15-05-2026
“Batı Trakya” demek Cumhurbaşkanına serbestse, azınlık derneğine neden yasak?
Yunanistan’da bazı kelimelerin kim tarafından kullanıldığına göre anlam değiştirdiğine bir kez daha tanık olduk.
Dün (14 Mayıs Perşembe) Dedeağaç’ın Yunanistan’a ilhakının yıl dönümü nedeniyle düzenlenen resmi törene katılan Cumhurbaşkanı Konstantinos Tasulas, kentin Yunanistan’a ilhakının 106. yıl dönümünde yaptığı konuşmada “Batı Trakya” ifadesini defalarca kullandı. Üstelik bunu sıradan bir coğrafi atıf olarak değil, tarihsel ve hukuki bir çerçeve içinde dile getirdi.

Yunanistan’da bazı kelimelerin kim tarafından kullanıldığına göre anlam değiştirdiğine bir kez daha tanık olduk.
Dün (14 Mayıs Perşembe) Dedeağaç’ın Yunanistan’a ilhakının yıl dönümü nedeniyle düzenlenen resmi törene katılan Cumhurbaşkanı Konstantinos Tasulas, kentin Yunanistan’a ilhakının 106. yıl dönümünde yaptığı konuşmada “Batı Trakya” ifadesini defalarca kullandı. Üstelik bunu sıradan bir coğrafi atıf olarak değil, tarihsel ve hukuki bir çerçeve içinde dile getirdi.
Cumhurbaşkanı konuşmasında,“20 Mayıs’a kadar bütün Batı Trakya kurtarılmıştı” ifadelerini kullanırken, ardından “Yunan askeri ve siyasi varlığının Batı Trakya’daki uluslararası meşruiyetinin Lozan Antlaşması ile kesinleştiğini” belirtti.
Yani “Batı Trakya” kavramı, Yunanistan Cumhuriyeti’nin en üst makamı tarafından resmi devlet söylemi içerisinde rahatlıkla kullanılabiliyor.
Peki aynı ifade Batı Trakya Türk Azınlığına ait bir dernek tarafından kullanıldığında neden sorun oluyor?
Mesela “Batı Trakya Fenerbahçeliler Derneği” neden bu ibareyi kullanamıyor?
İşte tam da burada hukukla açıklanması zor bir çelişki ortaya çıkıyor.
Bilindiği üzere, isminde “Batı Trakya” ifadesi bulunan Batı Trakya Fenerbahçeliler Derneği hakkında mahkeme tarafından kapatma kararı verildi. Bu karar bazı çevrelerce olağan ve gerekli bir hukuk uygulaması gibi savunuldu. Ancak bugün ortaya çıkan tablo, bu yaklaşımın ne kadar tartışmalı olduğunu yeniden gösterdi.
Çünkü eğer “Batı Trakya” ifadesi sakıncalıysa, bu sakınca Cumhurbaşkanı için neden geçerli değil?
Yok eğer Cumhurbaşkanının kullanımında hukuki bir sorun yoksa, aynı ifadeyi kullanan bir sivil toplum kuruluşu neden cezalandırılıyor?
Hukuk devletlerinde kavramlar kişiye göre değişmez. Bir ifade devlet yetkilisi tarafından kullanıldığında meşru, vatandaş tarafından kullanıldığında sakıncalı hale geliyorsa, burada hukuki değil siyasi bir yaklaşım vardır.
Bu durum, Batı Trakya Türk Azınlığının yıllardır karşı karşıya kaldığı çifte standardın yeni bir örneğidir.
Hatırlanacağı üzere, 1983 yılında isminde “Türk” ibaresi bulunan azınlık derneklerinin tabelaları sökülmüş, kapatma davaları açılmıştı.
Daha sonraki yıllarda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin uzun süre hukuk mücadelesi veren bu dernekleri haklı bulmasına rağmen kararlar hâlâ uygulanmış değil.
Bugün ise görüyoruz ki mesele artık yalnızca “Türk” kelimesiyle sınırlı değil. “Batı Trakya” ifadesi bile azınlık tarafından kullanıldığında şüpheyle karşılanabiliyor.
Oysa Cumhurbaşkanının Dedeağaç’taki konuşması açıkça göstermiştir ki sorun kelimenin kendisinde değil, o kelimeyi kimin kullandığındadır. Devlet kullandığında tarihsel gerçeklik olarak kabul edilen ifade, azınlık kullandığında sakıncalı hale geliyor.
İşte bu yaklaşım hukuki olmaktan çok siyasidir.
Demokratik bir hukuk düzeninde devletin görevi kelimeleri yasaklamak değil, ifade ve örgütlenme özgürlüğünü güvence altına almaktır.
Dedeağaç’ta yapılan konuşma, Batı Trakya Fenerbahçeliler Derneği hakkında verilen kararın yeniden sorgulanması gerektiğini bir kez daha ortaya koymuştur. Çünkü Cumhurbaşkanının resmi törende kullandığı bir ifadeyi bir derneğe yasaklamak, hukuki tutarlılıkla bağdaşmamaktadır.
Ortaya çıkan tablo şu soruyu beraberinde getiriyor:
Eğer “Batı Trakya” ifadesinin kullanılmasında hukuki bir sakınca yoksa, aynı ifadeyi kullanan bir dernek neden cezalandırılıyor?
Bu soruya verilecek cevap, Yunanistan’ın hukuk devleti anlayışını da test edecek niteliktedir.
