01-09-2026
Peygamberimiz ve gençlik ruhu
İnsan hayatının en dinamik ve verimli dönemi gençliktir. Gençlik; hayallerin kurulduğu, şahsiyetin şekillendiği ve geleceğe dair ideallerin yeşerdiği bir dönemdir. Gençlik; yalnızca yaşın değil, gönlün, idealin ve inancın diri olmasıdır. Bu sebeple gençler, toplumların yalnızca geleceği değil, aynı zamanda bugünlerinin de en önemli emanetleridir.

İnsan hayatının en dinamik ve verimli dönemi gençliktir. Gençlik; hayallerin kurulduğu, şahsiyetin şekillendiği ve geleceğe dair ideallerin yeşerdiği bir dönemdir. Gençlik; yalnızca yaşın değil, gönlün, idealin ve inancın diri olmasıdır. Bu sebeple gençler, toplumların yalnızca geleceği değil, aynı zamanda bugünlerinin de en önemli emanetleridir.
Asr-ı Saadet’e baktığımızda, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’in gençlere verdiği değeri ve onların potansiyeline duyduğu güveni açıkça görürüz. O, gençleri toplumun kenarında duran bir kesim olarak değil, İslâm’ın geleceğini taşıyacak öncü şahsiyetler olarak görmüştür. Hz. Ali (r.a.), henüz genç yaşta İslâm’ı kabul eden ve Peygamberimizin en yakınındaki isimlerden biri olmuştur. Hz. Mus’ab b. Umeyr (r.a.), genç yaşına rağmen Medine’ye öğretmen ve davetçi olarak gönderilmiş; birçok insanın İslâm’la tanışmasına vesile olmuştur. Hz. Üsame b. Zeyd (r.a.) ise genç yaşında önemli bir ordunun komutanlığına getirilmiştir.
Bugünün dünyasında gençlerin önünde sayısız imkân bulunduğu gibi, ciddi imtihanlar da bulunmaktadır. Teknolojinin hayatımızın merkezine yerleştiği, sosyal medyanın düşüncelerimizi ve davranışlarımızı etkilediği, bilgiye ulaşmanın kolaylaştığı fakat doğru bilgiyi seçmenin zorlaştığı bir çağda yaşıyoruz. Böyle bir zamanda gençliğin sadece bilgiye değil; hikmete, ahlâka, istikamete ve güzel örneklere ihtiyacı vardır.
Peygamberimizin gençlik anlayışında iman, ahlâk, sorumluluk ve ideal birlikte düşünülür. Genç insanın sadece meslek sahibi olması değil, şahsiyet sahibi olması gerekir. Sadece dünyada bir yer edinmesi değil, gönlünde Allah’a yer açması gerekir. Sadece geleceğini kurması değil, ahiretini de unutmaması gerekir.
İçinde bulunduğumuz Rebîülevvel ayı, bizler için bu açıdan ayrı bir anlam taşımaktadır. 24 Ağustos 2026 Pazartesi gecesi idrak ettiğimiz Mevlid Kandili, Peygamber Efendimizin (s.a.s.) dünyayı teşriflerinin yıl dönümünü hatırladığımız müstesna bir gecedir. Bu geceyi sadece Mevlid gecesi vesilesi olarak değil, Peygamberimizin örnek hayatını yeniden düşünme ve onun ahlâkını hayatımıza taşıma fırsatı olarak değerlendirmeliyiz. Özellikle gençlerimiz için Mevlid, Hz. Peygamber (s.a.s.)’i daha yakından tanımanın ve onun gençlere verdiği değeri yeniden keşfetmenin güzel bir vesilesidir.
Bugünün gençleri bilgiye ve teknolojiye her zamankinden daha kolay ulaşabiliyor. Ancak bilgi kadar hikmete, özgüven kadar tevazuya, özgürlüğe olduğu kadar sorumluluğa ve başarı kadar güzel ahlâka ihtiyaç duyuyorlar. Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’in gençlik anlayışı bize şunu öğretmektedir: Gençleri sadece eleştirmek değil, onlara güvenmek; sadece nasihat etmek değil, güzel örnek olmak gerekir. Nitekim Resûlullah (s.a.s.), Allah’ın gölgesinden başka gölgenin bulunmadığı kıyamet gününde Allah’ın özel himayesine mazhar olacak kimselerden birinin, “Rabbine ibadet ederek yetişen genç” olduğunu bildirmiştir. (Buhârî, Ezân, 36; Müslim, Zekât, 91) Bu müjde, gençliğin Allah katındaki değerini açıkça ortaya koymaktadır. Öyleyse 24 Ağustos Mevlid Kandili’ni, Peygamberimiz (s.a.s.)’in doğumunu anmanın yanında onun güzel ahlâkını, merhametini, adaletini, gençlere olan güveni ve insanlığa rehberliğini yeniden hatırlama vesilesi kılalım.
Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı olarak gençlerimize önem verdiğimiz ve onları milli ve dini hasletlerimizle iyi bir şekilde yetiştirdiğimiz ölçüde aydınlık gelecekten bahsedebiliriz. İyi yetişmiş gençlerimize düşen ise çağın imkânlarından faydalanırken değerlerinden kopmamak; teknolojiyi kullanırken teknolojiye teslim olmamak; dünyayı tanırken kendi kimliğini ve inancını unutmamak ve Peygamber (s.a.s.)’in örnekliğini hayatına taşıyabilmektir. Çünkü gençlik bir emanettir. Bu emaneti iman, ilim, güzel ahlâk ve sorumlulukla değerlendiren bir nesil, geleceği güzelleştirecek ve yarının toplumunu da sağlam temeller üzerine inşa etmiş olacaktır.
Bu vesileyle Rebîülevvel ayımızı ve ihya ettiğimiz Mevlid Kandilimizi tebrik ediyor; Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’in rahmet, merhamet, kardeşlik ve güzel ahlâkla örülü sünnetinin hayatımıza ve özellikle gençlerimizin gönüllerine rehber olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyorum.