Anasayfa

02-07-2026
Hicret ama nereye?
Miladi 622 yılında Muharrem ayında gerçekleşen hicret hadisesi Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’in ve ashabının Mekke’den Medine’ye göç etmeleridir. Oysa hicret, sadece bir şehirden başka bir şehre göç etmek değildir. Hicret, insanın yanlış olandan doğru olana, karanlıktan aydınlığa, günah ve isyandan kulluk ve itaate yönelmesidir.
2 Temmuz 2026 Perşembe

Miladi 622 yılında Muharrem ayında gerçekleşen hicret hadisesi Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’in ve ashabının Mekke’den Medine’ye göç etmeleridir. Oysa hicret, sadece bir şehirden başka bir şehre göç etmek değildir. Hicret, insanın yanlış olandan doğru olana, karanlıktan aydınlığa, günah ve isyandan kulluk ve itaate yönelmesidir.

Bugün kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor: Hicret ama nereye?

Kur’ân-ı Kerîm’de Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Öyleyse Allah’a koşun, Allah’a sığının.” (Zâriyât, 51/50)
İnsanlığın en büyük hicreti Allah’u Teâla yöneliştir. Kalplerin Rabbine dönmesidir. Çünkü insan ne kadar maddî imkânlara sahip olursa olsun, eğer Allah’tan uzaklaşmışsa gerçek huzuru bulamaz.

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Muhacir, Allah’ın yasakladığı şeyleri terk eden kimsedir.” (Buhârî, έmân, 4)
Bu hadis bize hicretin sadece kilometrelerle ölçülen bir yolculuk olmadığını öğretmektedir. Kibirden tevazuya, öfkeden merhamete, gafletten zikre, haramdan helale yöneliş de bir hicrettir.

Bugün ailelerimiz için de hicret sorusu önemlidir. Evlerimiz ekranların, sosyal medyanın ve tüketim kültürünün kuşatması altındadır. Çocuklarımızın kalplerini ve kimliklerini koruyabilmek için onları manevi değerlere taşıyacak bir hicrete ihtiyaç vardır. Kötü örneklerden iyi örneklere, yabancılaşmadan aidiyete, kimlik bunalımından özgüvene doğru bir yolculuk...
Özellikle azınlık olarak yaşayan biz Batı Trakya Müslüman Türk Toplumu için hicret kavramı ayrı bir anlam taşımaktadır. Bizler topraklarımızı terk etmeden de kimliğimizi, dilimizi, dinimizi ve kültürümüzü koruma mücadelesi vermekteyiz. Bu nedenle bizim hicretimiz; asimilasyona karşı şahsiyetimizi muhafaza etmeye, umutsuzluğa karşı dirilişe, dağınıklığa karşı birlik ve beraberliğe yönelmektir. Hicret hadisesi, sadece tarihî bir göç değil, kıyamete kadar müminlere yol gösteren bir hayat rehberidir.

Hicretten almamız gereken başlıca dersler şunlardır:
İman Her Şeyden Üstündür: Mekke’deki Müslümanlar, mallarını, yurtlarını ve sevdiklerini geride bırakarak imanlarını korumayı tercih etmişlerdir.

Tevekkül ile Tedbir Birlikte Olmalıdır: Peygamber Efendimiz (s.a.s.), Allah’a tam tevekkül etmiş; ancak hicret sırasında yol arkadaşı seçmiş, rehber tutmuş ve gerekli bütün tedbirleri almıştır. Müslüman, sonucu Allah’a bırakırken üzerine düşeni de eksiksiz yapmalıdır.

Sabır ve Fedakârlık Başarının Anahtarıdır: Hicret yolunda büyük sıkıntılar yaşanmış, ancak sabır ve fedakârlık sayesinde İslâm toplumu güçlenmiştir.

Kardeşlik Toplumun Temelidir: Medine’de Muhacirlerle Ensar arasında kurulan kardeşlik bağı, İslâm toplumunun en güzel örneklerinden biridir. Müslümanlar birbirlerinin derdiyle dertlenmelidir.

Birlik ve Dayanışma Güç Kazandırır: Hicret sonrasında kurulan İslâm toplumu, birlik ve beraberliğin toplumları nasıl güçlendirdiğini göstermiştir.

Zorluklarla Birlikte Kolaylık da Vardır: Hicret sırasında karşılaşılan sıkıntılar, sonunda büyük fetihlere ve başarılara vesile olmuştur. Mümin, karşılaştığı zorluklar karşısında ümidini kaybetmemelidir.

Hicret Bir Medeniyet İnşasıdır: Hicretin ardından Medine’de adalet, kardeşlik, ilim ve ahlâk üzerine kurulu örnek bir toplum meydana gelmiştir. Müslümanlar da yaşadıkları toplumlarda iyiliğin, adaletin ve güzel ahlâkın temsilcisi olmalıdır.

Hicret bize; imanı korumayı, Allah’a güvenmeyi, fedakârlığı, kardeşliği, sabrı ve her zaman daha iyiye yönelmeyi öğretmektedir. Bugün de bizler hicret ruhunu yeniden anlamalıyız. Kalplerimizi Allah’a, hayatımızı Kur’an’a, ahlâkımızı sünnete, nesillerimizi ise sağlam bir iman ve kimliğe taşımalıyız. İçinde bulunduğumuz Muharrem ayı vesilesiyle hicretin ruhunu yeniden hatırlamalı; günahlardan uzaklaşıp Allah’ın rızasına yönelerek hayatımızda yeni ve hayırlı başlangıçlar yapmaya gayret etmeliyiz.

Haberler


AK Parti Kadın Kolları heyeti ziyaretinin ikinci gününde temaslarına devam etti

GÜNDEM 30 yaşında

Çınar Camii Davasında yargılanan dört kişi değil, bir halkın iradesidir

Hicret ama nereye?

Samaras’ın üç YDP milletvekiliyle buluşması yeni parti iddialarını güçlendirdi

Zeybek’ten nükleer tesis iddialarıyla ilgili bakanlıklara soru önergesi

Orman yangınlarıyla ilgili 3 kişi gözaltına alındı

Selanik’teki saldırıda yaralanan parti yöneticisinin annesi hayatını kaybetti

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Batı Trakyalı soydaşlara telefonla sürpriz selam

Başbakan Miçotakis, Selanik’teki saldırıların faillerinin yakalanacağını söyledi

Çocuk başına 150 eroluk destek ödemesi: Kimler aldı, kimler bekleyecek?

Selanik’teki orman yangınında baba ve 12 yaşındaki oğlu hayatını kaybetti