Anasayfa

02-11-2026
İstanbul’da 35. yıl töreni, Batı Trakya’da atama – dayatma uygulaması!
Batı Trakya’daki müftülük sorununun ortaya çıkmasının üzerinden 41 yıl geçti. Ne yazık ki Yunanistan, bu sorunu çözmek için adım atmak yerine atama politikasını sürdürerek azınlığın taleplerini görmezden gelmeye devam ediyor.
2 Kasım 2026 Pazartesi

Batı Trakya’daki müftülük sorununun ortaya çıkmasının üzerinden 41 yıl geçti. Ne yazık ki Yunanistan, bu sorunu çözmek için adım atmak yerine atama politikasını sürdürerek azınlığın taleplerini görmezden gelmeye devam ediyor.

Fener Rum Patriği Vartholomeos’un patriklik görevinin 35. yılının İstanbul’da törenle kutlandığı günlerde, Batı Trakya’da Gümülcine ve İskeçe müftülüklerine yeni atamaların yapılması dikkat çekici bir karşıtlık ortaya koydu. Bir tarafta dini liderliğe ve kurumsal sürekliliğe duyulan saygı, diğer tarafta kendi müftülerini seçmek isteyen ancak bu talebi yıllardır karşılanmayan bir toplum var.

Fener Rum Patriği Vartholomeos’un patriklik görevine gelişinin 35. yılı dolayısıyla 22 Ekim’de İstanbul’daki Aya Yorgi Kilisesinde düzenlenen ayin, yalnızca dini bir tören değil, aynı zamanda bir dini liderin toplumundaki konumunun ve temsil ettiği kurumun öneminin de bir göstergesiydi. Törene Yunanistan Kültür Bakanı Lina Mendoni’nin yanı sıra başka temsilciler de katıldı.

Vartholomeos, 35 yıldır İstanbul Rum Azınlığının dini lideri olarak görevini sürdürüyor. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ülkenin üst düzey yöneticileriyle çeşitli vesilelerle bir araya geliyor, uluslararası alanda da tanınıyor. Türkiye’deki Rum toplumunun dini yaşamını temsil eden Patrikhane, varlığını ve faaliyetlerini sürdürüyor.

Benzer bir durumun Batı Trakya’da da yaşanmasını elbette isteriz. Ancak burada kendi müftülerini seçen Batı Trakya Türk Azınlığı, yıllardır dini liderlerinin tanınması için mücadele ediyor. Seçilmiş müftüler, mahkemeler, soruşturmalar, davalar ve hedef gösterme girişimleriyle karşı karşıya kalıyor.

İstanbul’da patriklik görevinin 35. yılının kutlandığı günlerde, Yunanistan Gümülcine ve İskeçe müftülüklerine yeni atamalar yaptı. 22 Ekim’de yayımlanan kararnamelerle, İskeçe’de eski tayinli müftü naibi olarak görev yapan ve bu görevinden istifa eden Bilal Kara Halil Gümülcine’ye, Şükrü Şerif Damatoğlu ise İskeçe’ye beş yıllığına atandı.

Oysa Batı Trakya Türk Azınlığı, kendi dini liderlerini belirleme iradesini yıllardır açıkça ortaya koyuyor. Gümülcine’de İbrahim Şerif’i, İskeçe’de ise Mustafa Trampa’yı kendi müftüleri olarak kabul ediyor. Devletin atadığı müftülerle azınlığın benimsediği müftüler arasındaki bu farklılık, bölgede uzun süredir devam eden ikili yapının temelini oluşturuyor.

Sorunun tarihsel başlangıcı 1985 yılında dönemin Gümülcine Müftüsü Hüseyin Mustafa’nın vefatına uzanıyor. 1991’de müftü atamalarının devlet eliyle yapılmasıyla mevcut uygulama sabitleştirilirken, yapılan çağrılara karşı devletin cevap vermemesi üzerine Türk azınlık kendi müftülerini seçti. Bu anlaşmazlık yönetimin tayinli müftü yönteminde ısrar etmesi üzerine çözüme kavuşturulmadı.

