Anasayfa

02-11-2026
Bir patrik 35 yıldır görevde, azınlık hâlâ bir müftüsünü seçemiyor
Dimetoka Müftülüğüne geçen ocak ayında yapılan tayinin ardından Gümülcine ve İskeçe müftülüklerine beklenen atamalar da geçtiğimiz günlerde gerçekleşti. Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’yle Gümülcine’ye Bilal Kara Halil, İskeçe Müftülüğüne de Şükrü Şerif Damatoğlu atandı. Beş yıllık süreyle yapılan bu atamalarla Batı Trakya Türk Azınlığınının kendi müftülerini seçme yönündeki talep ve beklentileri bir kez daha karşılıksız bırakıldı.
2 Kasım 2026 Pazartesi

Dimetoka Müftülüğüne geçen ocak ayında yapılan tayinin ardından Gümülcine ve İskeçe müftülüklerine beklenen atamalar da geçtiğimiz günlerde gerçekleşti. Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’yle Gümülcine’ye Bilal Kara Halil, İskeçe Müftülüğüne de Şükrü Şerif Damatoğlu atandı. Beş yıllık süreyle yapılan bu atamalarla Batı Trakya Türk Azınlığınının kendi müftülerini seçme yönündeki talep ve beklentileri bir kez daha karşılıksız bırakıldı.

Batı Trakya’da azınlığın atamalara yönelik tepkileri yükselirken, İstanbul’daki Rum Azınlığın dini lideri Fener Rum Ortodoks Patriği Vartholomeos, düzenlenen ayinle görevdeki 35. yılını kutladı.

Bir tarafta, kendi kilisesinin usulleri çerçevesinde belirlenmiş ve cemaatinin kabul ettiği bir isim olarak 35 yıldır görevini sürdüren bir patrik var. Diğer yanda ise yaklaşık 40 yıldır kendi müftüsünü seçebilmek için mücadele eden bir azınlık.

Bir dini liderin uzun yıllar görevini sürdürmesi, temsil ettiği cemaatin dini hayatında sürekliliğin korunması elbette olağan bir durumdur. Bunun sorgulanacak bir yanı yoktur. Asıl sorgulanması gereken, kendi dini liderini belirleme iradesinin bir azınlık için doğal kabul edilirken, diğer bir azınlık için neden yıllardır tartışma konusu olduğudur.

Batı Trakya Türk Azınlığının müftülerini seçme hakkı, ikili ve uluslararası antlaşmalarla güvence altına alınmış dini haklar çerçevesinde değerlendirilmektedir. Bu konudaki temel hukuki dayanaklardan biri, Osmanlı Devleti ile Yunanistan arasında 1913 yılında imzalanan Atina Antlaşması’dır.

Başmüftülük makamını da düzenleyen antlaşmanın ilgili hükümleri, 1920 yılında çıkarılan 2345 sayılı yasayla Yunanistan’ın iç hukukuna aktarılmıştır. Ancak Yunanistan, sonraki yıllarda müftülük seçimini belirleyen Atina Antlaşması, azınlıkların dini özerkliğini güvence altına alan Lozan Antlaşması’nın hükümleri yerine müftülükleri kontrol altında tutma politikasına yönelmiştir.

1984 yılında Gümülcine Müftüsü Hüseyin Mustafa Efendi’nin ani bir kalp krizi sonucu hayatını kaybetmesinin ardından müftülük meselesinde yeni bir dönem başladı. Bu tarihten itibaren gündeme gelen atama usulü, zamanla Batı Trakya Türk Azınlığının temel hak mücadelesinin başlıca konularından biri haline geldi.

Peki, Yunanistan yönetimi müftülükler konusunda neden böyle bir politika izleme yoluna gitti?

Batı Trakya Türk Azınlığı açısından müftülükler yalnızca dini ve idari bir makam değildir. Müftüler, dini hayatın yanı sıra geleneklerin sürdürülmesinde, toplumsal aidiyetin güçlenmesinde ve cemaatin ortak iradesinin tecellisinde de önemli bir rol oynar.

1967 Cunta yönetiminin feshettiği idari yapılanmalar, 1974 yılında askeri yönetimin sona ermesinin ardından demokratik yollarla yeniden oluşturuldu. Ancak bu süreç azınlık için önemli bir kurum olan Cemaat İdare Heyetlerine yansımadı. Cunta döneminde atanan yönetimler görevlerini sürdürmeye devam etti.

