiği gündür.O gün cesaretle yollara düşen kahramanlar bizlere bu ‘Milli Direniş ve Toplumsal Dayanışma Bayramı’nı armağan etmişlerdir. Bizler, bu onurlu bayramı bizlere armağan eden kahramanları, bu anlamlı günün yıldönümlerinde her zaman yâd etmeye, bu davanın merhumlarına rahmet dilemeye büyük bir kararlılıkla devam edeceğiz.

İki yıl sonra Milli Direniş ve Toplumsal Dayanışma Günü’nü anmayı yasaklayan, tarih sayfalarında 29 Ocak 1990 gününü karaya boyayan, kendinde Batı Trakya Türk Azınlığı hak yerlerine ait iş yerlerine dönük vandallığı hak gören faşizan tutumu asla unutmadık, unutmayacağız ve unutturmayacağız. Hakkı ve hukuku uluslararası anlaşma ile belirlenmiş bir azınlığın haklarının yıllardır gasp edilmesine sessiz kalan Avrupa Birliği’nin bu tutumunu da insanlık ve barış adına endişe ile izliyoruz. Bu tutum, yıllardır Avrupa Birliği’nin dillendirdiği, üzerinde hassasiyetle durduğu ve hatta kuruluş temellerini oluşturan demokrasi, insan hakları, ifade özgürlüğü, eşit eğitim hakkı gibi kavramlara olan inancımızı sorgulatmamıza sebebiyet vermektedir.

Artık bu ülkede kendi kimlikleri ile tarihi derneklerimizin resmiyet kazanacağı, demokrasinin tüm nimetlerinden istifade edileceği, fikir hürriyetinin korkusuzca kullanılacağı, siyasi temsilcilerimizi, kurum başkanlarımızın yargı ve maliye yoluyla ürkütülmeyeceği, hakkımız olan eğitimin arzu ettiğimiz gibi yapılacağı, okul kapatmalarına son verileceği, çift dilli Türkçe – Yunanca eğitim verecek anaokulları ile ihtiyaç duyulan alanda azınlık okullarının açılacağı, encümen heyetlerinin haklarının iade edileceği ve gençlerimizin geleceğe umutla bakacağı günlerin gelmesini diliyoruz.

Bu duygu ve temenniler içinde Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği olarak bir kez daha azınlığımızın 29 Ocak 1988 Milli Direniş ve Toplumsal Dayanışma Bayramı’nı içtenlikle kutluyor, 1990’ın 29 Ocak’ında toplumumuza reva görülen vandallığı da bir kez daha kınıyoruz.

GÜMÜLCİNE TÜRK GENÇLER BİRLİĞİ
29 Ocak…
Bir takvim yaprağından ibaret olmayan, bir halkın onurunu, kimliğini ve var olma iradesini simgeleyen gündür. 29 Ocak, baskılara karşı birlik olmanın, suskunluğa karşı cesaret göstermenin ve kimliğe sahip çıkmanın sembolü haline gelmiştir. 29 Ocak, Batı Trakya Türk toplumunun hafızasında yalnızca bir protesto günü değil; onur, dayanışma ve milli bilincin ifadesi olarak yer almaktadır. 29 Ocak 1988 de hep birlikte gerçekleştirdiğimiz Şanlı Türklük Yürüyüşünün 38. yıl dönümüdür.

Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı, Yunanistan hükümetleri tarafından, ekonomik olarak çökertilmesi, eğitim haklarının elinden alınması, din özgürlüğüne müdahale edilmesi, sosyal imkanlardan mahrum bırakılması, Batı Trakya Türk Azınlığının göçe zorlanmasına ve ellerinde bulunan arazilerin bir kısmının el konulmasına, yıllar boyunca süre gelen tüm bu haksız uygulamaların bir gün son bulacağı düşüncesiyle, suskunluğunu hiçbir zaman bozmamıştır.

Fakat Batı Trakya Türk Azınlığı, isimlerinde ‘Türk’ kelimesi bulunan seçkin kuruluşlarımızdan Gümülcine Türk Gençler Birliği, Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği ve İskeçe Türk Birliğinin Yunanistan Yüksek Mahkemesi tarafından alınan kapatılmaları kararını asla kabul edemezdi. Ulusal kimliğimizi belirten ‘Türk’ kelimesi hiç bir şekilde pazarlık konusu yapılamazdı.

Tüm engellemelere rağmen, tek amaçları milli kimliklerine sahip çıkmak ve korumak olan on binlerce Batı Trakya Türk’ü 29 Ocak 1988 Cuma günü derneğimizin önünde toplanarak hep bir ağızdan “Batı Trakya Türkü vardır ve bunun ispatı bizleriz ” diye haykırdı. Bu yürüyüşümüz, ulusal benliğinin inkârına karşı toplumumuz gerçekleştirdiği haklı bir eylemdir.

Ayrıca 29 Ocak 1990’da Gümülcine’de Türk toplumuna karşı korkunç vandalizm olayları gerçekleşti. Bu insanlık dışı eylemleri bugün nefretle kınadığımızı özellikle belirtmek isteriz.

Bundan böyle, Türk’ün ruhunda var olan dostluk, barış, sevgi ve hoşgörü gibi değerlerin ışığında, devletimiz Yunanistan’dan beklentimiz fazla değildir. Milli kimliğimizi ifade özgürlüğümüze ve ayrıca bütün insanlığın ortak değerleri sayılan din, eğitim ve düşünce özgürlüğümüze devletimiz tarafından saygı gösterileceği inancını taşımaktayız.

Bu temiz duygu ve düşüncelerimizle o görkemli yürüyüşü gerçekleştiren saygıdeğer Batı Trakya Türk Azınlığının her ferdine sonsuz teşekkür ve saygılarımızı sunarız.





Haberler


Mehmet Emin son yolculuğuna uğurlandı

GAT üyeleri bowling turnuvasında bir araya geldi

Napoli’de film gibi banka soygunu

Baran’dan şap hastalığı uyarısı: “Gecikmeler hayvancılığı tehdit ediyor”

Muhalefetten hükümete yolsuzluk ve dinleme eleştirisi

IEA Başkanı Birol’dan uyarı: Avrupa’nın jet yakıtı 6 hafta yeter

AB Komisyonu: Yunan polisinin geri itmelerde maskeli göçmenleri kullandığı iddiaları soruşturulmalı

Zeybek: İtfaiyede personel yetersizliği ciddi risk oluşturuyor

Batı Trakya Türk kurumlarından Türkiye’deki okul saldırılarına taziye

BTAYTD eski başkanı Mehmet Emin hayatını kaybetti

Necmettin Kahya: “Yolun sahibi devlet değil, canlardır”

Batı Trakya Türklerinin sorunları TRT World’de: “Lozan’a İhanet”