Aradan geçen onca yıla rağmen sorun çözülmedi. Bir tarafta devlet atama yönteminden ve atadığı kişileri de topluma dayatmaktan vazgeçmezken, öte yanda Batı Trakya Türk Azınlığı kendi seçtiği dini liderleri benimsemeyi ve kendi temsilcisi gibi görmeyi sürdürüyor. Bu durum, meselenin yalnızca hukuki ve idari bir konu olmadığını; toplumsal kabul, güven ve dini özerklik boyutlarının da bulunduğunu açıkça gösteriyor.

Batı Trakya’da Türk azınlığın yıllardır dile getirdiği temel talep, kendi müftülerini belirleyebilme iradesinin tanınmasıdır. Ancak ne yazık ki Yunan devleti bu iradeyi görmezden geliyor. Müftülük meselesi yalnızca siyasi açıklamalara ve toplumsal tepkilere konu olmuş bir anlaşmazlık değildir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) de geçmişte Yunanistan aleyhine verdiği kararlarda bu sorunu ele aldı.

1999 tarihli Serif/Yunanistan kararında AİHM, müftülük meselesi bağlamında din özgürlüğüyle ilgili değerlendirmelerde bulundu ve Yunanistan’ın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 9. maddesini ihlal ettiğine hükmetti. Sonraki yıllarda da seçilmiş müftülerle ilgili başka davalarda Yunanistan aleyhine kararlar verildi. Bu kararlar, dini temsil konusunda devlet müdahalesinin din ve vicdan özgürlüğü bakımından ciddi hukuki sorunlar doğurabileceğini gösteriyor.

Müftülük sorununun toplumsal yansımaları, İskeçe’deki Çınar Camii davasında da görülüyor. 11 Ekim 2024’te camide yaşanan olaylarla bağlantılı olarak dört Batı Trakya Türk Azınlığı temsilcisi hakkında dava açıldı. İlk derece mahkemesi 18 Haziran 2026’da sanıkların her birine 17’şer ay hapis cezası verdi ve cezaların para cezasına çevrilmesine hükmetti. Karara yapılan itirazın istinaf duruşması ise 1 Aralık 2026’da görülecek.

Bu dava, müftülük meselesinin yalnızca atama usulüne ilişkin bir tartışma olmadığını bir kez daha ortaya koyuyor. Dini temsil konusundaki anlaşmazlık, camilerdeki uygulamalardan toplum içindeki ilişkilere ve yargı süreçlerine kadar uzanan sonuçlar doğurabiliyor. Bir toplumun dini liderini kimin belirleyeceği konusunda uzun yıllardır uzlaşma sağlanamaması, toplumsal gerilimi besleyen bir unsur haline gelebiliyor.

Batı Trakya Türk Azınlığının müftülerini seçme talebi yeni değil. Bu talep, onlarca yıldır dile getiriliyor. Buna karşılık devletin atama uygulamasını sürdürmesi, mevcut anlaşmazlığı daha da derinleştiriyor. O halde şu soruyu sormak gerekiyor: Aynı yöntem yıllardır uygulanmasına rağmen sorun çözülemiyorsa, neden yeni bir yaklaşım denenmiyor?

Kalıcı bir çözümün ilk şartı, azınlığın taleplerini gerçekten dinlemek ve müftülük kurumunun dini, toplumsal ve hukuki boyutlarını birlikte ele almaktır. Yunanistan, atama yönteminde ısrar ederek, Batı Trakya Türk Azınlığının müftülük konusundaki taleplerini daha fazla ertelemek yerine, azınlığın iradesini dikkate alan ve Avrupa insan hakları standartlarıyla uyumlu bir çözüm için adım atmalıdır.

Haberler


Bir patrik 35 yıldır görevde, azınlık hâlâ bir müftüsünü seçemiyor

İstanbul’da 35. yıl töreni, Batı Trakya’da atama – dayatma uygulaması!

Zaman içinde eriyen ömür sermayesi

Karanlığa karşı sıradanlığın mücadelesi

Dedeağaç’ta Fotoğraf Haftası başladı

Kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı

Mustafçova Eski Belediye Başkanı Rıdvan Delihüseyin’in annesi vefat etti

Zeybek’ten İskeçe’de hava kirliliği için acil önlem çağrısı

DEB Partisi’nden müftülük meselesine dikkat çeken video

Akaryakıt destekleri 15 Kasım’a kadar uzatıldı

Atina’daki Cumhuriyet Bayramı resepsiyonunda dostluk ve iş birliği mesajı

Bir haftada 4 yeni Batı Nil virüsü vakası