Yunanistan’da demokrasiye dönüşün ardından da azınlığa yönelik kısıtlayıcı politikaların devam etmesi, müftülerin toplumsal konumunu daha da belirginleştirdi. Müftüler, yalnızca dini görevleriyle değil, aynı zamanda sosyopolitik önderlikleri ve toplumsal birlikteliğin sembolleri olmalarıyla da öne çıktılar. Bu durum, belli ki devletin sinir uçlarına dokundu.

1990 yılının Noel arifesinde, 24 Aralık’ta yangından mal kaçırırcasına imzalanan bir Cumhurbaşkanlığı Kararnemesi’yle, müftülerin seçimle belirlenmesini öngören 1920 tarihli 2345 sayılı yasa yürürlükten kaldırıldı. Böylece 1985 yılından itibaren azınlığın yetkili makamlara ilettiği müftülerin seçimle belirlenmesi talebinin önündeki hukuki zemin ortadan kaldırıldı. Yeni düzenlemeyle atama sistemi kalıcı hale getirildi.

Bu durum, Batı Trakya’da devlet tarafından atanan müftüler ile azınlığın kendi iradesiyle seçtiği müftülerin bulunduğu ikili bir yapıyı ortaya çıkardı. İlk olarak 17 Ağustos 1990’da İskeçe’de, ardından 28 Aralık 1990’da Gümülcine’de camilerde gerçekleştirilen seçimlerle azınlık müftülerini belirledi.

Yunanistan yönetimi, sonraki yıllarda müftülük sorununu çözmek yerine, bu konudaki devlet kontrolünü farklı yasal düzenlemelerle güçlendirmeyi tercih etti. Yunan Parlamentosu, kamuoyunda “240 İmam Yasası” olarak bilinen yasayı, azınlığın tüm itirazlarına rağmen kabul etti ve uygulamaya koydu.

Bu yasal düzenleme, 2022 yılında kabul edilen 4964 sayılı yasanın ön hazırlıklarıydı. Müftülükler Eğitim, Din İşleri ve Spor Bakanlığına bağlı kamu kurumlarına dönüştürüldü.

Son atamalar da işte bu yeni düzenleme çerçevesinde gerçekleştiriliyor. Oysa bu durum, müftülük sorununu daha da kalıcı hale getiriyor. Çünkü bir makamın hukuken kimin tarafından doldurulduğu ile toplumun kimi kendi temsilcisi olarak kabul ettiği arasında ciddi bir fark bulunuyor. Devletin yaptığı atama, toplumun iradesinin önüne geçemiyor.

Bu nedenle çözüm, azınlığın iradesini bir sorun olarak görmekten vazgeçip onu çözüm sürecinin bir parçası haline getirmekle başlayacaktır. Çünkü 35 yıllık bir dini liderliği kutlayabilen bir dünyada, başka bir azınlığın kendi müftüsünü belirleme talebinin hâlâ tartışılıyor olması, üzerinde düşünülmesi gereken ciddi bir çelişkidir.

Bir toplumun dini liderini seçme iradesi tanınmadıkça, müftülük meselesi kapanmayacak; yalnızca bir sonraki atamaya ertelenecektir.

Haberler


Bir patrik 35 yıldır görevde, azınlık hâlâ bir müftüsünü seçemiyor

İstanbul’da 35. yıl töreni, Batı Trakya’da atama – dayatma uygulaması!

Zaman içinde eriyen ömür sermayesi

Karanlığa karşı sıradanlığın mücadelesi

Dedeağaç’ta Fotoğraf Haftası başladı

Kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı

Mustafçova Eski Belediye Başkanı Rıdvan Delihüseyin’in annesi vefat etti

Zeybek’ten İskeçe’de hava kirliliği için acil önlem çağrısı

DEB Partisi’nden müftülük meselesine dikkat çeken video

Akaryakıt destekleri 15 Kasım’a kadar uzatıldı

Atina’daki Cumhuriyet Bayramı resepsiyonunda dostluk ve iş birliği mesajı

Bir haftada 4 yeni Batı Nil virüsü vakası