******
Yunanistan Cumhurbaşkanlığı internet sitesinde Cumhurbaşkanı Konstandinos Tasulas’ın Dedeağaç ziyareti ve burada yaptığı konuşmayla ilgili haberin Yunancası ve Türkçe tercümesi aşağıda yer almaktadır…
Επίσκεψη στην Αλεξανδρούπολη
Ο Πρόεδρος της Δημοκρατίας Κωνσταντίνος Αν. Τασούλας επισκέπτεται την Αλεξανδρούπολη για τον εορτασμό της 106ης επετείου από την ενσωμάτωση της πόλης στον εθνικό κορμό.
Ο κ. Τασούλας παρέστη στη Δοξολογία στον Ιερό Μητροπολιτικό Ναό Αγίου Νικολάου προεξάρχοντος του Σεβασμιώτατου Μητροπολίτη Αλεξανδρουπόλεως, Τραϊανουπόλεως και Σαμοθράκης κ. Άνθιμου. Αμέσως μετά κατέθεσε στεφάνι στο Ηρώο Δόμνας Βισβίζη στην πλατεία του Φάρου και έκανε την ακόλουθη δήλωση:
«Σήμερα γιορτάζουμε και τιμούμε την Απελευθέρωση της Αλεξανδρούπολης και την ενσωμάτωσή της στον εθνικό κορμό πριν 106 χρόνια. Την ίδια ημέρα απελευθερώνεται και η Κομοτηνή.
Η απελευθέρωση της Αλεξανδρούπολης από τον Ελληνικό Στρατό, από τη Μεραρχία Ξάνθης, που κατέπλευσε στις 14 Μαΐου 1920 στο λιμάνι της είχε και συνέχεια. Μέχρι τις 20 Μαΐου είχε απελευθερωθεί όλη η Δυτική Θράκη.
Η διεθνής νομιμοποίηση της ελληνικής στρατιωτικής και πολιτικής παρουσίας στη Δυτική Θράκη έγινε οριστική με τη συνθήκη της Λωζάνης. Το 1920 ο Ελληνικός Στρατός απελευθέρωσε ένα μικρό παραθαλάσσιο οικισμό, που λίγο αργότερα ονομάσθηκε Αλεξανδρούπολη. Σήμερα μία πρωτεύουσα νομού γιορτάζει αυτή την επέτειο.
Η Αλεξανδρούπολη και ο Έβρος είναι ο γεωπολιτικός θώρακας της Ελλάδας. Και είναι σήμερα πύλη σύνδεσης της Ελλάδας με τα Βαλκάνια, την Κεντρική και Ανατολική Ευρώπη. Η Αλεξανδρούπολη τιμά την ελευθερία της και ως ασπίδα του έθνους και ως πυλώνας ανάπτυξης και εξωστρέφειας της Θράκης και της Ελλάδας».
Στη συνέχεια ο κ. Τασούλας, επισκέφθηκε το Μνημείο Προσκόπων, όπου ενημερώθηκε για την ιστορία του και συνομίλησε με μικρούς προσκόπους. Το 1920, μια ημέρα πριν την είσοδο του ελληνικού στρατού στην Αλεξανδρούπολη, πρόσκοποι ύψωσαν πρώτοι την ελληνική σημαία.
Ακολούθησε παρέλαση μαθητών, συλλόγων και στρατιωτικών τμημάτων.
Dedeağaç Ziyareti
Cumhurbaşkanı Konstantinos Tasoulas, şehrin Yunanistan’a ilhakının 106. yıldönümü kutlamaları dolayısıyla Dedeağaç’ı ziyaret ediyor.
Sayın Tasulas, Dedeağaç, Trajanopolis ve Semadirek Metropoliti Yüce Hazretleri Anthimos’un yönettiği Aziz Nikolaos Metropolitlik Kilisesi’ndeki ayine katıldı. Hemen ardından Fener Meydanı’ndaki Domna Vizvizi Anıtı’na çelenk bıraktı ve şu açıklamayı yaptı:
“Bugün Dedeağaç’ın kurtuluşunu ve 106 yıl önce ulusal bütünlüğe katılışını kutluyor ve onurlandırıyoruz. Aynı gün Gümülcine de kurtarılmıştır.
Dedeağaç’ın, 14 Mayıs 1920’de limanına çıkan İskeçe Tümeni’ne bağlı Yunan Ordusu tarafından kurtarılması bununla sınırlı kalmadı. 20 Mayıs’a kadar bütün Batı Trakya kurtarılmıştı.
Batı Trakya’daki Yunan askeri ve siyasi varlığının uluslararası meşruiyeti Lozan Antlaşması ile kesinlik kazanmıştır. 1920’de Yunan Ordusu, kısa bir süre sonra Dedeağaç adını alacak küçük bir sahil yerleşimini kurtardı. Bugün ise bir il merkezi bu yıldönümünü kutlamaktadır.
Dedeağaç ve Meriç, Yunanistan’ın jeopolitik kalkanıdır. Aynı zamanda bugün Yunanistan’ın Balkanlar, Orta ve Doğu Avrupa ile bağlantı kapısıdır. Dedeağaç özgürlüğünü, hem ulusun kalkanı hem de Trakya ile Yunanistan’ın kalkınma ve dışa açılım direği olarak onurlandırmaktadır.”
Daha sonra Sayın Tasulas, tarihçesi hakkında bilgi aldığı ve izci çocuklarla sohbet ettiği İzciler Anıtı’nı ziyaret etti. 1920 yılında, Yunan ordusunun Dedeağaç’a girişinden bir gün önce, izciler ilk kez Yunan bayrağını göndere çekmişti.
Ardından öğrencilerin, derneklerin ve askeri birliklerin geçit töreni gerçekleştirildi.